BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > FP’nin kapatılması

FP’nin kapatılması

Vural Savaş’ın Fazilet Partisi’nin kapatılması istemiyle açtığı davada dün sözlü sunum vardı. Savaş, AİHM’nin kendilerini bağlamayacağını söylüyor. İyi de AİHM’nin Öcalan için vereceği hükme bekleme kararı alınırken FP için bu tavır niye?



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’ın Fazilet Partisi’nin kapatılması istemiyle açtığı davada dün sözlü sunum vardı. Başsavcı Savaş 1.5 saat boyunca Anayasa Mahkemesi üyelerine Fazilet Partisi’nin neden kapatılması gerektiğini anlattı. Yargıtay Başsavcısı’na göre “açık” ve “yakın” tehlike şartları oluşmuşsa düşünce hürriyetlerinden bile vazgeçilebilir. Batı demokrasilerinde bile durum budur. Vural Bey “bölücülük” ve “irticanın” “açık” ve “yakın” tehlike olmaktan çıkıp, “yaşanan tehlike” halini aldığı ve bunun da “meşru müdafaa” hakkını verdiğini ifade ediyor. Evet Savaş’a göre Türkiye, irtica ve bölücülükle mücadelede meşru müdafaa halindedir. DELİLLER Yargıtay Başsavcısı deliller bölümünde bir dizi olayı sıralıyor. Kapatılan RP milletvekillerinin Fazilet Partisi’ne toplu katılımdan, yine Refah Partisi’nde Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesi olan pek çok ismin FP’de de aynı göreve gelmesine kadar ayrıntılara dikkat çekiyor. Ardından Merve Kavakçı olayı ve Necmettin Erbakan’ın seçimlerin ertelenmesi girişimi sürecinde TBMM Başkanvekili olan Yasin Hatipoğlu’yla yaptığı telefon görüşmesine kadar başka başka olaylar dillendiriliyor. Vural Savaş delillerin sunumundan sonra da FP’nin kapatılmasını talep ediyor. YORUM Gelelim yorumumuza. Önce bir şeyin altına çizelim. Amacımız yargı sürecindeki bir davayı etkilemek elbette olamaz. Bu konuda fevkalade dikkatli ve titiziz. Dahası, yargının nihai hükmüne de saygılıyız. Biz tanıdığımız Sayın Vural Savaş’ın kalitesine ve vatanperverliğine tanıklık ederiz, ancak Fazilet Partisi’nin hemen, derhal kapatılması görüşüne katılamıyoruz. Evet Avrupa Birliği’ne adım atmış bir ülkede parti kapatmalarının doğru olmadığını düşünüyoruz. Hele bu parti Türkiye’nin üçüncü büyük partisi ise. Türkiye artık bundan böyle bu tür bir ayıbı boynunda taşıyamaz. Yani işin özüne itirazımız vardır. Hem bugün kamuoyunda 28 Şubat sürecinde Refah’ın kapatılması misali Fazilet için böyle bir beklenti ve hava da oluşmuş değildir. Öyledir demiyoruz ama biraz zorlama bir görüntü sözkonusudur. Evet Fazilet, bazı eksik ya da hatalar yapmış olabilir, ancak bu partinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni meşru müdafaa ve hemen karşı eylem durumuna sokacak tavırlar içinde olduğuna inanamıyoruz. Hem Fazilet’i kapatırsanız yerine Refah’ın kapatılması sonrasında olduğu gibi bir başkası kurulacaktır. Zihinlere kelepçe vurulamadığına göre bu tür çözümler çıkış yolu olmuyor. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Gelelim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi boyutuna. Malum AİHM bu konuda titiz. Öyle ki yakın geçmişte Türkiye Birleşik Komünist Partisi ve Sosyalist Partisi’nin kapatılma kararı bile bu mahkemede “yanlış” bulunmuştu. Evet bu mahkemenin ölçüleri ya da standartları farklıdır ama Avrupa Birliği’ne gireceksek bu mahkemeyi görmezden gelemeyiz. Nitekim Öcalan olayında görmezden gelemeyeceğimiz net olarak devlet tarafından ortaya konmuştur. O Öcalan ki 35 bin kişinin ölümünden sorumlu olan ve aleni toprak talep eden bir bölücübaşıdır. Şimdi Öcalan için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı beklensin diye titizlik gösterilirken, parti kapatmalarına tavrı malum olan bu mahkemenin varlığının görmezden gelinmesi doğru mudur? Sayın Yargıtay Başkanımız “Bu mahkeme bizi bağlamaz” diyor. İyi ama o zaman sormak lazım, bizi bağlamayacağı bu düzeyde ifade edilen bir mahkemenin Öcalan için bugün onca sıkıntıya rağmen alınan “sonucu bekleme” kararı niye? Türkiye açık bir jakobenizm olan parti kapatma olayını artık tarihe havale etmelidir. Anayasa ile temel çatışmalar olmaz ve rejim alenen tehdit edilmediği sürece kapatma işlemleri halka havale edilmelidir.. Zaten halkın gerçekleştirmediği kapatma işlemi de şekilden ibaret kalıyor..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT