BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ol­du­ğu yer­de ­ka­la­kal­mış­tı!

Ol­du­ğu yer­de ­ka­la­kal­mış­tı!

Tan­sel onun ta­vır­la­rı­na al­dır­ma­dan de­vam et­ti:



Tan­sel onun ta­vır­la­rı­na al­dır­ma­dan de­vam et­ti: - Ha­ri­ka bir ço­cuk ol­du. Yah­ya Efen­di ve Mü­şer­ref Ha­nım da çok iyi ba­kı­yor­lar. Bi­li­yor mu­sun, şim­di fark et­tim, gi­de­rek sa­na ben­zi­yor Akif. Ama göz­le­ri­nin ren­gi­ni ve saç­la­rı­nın ren­gi­ni an­ne­sin­den al­mış. Akif he­ye­can­la kal­dır­dı ba­şı­nı: - An­ne­si­ne mi ben­zi­yor? - Yok, ren­gi­ni on­dan al­mış, hat­la­rı ta­ma­men sen. Tan­sel bir lok­ma da­ha al­dı ye­me­ğin­den ve dir­sek­le­ri­ni ma­sa­ya ko­ya­rak öne doğ­ru eğil­di: - Onu hiç me­rak et­mi­yor mu­sun Akif? Genç adam kaş­la­rı­nı çat­tı. San­ki hiç il­gi­len­mi­yor­muş gi­bi bir yu­dum su iç­ti ve bir lok­ma ye­mek al­dı ağ­zı­na. El­le­ri­ni bir­bi­ri­ne ke­net­le­ye­rek ya­vaş ya­vaş çiğ­ne­di. Göz­le­ri­ni Tan­sel’den ka­çı­rı­yor­du sü­rek­li. So­nun­da lok­ma­sı­nı yut­tuk­tan son­ra genç ka­dı­nın yü­zü­ne bak­tı: - Ha­yır Tan­sel, hiç me­rak et­mi­yo­rum. Gör­mek de is­te­mi­yo­rum. Dü­şün­ce­le­rim­de bir de­ği­şik­lik yok. Ben ha­ya­tı­mın en kıy­met­li var­lı­ğı­nı, en sev­di­ğim in­sa­nı onun yü­zün­den kay­bet­tim. Bu­nu bey­nim­den si­lip ata­bil­mem müm­kün de­ğil! Tan­sel deh­şet için­dey­di. Ça­ta­lı­nı sert bir ta­vır­la ma­sa­ya bı­rak­tı: - Sa­na ina­na­mı­yo­rum Akif. Sen ki kıy­met­li bir bi­lim ada­mı­sın. Bi­lim ada­mı de­di­ğin ras­yo­nel dü­şü­nür. Man­tı­ğıy­la ha­re­ket eder. Şu sağ­lık­sız dü­şün­ce­le­ri­nin yan­lış­lı­ğı­nın be­nim ka­dar sen de far­kın­da­sın emi­nim. Ama bu inat ne­den? Akif ar­ka­sı­na yas­lan­dı. Umar­sız ve sa­kin gö­rü­nü­yor­du: - Ne ya­ni, ne yap­ma­mı is­ti­yor­su­nuz? Her şe­yi bir ke­na­ra bı­ra­kıp dö­nüp ya­nı­ma mı ala­yım onu? Bu im­kân­sız. Be­ni hiç bil­me­ye­cek, hiç ta­nı­ma­ya­cak. İs­te­mi­yo­rum. Onu ha­ya­tım­da is­te­mi­yo­rum ben. Ter­cih hak­kı be­nim zan­ne­der­sem. Tan­sel dü­şün­ce­li bir şe­kil­de ce­vap ver­di: - Hak­lı­sın, kim­se kim­se­yi yön­len­di­re­mez, ama se­ni an­la­mı­yo­rum. Akif ye­me­ği­ni bi­tir­miş­ti. Gü­lüm­se­di: - Ben üze­ri­me dü­şen gö­re­vi ya­pı­yo­rum. Mad­di des­te­ği­mi ek­sik et­mi­yo­rum. Ama da­ha faz­la­sı­nı ya­pa­ma­ya­ca­ğım. İçim­den gel­mi­yor. Ben­ce bu ko­nu­yu uzat­ma­mak en iyi­si. Se­ni gör­dü­ğü­me se­vin­dim. Şim­di kalk­mam la­zım. Öğ­le­den son­ra bir ame­li­ya­tım var. Ona ha­zır­lan­mam la­zım. Hoş­ça kal... Tan­sel’in hiç­bir şey söy­le­me­si­ne fır­sat bı­rak­ma­dan tep­si­si­ni ala­rak kalk­tı ma­sa­dan ve ar­ka­sı­na bak­ma­dan uzak­laş­tı. Tan­sel ol­du­ğu yer­de ka­la­kal­mış­tı. Du­dak­la­rı­nı ısır­dı, bir tür­lü ka­bul ede­mi­yor­du o kü­çük ço­cu­ğa ya­pı­lan bu hak­sız­lı­ğı. Ken­di ken­di­ne mı­rıl­dan­dı: “Bir gün sen de ha­ta­nı an­la­ya­cak­sın ama çok geç ola­cak Akif!..” DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT