BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çak bakalım Bill

Çak bakalım Bill

İnsan denemeden, “başaramadım” diyemez ki... Onun için dünyadaki en büyük cesaret denemektir.



İnsan denemeden, “başaramadım” diyemez ki... Onun için dünyadaki en büyük cesaret denemektir. Öyle yaptım, denedim, boyumun ölçüsünü aldım. Amerika bu!.. Parayı bastırırsan ister Başkan ile resim çektirirsin, istersen Monika ile film çevirebilirsin. Dünya dönüyor... Dönüyor... Onun ötesinde meşinden yapılmış, içi hava ile dondurulmuş, adına top dediğimiz bir cisim de dönüyor. Döndükçe baş döndürüyor. - Bugün hiç kimse “Futboldan bana ne” diyemez. Buna Amerika Başkanı Bill Clinton da dahil. - Başarı, cesaret, deneme, zeka, ümit, beklenti, hayâl sonucunda şan, şeref. Topun peşine takılmış gidiyoruz. Günlerden bir gün, bir yönetici “Fenerbahçe’nin kazanması bana her şeyden daha büyük zevk ve mutluluk veriyor” demişti. - İnsan doğasının üzerinde böyle bir etkiye sahip bir olaya “Amerika nasıl bakıyor?” diye meraklandım. Bu olaya Bill de umursamaz kalamazdı. Başkan ile karşılaştığımızda; Bill’in ilk sorusu şu oldu: “Ne olacak bu Fener’in hali?” Anlaşılan o ki, bu durum Bill’i de çok etkilemiş. Doğru! Ne olacak bu Fener’in hali? O zaman daha Zeman gitmemişti. “Kendinizden birine görev verseniz daha iyi olur” dediğinin ertesi günü Zeman gitti. Zamanlı, zamansız ama başkanın yorumu böyleydi. “Beşiktaş maçını kazanırsınız” dedi. O da tuttu. Sahi bundan sonra neden Bill’e danışmayalım? Hatta başkanlık dönemi sona erince Ali Şen gibi onu da spor yazarı yapabiliriz diye düşündüm. Sordum; “Neden olmasın?” dedi. Ben de; “Bizde okuma yazma bilmeyenler bile spor yazarı oluyor” dedim, güldü. Dehaya bakın Amerika’dan dünyayı izlediğini biliyordum da Türkiye’yi böylesine mercek altına aldığını bilmiyordum.  Şu Amerikalılar bir matrak oluyorlar. İşleri güçleri yokmuş gibi bizim futbola takmışlar, Fatih’i, Hakan’ı, Emre’yi, Zeman’ı, Rüştü’yü, Denizli’yi bizden iyi biliyorlar. Size şaka gelecek ama Amerika’da futbolumuz Türkiye’den fazla ilgi görüyor. Sohbet böylesine koyulaşıp giderken, arkadaşım Bill söz verdi: - Ne zaman istersen beni arayabilirsin, danışabilirsin, demeç verebilirim. El sıkışarak ayrılırken: - Unutma Türkiye seni çok sevdi. Burnunu sıktığın depremzede bebek bile seni sordu. Selçuk Meryem Ana’daki rahipler ve rahibeler dualarını senden esirgemediler. Türk halkının duaları da seninle birlikte. Hele Amerika’da beni Beyaz Saray’a davet etmen sempatini bir kat daha arttırdı. Sahi Bill başkanlık dönemin sona erince Türkiye’ye gel spor yazarı ol. Sana iş vermeyecek basın kuruluşu düşünemiyorum. Okey mi?.. Çak bakalım Bill...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT