BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ben seni ararsın sanırdım Halime

Ben seni ararsın sanırdım Halime

Yetmiş dört yaşındaki emekli öğretmen Hangül Nine, hayattaki iki yeğeninden biri olan Halime’yi Erzurum’dan İstanbul’a gelin gönderirken, göz pınarlarında hâlâ bir miktar kalmış olan yaşlarını cömertçe döküyordu: - Artık bir daha görüşmemiz ahirete kaldı yavrum, diyerek...



Yetmiş dört yaşındaki emekli öğretmen Hangül Nine, hayattaki iki yeğeninden biri olan Halime’yi Erzurum’dan İstanbul’a gelin gönderirken, göz pınarlarında hâlâ bir miktar kalmış olan yaşlarını cömertçe döküyordu: - Artık bir daha görüşmemiz ahirete kaldı yavrum, diyerek... Halime: - Olur mu teyzeciğim, ben gelirim, ararım... Yapma, ağlama... diye teselli etmeye çalışıyordu teyzesini, kendisi de ağlayarak. *** Gerçekten de Halime, yabancısı olduğu İstanbul’da kısa sürede bir iki konu komşu, bir iki dost edinse de, hemen her sabah mutlaka teyzesi Hangül Nineyi arar, ondan sonra başlardı ev işlerine... Ufak tefek hastalıklar, hamilelik sancıları, doğum gibi insani mazeretler sebebiyle arada telefonları aksattığı olurdu ama bu bir iki günü geçmezdi. *** Bebeği ile birlikte iki yıl sonra tatil için Erzurum’a dönüp teyzesini yatakta bulduğunda çok üzüldü Halime... Her seferinde telefonla konuşmak için zorlanarak ayağa kalktığını görünce, hemen bir elektrikçi getirterek, telefonu yatağının ucuna çektirdi. Hangül Nine, uzun uzun öpüp kokladığı yeğenine alelacele diğer yeğenini çekiştirdi: - Her gün penceremin önünden geçiyor ama dönüp bakmıyor! Senden başka arayıp soranım yok kızım. Allah tuttuğunu altın etsin! *** Halime’nin İstanbul’a dönüşünden üç ay sonra birden telefonları kesildi. Hangül Nine, kendisine baktığı için emekli maaşının yarısını verdiği Gönül’ü sıkıştırıyor, Halime’yi aramasını söylüyordu. Gönül de her defasında aynı cümleyi tekrarlıyordu: - Dedim ya eze, herhal ki evlerini degişmışlar. Ariram ariram çığan yoğ. *** Gael Grene der ki, “Büyük Katerina birlikte olduktan sonra sevgililerini öldürürdü. Çünkü ertesi gün sevgilisinin ona telefon etmemesinin yaşatacağı boşluğa dayanamazdı.” Hangül Nine, derinden hissettiği bu “boşluk” için yanıp tutuşuyor: - Yağmur gibi yağar başıma taşlar/İlla dostun gülü yaralar beni... deyip duruyordu. Gönül: - Yapma eze, embele deme, dedikçe o, hayatında en güvendiği insanın da sırtını döndüğünü, oysa teyzenin anne yarısı olduğunu, ahir ömründe bu vefasızlığın kendisini yıktığını söylüyordu. *** Halime nasıl arasın ki, teyzesine hiç bahsetmediği altı ay önceki ameliyatın sonrasında, bir cuma günü koltukta otururken ve tam da sala okunurken kalp damarlarının tıkanması sonucu -tıpkı annesi gibi- genç yaşında vefat etmiş, İstanbul’da toprağa verilmişti. Teyzesine söylemiyorlardı, söylemeyeceklerdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT