BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Mayınlı konu

Mayınlı konu

Mayınların temizlenmesi işi o kadar “mayınlı” bir mesele hüviyeti aldı ki, Rumeli intibalarıma bir hafta ara vermek ihtiyacı hissettim...



Mayınların temizlenmesi işi o kadar “mayınlı” bir mesele hüviyeti aldı ki, Rumeli intibalarıma bir hafta ara vermek ihtiyacı hissettim... Mayınları biz koyduk ama biz kaldıramıyoruz. Bu teknolojiye sahip olmadığımız söyleniyor. Bir kere bu, şaşkınlık verici bir haber oldu. Türk ordusunun bu işin altından kalkamayacağını düşünmek incitici. Savunma Sanayi Müsteşarlığı 29 Ocak 2009 tarihli bir ilân yayımlamış. Kurumun internet sitesinde görebilirsiniz. Şöyle başlıyor: “Muharebe bölgesindeki mayınlı sahaları birliklerin geçişi için süratli bir şekilde emniyetli hale getirmek amacıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ihtiyaç duyulan 50 adet Mayın Temizleme Sistemi tedarik edilmesi planlanmakta olup, bu çerçevede, proje faaliyetlerine katılmak isteyen firmalardan idarî, malî ve teknik bilgi alınması amacıyla bir Bilgi İstek Dokümanı (BİD) yayımlanmaktadır. İşbu BİD’i, Mayın Temizleme Sistemlerinin entegrasyonunu/satışını gerçekleştiren firmalar veya uzmanlık sahası Mayın Temizleme Sistemleri olan firmalar alabilecektir.” Ordu aslında harekete geçmiş. Şimdi söz konusu arazi çok geniş olduğuna göre 50 adet değil de 500 adet satın alınır. Acaba bu duyuruya cevap veren firma olmadı mı? İsrail malı mayın temizleme aletlerini de gördüm. Tank ile biçerdöver karışımı cüsseli vasıtalar. Biz bu aletleri mi yapamıyoruz?! Eğer ille de yabancı bir firma yapacaksa NATO’nun ilgili birimine gidilmelidir. Üyesi olduğumuz bir askerî organizasyonun bu işi üstlenmesine kimsenin bir diyeceği olamaz. Yalnız temizlik işinin yabancı bir şirkete verilmesinden çok daha can sıkıcı olan işin “bedeli”dir. Hadi yabancı bir şirkete verdik, ki bu şirketin İsrailli olması ihtimali büyük. Neden topraklarımızı 40 küsur yıllığına kiralama karşılığında? Temizlik işinin bedeli “para” olarak ödenmez mi? Biz dışarıya nelere para ödüyoruz?! Toprak “ücret” olur mu? Hem de sınır toprağı! Hem de tansiyonu bu kadar yüksek bir coğrafya! Hem de İsrail gibi bölgedeki sicili kirli olan bir devlet. Gerçi başka bir devlet olsa da “toprak” kiralanamaz. Böyle bir şey nasıl düşünülebilir?! Artık o topraktan hayır bekleyebilir miyiz? Tarım mı yaparlar, başka şey mi yaparlar? Ülkenin geleceğini mayınlamak değil mi bu? Temizlenen mayınların yerine yeni mayın yerleştirmek? Akıl alacak iş değil! Orada topraksız köylüler bekleşirken, ziraat mühendislerimiz işsiz beklerken, tarım ülkesi olduğumuzu söyleyip dururken...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT