BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Şehîd işte budur! Ben buna şâhidim”

“Şehîd işte budur! Ben buna şâhidim”

Resûlullah Efendimiz sordu: “Müşriklerin elinde esir olan Iyaş bin Rebîa ile Selleme bin Hişam’ı kim kurtarır?” Velîd bin Velîd “Ben kurtarırım” dedi...



Dün bir nebze bahsettiğimiz gibi, müşriklerin elinde esir olan Velîd bin Velîd (radıyallahü anh) Resûlullah Efendimizin duâsı bereketiyle bir fırsatını bulup, Mekke’de bağlı bulunduğu hapishaneden kaçıp Medine’ye geldi. Doğruca Peygamber efendimizin huzuruna vardı... “ONLARI KİM KURTARIR?” Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz onu bağırlarına bastıktan sonra, hapis arkadaşları Iyaş bin Rebîa ile Selleme bin Hişam’ın halini sordu. İki arkadaşının şiddetli azâb ve işkenceler altında kıvrandıklarını söyledi... Resûlullah Efendimiz onların hâline çok üzülüp, kurtarılma çarelerini aradı. Kimin kurtarabileceğini sorunca, senelerce işkence altında kalmasına rağmen, Velîd bin Velîd hazretleri, büyük bir cesâret ve aşkla, “Yâ Resûlallah! Onları ben kurtarıp, size getiririm” dedi. Tekrar Mekke’ye geldi. Mazlûmlar, tavansız bir binada hapisti. Geceleyin, ölümü de göze alarak büyük bir cesâretle duvardan sıyrılıp, onların yanına vardı. İmân etmekten gayri bir suçları olmayan iki mazlûm, müşriklerce bir taşa bağlanıp; Arabistan’ın çöl havasındaki yakıcı sıcaklığında her türlü zulme uğratılıyordu... Arkadaşlarını kurtarıp, devesine bindirdi. Kendisi de yayan, yalın ayak Medine-i Münevvere’ye çok sevdiği Resûlullah’ın yanına bir an önce varmak için yola çıktı. O’nu çölün kavurucu sıcağı yakmıyor da, Resûlullah Efendimize kavuşmak aşkı yakıyordu... BÜYÜK MÜJDEYE KAVUŞTU... Medine’ye aç, susuz, yalın ayak üç günde geldi. Parmakları taşların tahribatından parça parça olmuştu. Velîd bin Velîd hazretleri, kan revan içinde maşuku Resûlullah Efendimizi görünce, aşkından kendinden geçti. Rûhunu oracıkta Hakka teslim etti. Resûlullah Efendimiz bu hâli görünce Eshâb-ı kirâma karşı: “Şehîd işte budur. Ben buna şâhidim” buyurdu. Bu müjdenin ardından annesi Lübâbe’yi (radıyallahü anha) teselli ederken de Resûlullah Efendimiz şu âyet-i kerîmeyi okudu; “Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir. Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.” Müslüman olmasıyla müşriklerin dayanılmaz zulümlerine uğrayan Velîd bin Velîd hazretleri, senelerce sıkıntılara katlanarak Resûlullah Efendimizi görmesiyle de rûhunu teslim ederek kavuştuğu ni’met, müjde, çok büyüktür...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT