BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > HSYK yapısı sistemi kilitliyor

HSYK yapısı sistemi kilitliyor

“HSYK, Yargıtay ve Danıştay’ın kontrolünde. Krizi getiren bu tekel kalkmalı, kurulda halk da temsil edilmeli”



> Haber Merkezi ANKARA Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda (HSYK) neredeyse bir aydır süren yaz kararnamesi krizi önümüzdeki haftaya taşınırken hukukçulara göre, krizin asıl sebebi kurulun yapısından kaynaklanıyor. Hukukçular, kurulun yapısının değiştirilerek 1961 Anayasasındaki sisteme dönülmesi durumunda krizlerin önümüzdeki sürece taşınmayacağı görüşünü dile getiriyor. Marmara Ünv. Hukuk Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop, HSYK’nın bugün itibarıyla Yargıtay ve Danıştay’ın kontrolünde olduğunu belirterek, “Halbuki Yargıtay ve Danıştay bu kadar ağır konuma sahip olmamalı. Türkiye’de yargının ağır yükünü yerel mahkemeler taşıyor. O sebeple yüksek yargının HSYK üzerindeki bu tekelini değiştirmek gerekli. Bunun için birinci hedef yerel mahkemelerdeki hakim ve savcıların HSYK’da temsil edilmesini sağlamak olmalı” dedi. MECLİS DE SEÇMELİ Şentop, bu temsil şeklinin 1961 Anayasasında da bulunduğunu hatırlatarak, “Yerel mahkemelerin vereceği üye sayısı Yargıtay ve Danıştay’dan gelecek üye sayısından fazla olmalıdır. Yerel mahkemelerin temsili daha ağırlıklı olmalı” diye konuştu. Dünyanın hiçbir yerinde yasama organının üye belirlemediği bir HSYK yapısının olmadığına dikkat çeken Şentop, şöyle devam etti: “Bütün ülkelerde yasama organlarının seçtiği temsilciler vardır. TBMM de HSYK’ya hakim ve savcılar arasından üye seçimi yapmalı. Çünkü yargı millet adına karar veriyor ama şu anda HSYK’nın milletinin temsilcileri ile bir alakası yok. Ayrıca HSYK’da, adlî yargı, idarî yargı ve savcılar için ayrı bir daire oluşturulmalı. Bu daireler atamaları kendileri yapmalı, Ayrıca itirazlar için dairelerin temsilcilerinden oluşan bir üst kurul oluşturulmalı. Daha da önemlisi HSYK kararlarına mutlaka yargı yolu açılmalı” dedi. Neydi, ne oldu?.. 1961 Anayasasında bugünkü HSYK yerine kurulan “Yüksek Hâkimler Kurulu”nun yapısı şöyle tarif ediliyor; Madde 143: “Yüksek Hâkimler Kurulu, onsekiz asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. Bu üyelerden altısı Yargıtay genel kurulunca, altısı birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerce ve kendi aralarından gizli oyla seçilir. Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu, yüksek mahkemelerde hâkimlik etmiş veya bunlara üye olma şartlarını kazanmış kimseler arasından gizli oyla ve üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile üçer üye seçerler.” Bu yapı 1971’de değişikliğe uğrayarak, “Yüksek Hâkimler Kurulu, onbir asıl ve üç yedek üyeden kurulur. Üyeler, Yargıtay Genel Kurulunca, kendi üyeleri arasından ve üye tamsayısının saIt çoğunluğu ile gizli oyla seçilir“ şekline dönüşüyor. Mevcut durumda ise, HSYK’nın yapısı Yargıtay’dan 3, Danıştay’dan 2 üye ve 1 bakan ile 1 müsteşardan oluşuyor. Anayasa uzmanı Prof. Ergun Özbudun’un hazırladığı Anayasa değişikliği taslağında ise 1961 Anayasasına benzer bir kurul yapısı planlanıyor. Taslağa göre, HSYK onyedi asıl ve dört yedek üyeden oluşacak. Adalet Bakanlığı Müsteşarı da Kurulun tabiî üyesi olacak. TBMM, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılar arasından üye tam sayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile beş asıl ve bir yedek üye seçecek. Üç asıl ve bir yedek üye Yargıtay Genel Kurulunca, iki asıl ve bir yedek üye Danıştay Genel Kurulunca; dört asıl ve bir yedek üye birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve savcılarınca, iki asıl üye birinci sınıfa ayrılmış idarî yargı hâkim ve savcılarınca kendi aralarından gizli oyla seçilecek.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91758
    % 0.14
  • 4.7782
    % -1.18
  • 5.5547
    % -1.86
  • 6.2552
    % -2.48
  • 187.925
    % -2.83
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT