BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “İşlerin en hayırlısı...”

“İşlerin en hayırlısı...”

Öfkesine hakim olamayan, onu faydalı yerde kullanamayan kimse, öfkelendiği kimseye kin tutmak, hased etmek, kötülük düşünmek, öfkelendiği kişinin kötü taraflarını yaymak, onun sevilmesine üzülmek, onun sırrını ifşa etmeye azmetmek, onun örtüsünü, maskesini yırtmak, kendisiyle alay etmek ve bunlardan başka daha nice çirkinlikleri yapar.



Öfkesine hakim olamayan, onu faydalı yerde kullanamayan kimse, öfkelendiği kimseye kin tutmak, hased etmek, kötülük düşünmek, öfkelendiği kişinin kötü taraflarını yaymak, onun sevilmesine üzülmek, onun sırrını ifşa etmeye azmetmek, onun örtüsünü, maskesini yırtmak, kendisiyle alay etmek ve bunlardan başka daha nice çirkinlikleri yapar. Bunlar, ifrat derecesindeki öfkenin ürünleridir. Zayıf öfkeye sahip olan, hanımını kıskanmaz, tiksinilmesi gereken şeyden az tiksinir. Mahremlerine, eşine ve yakınlarına yapılan taarruzdan ve zelil kimselerden gelen zillet, nefsi küçültmek ve düşürmekten rahatsız olmayıp bu hareketleri kabullenir. Bu da kötüdür. Çünkü mahremine karşı kıskançlık duymamak kendisine tevdi edilen emanete hıyanet manasına gelir. Gayret etmek, kıskanmak neseblerin korunması için yaratılmıştır ve halk gayret hususunda gevşeklik gösterirse, zina yaygınlaşır nesebler karışır. İşte bu hikmete binaen şöyle denilmiştir: “Hangi kavmin erkeklerinde kıskançlık varsa o kavmin nesebi sağlam olur.” Münker olan, kötü olan işleri gördüğü halde susmak ve korkmak, öfkenin azlığındandır. Nitekim Hazreti Peygamber, şöyle buyurmuştur: “Benim ümmetimin hayırlıları dinde hiddetli ve sert olanlarıdır.” Öfkenin tamamen kaybedilmesi, nefsi terbiye etmekten aciz olmaya yol açar; zira nefsi terbiye etmek ancak öfkeyi şehvete musallat kılmak suretiyle mümkün olur ki nefsi, hasis şehvetlere meylettiği zaman nefsine öfkelensin! Bu bakımdan öfkeyi tamamen kaybetmek kötüdür. Ancak övülen öfke o öfkedir ki aklın ve dinin işaretini bekler. Gayretin gerektiği yerde kabarır, hilmin güzel olduğu yerde söner. Öfkeyi normal sınırda tutmak ve korumak, Allahü teâlânın kullarını mükellef kıldığı istikametin ta kendisidir. Bunun için Resulullah efendimiz, “İşlerin en hayırlısı orta olanlarıdır!”, “Aşırı giden helak olur” buyurmuştur. Bütün işlerde orta yolda bulunmak, çok takdir edilmiş, beğenilmiş bir yoldur. Kur’an-ı kerimde orta yolda bulunmamız emrediliyor. Allahü teâlâ, salihleri, cömertleri överken, “Onlar sarf ettikleri zaman ne israf ederler, ne de cimrilik. İkisi arasında orta bir yol tutarlar” buyuruyor. (25/67] > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT