BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siz kimsiniz

Siz kimsiniz

Halka açık şirketlerin genel kurulları olur. Bir şirketin yüzde 49’u halka açık ise, oylama şöyle olur: Divan başkanı bir konuyu hissedarların oyuna sunar:



Halka açık şirketlerin genel kurulları olur. Bir şirketin yüzde 49’u halka açık ise, oylama şöyle olur: Divan başkanı bir konuyu hissedarların oyuna sunar: Kabul edenler dediği zaman yüzlerce el kalkar. Etmeyenler dediği zaman bir tek el kalkar. Sonuç da şöyle açıklanır: “Kabul edilmemiştir...” Neden? O bir el, çoğunluk hissesini temsil etmektedir. Onun hayır demesi yüzde 51’in hayır demesi anlamına gelmektedir. Hisselerinin çoğunluğu halka açık şirketlerde altın hisse uygulaması yoksa yarıdan bir fazlanın dediği olur. Burada esas olan hissedarların bir konuda anlaşması ve mutabık kalmasıdır. Hukuk biriminin veya yöneticilerin hissedarlara benimle uzlaşmak zorundasınız, benim dediğimi dikkate almak zorundasınız.. Yahut bu değişikliğe razı değiliz, böyle istemiyoruz demelerinin bir anlamı olmaz. Sadece görüş bildirirler..O da soran olursa. Aksi halde işine gelmeyen işini bırakır. Şirket benzetmesi vatan millet örneğine dönüştürülünce hissedarların karşılığı parlamento oluyor. Uzlaşacaksa parlamento uzlaşacak. Yüksek yargı yahut HSYK sadece görüş bildirir, kenara çekilir. Israr etmek, tavır koymak, direnmek gasba girer. İşe bu tarafından bakan yok. Anayasal kurumların direnmesinin makul bir açıklamasını yapabilen de yok. Herkes kem küm ediyor.. Anayasa tabii ki değiştirilebilir ama.. deniyor. Amadan sonrası karın gurultusu.. Çıkıp mertçe bu ülkenin ancak yüzde 49’u halka açık, hesaplarınızı buna göre yapın deseler daha tutarlı olurlar. Akademisyenlerin de sesi cılız çıkıyor. Bu konuyu net ve mert olarak bir tek Prof. Dr. Serap Yazıcı dile getirdi. Uzlaşma kurumlar arasında olmaz, dedi. Bu kurumların da meşruiyetini parlamento kanalıyla halktan alması lazım, dedi. Herkesin, her kurumun, kurulun hesap vereceği bir merci lazım, dedi. Diğerlerinden ses yok. Ağlamaklı bir sesle yargıyı kuşatmak istiyorlar, diyorlar. Mülk sahibi mülkü üzerinde tasarruf hakkını kullanmak istiyor, demekten hiç farkı yok. Ama sloganlar afilli olunca işin aslı gözden kaçıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT