BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Meçhul yarınlar

Meçhul yarınlar

Dört bir yanımızın ‘düşman’ olmadığını ısrarla vurgulayanlara Yılmaz Öztuna‘nın eserlerini okumasını öneriyoruz... Tarihçi Gözüyle adlı son kitabında Sultan II. Abdülhamid Han için şunları yazıyor; “Batı, Sultan Abdülhamid’e kızgındır, kırgındır, hınçlıdır. Yahudi, Yunanlı, Ermeni, İngiliz, Rus ve Fransız onu sevmez...”



Dört bir yanımızın ‘düşman’ olmadığını ısrarla vurgulayanlara Yılmaz Öztuna‘nın eserlerini okumasını öneriyoruz... Tarihçi Gözüyle adlı son kitabında Sultan II. Abdülhamid Han için şunları yazıyor; “Batı, Sultan Abdülhamid’e kızgındır, kırgındır, hınçlıdır. Yahudi, Yunanlı, Ermeni, İngiliz, Rus ve Fransız onu sevmez...” Öztuna, Sultan Abdülhamid Han’ın 33 yıl, emperyalizmin, en azgın döneminde yolunu kestiğini ve kendisini üstün zekâlı sayan Avrupalıyı atlattığını ve hem de ataları gibi asker gücüyle değil, diplomatik deha ile başardığını belirtiyor... * Osmanlı Devleti ile kimlerin ne alıp veremediğini ise tek satırda özetleyen Yılmaz Öztuna şunları yazıyor; Yahudi, İsrail’in kurulmasını yarım yüzyıl geciktirdiği için O’na diş bilemektedir... Yunanlı, 1897’de Atina kapılarına indiği için nefret ediyor, Megali İdea’yı geciktirmiştir... Ermeni, Doğu Anadolu’da Hamidiye Gönüllü Süvari Alaylarını kurup Ermenistan projesini ebediyen tarihe gömdüğü için... İngiliz, onun hilafet politikası ile ter döktüğü için... Hindistan denen muhteşem kıt’ada her hafta cuma hutbesi Sultan Abdülhamid adına okunduğu için... Çinli, Döngenler’in (Çinli Müslümanların) soykırımına karşı çıktığı için... Rus, Balkan İttifakını önlediği için... Fransa, eyaletimiz Tunus’u 1881’de hayâsızca işgal etmesini asla tanımadığı için... (ancak Lozan’da tanıdık) * Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında iç etkenlerin dış etkenler kadar ağırlıklı olduğunu belirten Yılmaz Öztuna; “1876 darbesiyle asker darbeciliğe ve politikaya bulaştı, İkinci Mahmud sistemi yıkıldı. Sultan Abdülhamid Han ise ancak 33 yıl geciktirebildi” diyor... Bütün bunları göz ardı ederek ‘etrafımızda düşman yok’ demek açık bir havada gökyüzüne bakıp bulut yok demekten bir farkı yok... Hadi bugün bulut yok... Ya yarın? O kara bulutlar hiç geri gelmeyecek mi? Garantisi var mı? Mesele sürekli düşman hatırlamaktan söz etmiyoruz ama unutmamaktan bahsediyoruz...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT