BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni dönemde MİT’ten beklenti büyük

Yeni dönemde MİT’ten beklenti büyük

Emre Taner’in ardından Dr. Hakan Fidan, MİT Müsteşarlığı’na atandı. Fidan yönetimindeki MİT’ten beklenti ise oldukça yüksek.



Emre Taner’in ardından Dr. Hakan Fidan, MİT Müsteşarlığı’na atandı. Fidan yönetimindeki MİT’ten beklenti ise oldukça yüksek. “Komşularla sıfır sorun, azami iş birliği” politikası ile uluslararası aktör hâline gelen Türkiye, hem bölge hem de dünya dengelerini etkiliyor. Örneğin İran ile sağlanan nükleer takas anlaşması ABD-İsrail ikilisinin ezberini bozarken, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan arasında kurulan “Türkiye köprüsü“ bölgesel barışa hizmet ediyor. Türkiye’nin güçlenmesi, yeni dünya düzenini anlamakta zorlanan İsrail’i bölgede yalnızlaştırıp hırçınlaştırıyor. Bölge üzerine oyun kurmak isteyen uluslararası aktörleri de rahatsız ediyor. İşte yeni dönemde MİT’in görevi de bu noktada öne çıkıyor. Türkiye’nin politik ve ekonomik istikrarını bozmak isteyen çevrelere karşı teyakkuzda olmak... Dağlıca ve Reşadiye’deki hain saldırılardan sonra seslendirilen, İskenderun’dan sonra yoğun olarak tartışılan “arkasında İsrail mi var?” sorusu önemlidir. İddiaların aydınlatılması konusunda ise en büyük çaba, MİT’e düşüyor. Erdoğan’dan İsrail’e nükleer darbe! İran’ın nükleer programını hedef gösteren ABD ve İsrail, kendi kazdıkları kuyuya düştüler. Açılışına Başbakan Erdoğan’ın da katıldığı “Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasını Gözden Geçirme Konferansı“nın sonunda 189 ülkenin imzaladığı bir deklarasyon yayımlandı. İsrail’den, “elindeki nükleer tesislerini uluslararası denetime açması” istendi. Oysa 3-29 Mayıs tarihleri arasındaki toplantının öncelikli hedefi İran’dı. Toplantı öncesinde İran’ı köşeye sıkıştırmayı hedefleyen ABD ise bir anda hedef tahtasına oturtulan İsrail’i savunamadı ve deklarasyonu imzaladı. Böylece İsrail’in de nükleer kapasitesinin araştırılmasını isteyen Başbakan Erdoğan da amacına ulaşmış oldu. Gazzeliler kazandı 31 Mayıs 2010 tarihi, insanlık ve Orta Doğu tarihine kara bir gün olarak kazındı. Firavun, Nabukadnezar, Çarlık Rusyası ve Hitler tarafından soykırıma tabi tutulan İsrail, tarihine ihanet ederek, yardım gönüllülerini katletti. Bölgedeki “tek gerçek dostu” Türkiye’ye, 2008 yılı aralık ayından sonra ikinci kez ihanet etti. Evet, ABD belki İsrail’i koruyor. Ama İsrail’in bölge ülkeleri ile sorunlarının çözümü için Türkiye çabalıyordu. Kazanan ise Gazze halkı oldu. Dünyanın ilgisi Gazze’ye yöneldi. Mısır bile 1979’daki Camp David Anlaşmasından bu yana ilk kez İsrail’i terk etti. İnsani Yardım Şehitlerinin ruhu şâd olsun! Filistin’e destek verirken dozer ile ezilen Rachel Corrie gibi İsrail’in kâbusu olmaya devam edecekler!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT