BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kalbinin sesini duymak zordur

Kalbinin sesini duymak zordur

Bizim Anadolulu konfeksiyoncu girişimcimizin şirketi büyümüş, eleman sayısı iki yüzlere varmış, bizim teknolojiye meraklı ‘patron’ dünyanın neresinde bir makine fuarı varsa orayı ziyaret etmiş, şirketini çalıştığı konfeksiyon dalında çorabından elbisesine kadar üreten entegre bir tesis hâline getirmiş. Öyle ki böyle bir tesisin Türkiye’de hatta Avrupa’da örneği yok. Her çeşit kumaşı kendi örüyor, kesiyor biçiyor, modelliyor. Sadece boya işini dışarıya yaptırıyor.



Bizim Anadolulu konfeksiyoncu girişimcimizin şirketi büyümüş, eleman sayısı iki yüzlere varmış, bizim teknolojiye meraklı ‘patron’ dünyanın neresinde bir makine fuarı varsa orayı ziyaret etmiş, şirketini çalıştığı konfeksiyon dalında çorabından elbisesine kadar üreten entegre bir tesis hâline getirmiş. Öyle ki böyle bir tesisin Türkiye’de hatta Avrupa’da örneği yok. Her çeşit kumaşı kendi örüyor, kesiyor biçiyor, modelliyor. Sadece boya işini dışarıya yaptırıyor. Görmeden önce herkes gibi bu şirketi pek ciddiye almamıştım. Ama gördükten sonra girişimciliğin gerçekten tahsille ilgili bir şey olmadığını yakînen anladım, hatta buna yürekten inandım. Bu muhteşem müesseseyi bugünlere getiren ‘Patron’un yönetim tarzını kestirmek için yaptığımız uzun sohbetlerden sonra şunları tespit ettim: Bizim ilkokul mezunu girişimcimiz, kalbinin sesini dinleyerek ve evinden, ana babasından, ilkokul öğretmeninden, köyünün bilgelerinden, özetle Anadolu’dan aldığı bütün temel değerleri harmanlayarak son yıllarda bütün dünyada benimsenmeye başlanan ve bizim takımın da ‘Kalbe Endeksli Yönetim’ diye sloganlaştırdığımız; insanı odak noktasına alan modern yönetim tarzını yakalamış. Ancak bütün ‘Patron’ların müşterek problemi olan kalbinin sesinden ziyade beyninin mesajlarına daha fazla önem veren davranış tarzını benimsediği için, çalışma arkadaşlarıyla serte yakın bir yönetim tarzını sürdüregelmiş. Ancak bir yerden sonra bu ‘kafa’ ile şirketini daha verimli ve kârlı hâle getiremeyeceğini anlamış. Gönlündeki bu büyük değişimi arkadaşlarına anlatmakta çektiği zorlukları aşmak için bir desteğe ihtiyaç hissettiği bir dönemde karşılaştık kendisiyle. Bütün hızlı büyüyen şirketlerin yaşadığı bu problemi, yani yenilenen şirket vizyonunu gerçekleştirmek için gereken ‘değişim’i az sancı ve ağrı ile becerebilmenin yolunu gündeme getirdiğinde, dilimizin döndüğü kadar neler yapılması gerektiğini anlattık kendisine. Sabır ve dikkatle dinledi, sonra da ‘Bu konuda yapılacak bütün faaliyetlere bizzat katılmaya ve desteklemeye söz verdikten’ sonra dizinin finaline geldik... Bizi izlemeye devam ediniz...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT