BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İslâmiyyeti bilen, zararlardan kurtulur”

“İslâmiyyeti bilen, zararlardan kurtulur”

Neyin faydalı neyin zararlı olduğunu ayıran İslâmiyettir. İnsanlar faydalı sanır, zararlı olabilir. Zararlı sanır faydalı olabilir. Allahü teâlâ bildirmeseydi, insanlar bilemezdi...



İbâdet, Allahü teâlânın varlığını, gönderdiği Peygamberini, âhiretteki nimetleri ve azâbları tasdîk etmekle, inanmakla başlar. Bunlara inanmakla ve ibâdetleri yapmakla, üç şey hâsıl olur: Birincisi, insan, şehvetine uymaktan kurtulur. Kalb, rûh temizlenir. İkincisi, insanda, his organları ile hâsıl olan bilgilerle ilgisi olmayan başka bilgiler, zevkler hâsıl olur. Üçüncüsü, iyilere nimetler, kötülük yapanlara azâb yapılacağı düşünülünce, insanlar arasında adâlet hâsıl olur. SÂLİH KİMSELERLE GÖRÜŞMELİ Dînini iyi bilen, seven, kadın, erkek her Müslüman, bütün hareketlerinde İslâmiyyete uyarak, hem kendilerine, hem de âile, akrabâ ve bütün mahlûklara hayırlı ve faydalı olur. Bunun için dînini iyi bilen ve her hareketi, bilgisine uygun olan sâlih kimselerle görüşmeli, günâh işleyen, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymayıp, yalnız söz ile Müslümânları okşayan, avutan yalancılardan, câhillerden uzak olmalıdır. İslâmiyyeti, dînini iyi bilen ve âhireti düşünen doğru âlimlere sorup öğrenmelidir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıkları mânâlar doğrudur, kıymetlidir. Bunlara uymayanlar kıymetsizdir. Çünkü bu mânâları, Eshâb-ı kirâmın ve Selef-i sâlihînin eserlerini inceleyerek elde etmişlerdir. Kurtuluş yolunu, bozuklarından, sapıklarından ayıran onlardır. Onların hidâyet ışıkları olmasaydı bizler doğru yolu bulamazdık. Doğruyu bozuk olanlardan ayırmasalardı, bizler, taşkınlık ve azgınlık uçurumlarına düşerdik. İslâmiyeti bozulmaktan koruyan, her yere yayan, onların çalışmasıdır. İnsanları kurtuluş yoluna kavuşturan onlardır. Onlara uyan kurtulur, saâdete kavuşur. Onların yolundan ayrılan, sapıtır, herkesi de saptırır.” Bir gayr-i müslim, Müslümân olursa, Cehenneme girmekten kurtulur, günâhsız temiz bir Müslümân olur. Dünyâda bir insanın Müslümân olup olmadığı, zarûret olmadan, açık olarak söylediği sözlerinden ve işlerinden anlaşılır. Bu insanın âhirete îmânlı gidip gitmediği, son nefesinde belli olur. Büyük günâh işlemiş olan erkek veyâ kadın bir Müslümân, tövbe ederse, günâhları, muhakkak affolur, günâhsız tertemiz olur. Îmânı doğru olan bir Müslümanın ibâdetinde gevşeklik olursa, tövbe etmese bile, affedilebilir. Affedilmese bile, azâb çekdikten sonra, Cehennemden kurtulur. RAHMETE KAVUŞMAK İÇİN... Dînini bilen, iyi anlayan bir Müslümân, kötü yollara sapmaz ve kötü kimselere de aldanmaz. Dînini bilmediği için aldanan bir kimse, Cehennemden kurtulamayacaktır. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından dinini doğru olarak öğrenmeyenler, bidat ve dalâlet sellerine yakalanıp boğulur, dünyâ ve âhiret felâketlerine sürüklenirler. Ancak, hakkı bilenler, bidat sahiplerine aldanmaktan kurtulur. Hakkı bilmeyenlerin, bunların dalâlet girdâblarına, tuzaklarına düşmemeleri ise, imkânsız gibidir. Şunu da unutmamalıdır ki, âhirette Allahü teâlânın rahmetine kavuşabilmek için, îmân ile ölmek lâzımdır. Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açık olarak bildirilenlere uygun îmânı olmayan, harâmlardan sakınmayan ve İslâmın beş şartını yapmaya ehemmiyyet vermeyen bir kimse, rahmete kavuşamaz. Ehl-i sünnet i’tikâdında olmayana Bid’at ehli denir. Bunun yaptığı ibâdetleri, sahîh olup, borçtan, azâbından kurtulur ise de, vadedilmiş olan sevâplarına kavuşamaz. Âhirette, dünyâda yapmış olduğu iyiliklerin, hayrât ve hasenâtının karşılığına kavuşamayacaktır. Dünyâdaki iyiliklerinin karşılıklarına kavuşmak isteyenin, hemen tövbe etmesi, îmânını düzeltmesi lâzımdır. Netice olarak, neyin faydalı neyin zararlı olduğunu ayıran İslâmiyettir. İnsanlar faydalı sanır, zararlı olabilir. Zararlı sanır faydalı olabilir. Allahü teâlâ bildirmeseydi, insanlar bilemezdi. İslâmiyeti bilen, dünyanın zararlarından kurtulur. Ebû Abdullah Mağribî hazretlerinin buyurduğu gibi: “Bir kimse, samîmî olarak, dünyâdan yüz çevirir, Allahü teâlâya yönelirse, o kimse, dünyânın şerrinden ve âfetlerinden, sıkıntılarından emin olur, kurtulur.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT