BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sürprizler Heyecan Getirdi

Sürprizler Heyecan Getirdi

Sezon başında Panathinaikos ve PAF Bologna’nın favori gösterildiği Avrupa Ligi’nde grup maçları geride kaldı.



Sezon başında Panathinaikos ve PAF Bologna’nın favori gösterildiği Avrupa Ligi’nde grup maçları geride kaldı. Toplam 24 takımla başlayan mücadelede favoriler inişli-çıkışlı bir görüntü çizerken geçen yılın Türkiye Şampiyonu Tofaş’ın elenmesi, Katash’sız Maccabi’nin liderlik koltuğuna oturması ve Robinson - Morris gibi NBA patentli yıldızlarla yola çıkan Olympiakos’un üçüncü sırada kalması bu bölümün beklenmedik gelişmeleri oldu. Efes’le güldük Son üç yılda olduğu gibi 1999-2000 sezonunda üç takımla yola çıkan Türkiye, grup maçlarını 27 galibiyet ve 21 mağlubiyetle kapatarak, kendisi gibi aynı sayıda takımla mücadele eden Fransa (18-30) ve İtalya’yı (24/24) geride bıraktı. Üç takımımız içinde en iyi görüntüyü her zamanki gibi Efes (11 G, 5 M) sergiledi. Sezon açılışını yaş ortalaması 22 olan yepyeni bir kadroyla yapan lacivert-beyazlılar genç isimlerle son yıllardaki başarılı çizgisinden yine ayrılmadılar. Tıpkı 3 sezon önce olduğu gibi İstanbul’da yenilgi yüzü görmeyen Hüseyin ve arkadaşları, deplasmandan çıkarttıkları 3 galibiyetle de grup liderliğine uzandılar. Yeni kurulan genç kadronun zorlu Avrupa arenasında böyle önemli bir başarıya imza atması başta Efes camiası olmak üzere taraflı-tarafsız herkesi mutlu etti. Ne var ki, coach Ergin Ataman’ın ifadesiyle “Efes’de hedef Final Four” olduğuna göre sevinmek için biraz daha sabretmek gerekiyor. Çünkü mutluluğa bir an önce ulaşmak için acele edildiğinde yaşanan hüzün tablosu hâlâ bir çok kişinin hafızasında ilk günkü kadar tazeliğini koruyor. Didin hayat verdi Play-off vizesi alan ikinci Türk takımı Ülker oldu. Yaş ortalaması 28 olan kadrosuyla çok kötü bir sezon başlangıcı yapan (1 G, 4 M) turuncu-yeşilliler coach değişikliğinden sonra yükselişe geçerek son 16 takım arasına kalmayı başardılar. Bu süreçte Ülker’in deplasmanda Olympiakos ve Cibona’yı yenmesi sürpriz sayılabilecek sonuçlardı. Eğer Yılmaz-Didin değişikliği gerçekleşmeseydi, Harun ve arkadaşları play-off heyecanını yaşayabilirler miydi? Bu sorunun cevabını istatistikler net bir şekilde veriyor. Yılmaz’lı dönemde Ülker bir sezonda toplam 16 maçta en fazla 7 galibiyete imzasını atarken, takımı grup sonunculuğundan alan Didin’in 11 maçlık görev süresinde turuncu-yeşillilerin performansı 7 galibiyet e 4 mağlubiyet oldu. Bu sonuçla grup maçlarını 8 galibiyetle kapatan Ülker, böylece son 4 yılın bu kategoride en yüksek sayısını yakaladı. Tofaş kayıp Gruplardan çıkamayan tek temsilcimiz Tofaş oldu. Avrupa Ligi’ne Türkiye Şampiyonu sıfatıyla katılan Bursalıların, son 16’ya girememesi bir şanssızlık mı, yoksa başarısızlık mı? İşin başındakiler geçen yıl Saporta Kupası’nda olduğu gibi yaşanan bu tabloyu bir şansızlık olarak değerlendirdiler. Ancak kadrosunda Rivers, Griffith gibi maliyetleri yüksek oyuncuları barındıran Tofaş’ın Avrupa macerasını gruplarda noktalaması başlı başına bir başarısızlık örneğidir. Türkiye Ligi bugün Avrupa’nın en güçlü 2-3 liginden bir tanesiyse, daha zayıf liglerden gelen Alba, Cibona ve Buducnost (bu takımlara bütçesi Tofaş’ınkinden daha düşük olan Asvel ve Benetton’u da ekleyebiliriz) gibi takımlar yollarına devam ederken, Türkiye Şampiyonu sıfatıyla Avrupa Ligi’ne adını yazdıran Tofaş’ın elenen Cholet, Kızılyıldız, Pivovarna, Varese gibi 8 vasat takım arasında kalması, üzerinde drurulup, nedenlerinin araştırılması gereken ciddi bir konudur. Maccabi’nin yeniden doğuşu Grup maçlarında alınan sürpriz sonuçlar Avrupa Ligi’ndeki mücadelenin renkli geçmesini sağladı. Buducnost’un İtalya’da PAF’ı, Alba’nın Atina’da Panathinaikos’u, Olimpija’nın Bursa’da Tofaş’ı, Maccabi’nin İspanya’da Caja Fernando’yu, Pivovarna’nın hem Olympiakos hem de İstanbul’da Ülker’i yenmesi kimsenin önceden tahmin edemeyeceği sonuçlar olarak istatistiklere geçti. Katash’ın Panathinaikos’la anlaşmasından sonra sıkıntılı bir dönem geçireceği düşünülen Maccabi, sezon başında transfer ettiği iki ABD’li oyuncusu Huffman ve Mc Donald’ın Tel Aviv’e çabuk ayak uydurmasıyla Play Off vizesini grup lider sıfatıyla aldı. Tel Aviv’de evsahibini yenmenin ne kadar zor olduğu hatırlanacak olursa İsrailliler’in bu yıl Final Four’a çok yaklaştığı ileri sürülebilir. İsrail takımının mütevazi ABD’lileri ne kadar faydalı çıktıysa, Olympiakos’un sezon başında NBA’den transfer ettiği Robinson ve Morris kendilerine güvenenleri bir o kadar hâyâl kırıklığına uğrattılar. Bu ikiliden Morris kısa sürede ülkesine geri postalanırken, Atina’da kalmayı başaran Robinson’un istikrarsız görüntüsü Olympiakoslular’ın başını ağrıtmaya devam ediyor. Kırmızı şimşekler ABD’li oyuncuların sıkıntılarıyla uğraşırken Yugoslav takviyeli ezeli rakibi Panathinaikos, 3 takımını da Play Off’a gönderen Yunanistan’ın en başarılısı oldu. Uzun süre namağlup (15 hafta) ünvanını koruyan yeşil-yoncalar grup liderliğini garantiledikten sonra hız kesti ve 3 mağlubiyetle gruptan çıktılar. Play Off’larda 3 Yunan takımı ayrı cephelerden Selanik yolunu zorlayacak. Eğer bu üçlü Final Four mücadelesinde başarılı olursa Selanik’deki Avrupa Ligi Final Four’u, Yunan Ligi’nin Final Four’una benzeyebilir. İkinci turun oyuncusu Hüseyin Beşok (Efes) Efes’in grup liderliğine ulaşmasında hiç kuşku yok ki, Hüseyin Beşok’un performansı büyük rol oynadı. Pota altında rakip uzunlara göz açtırmayan Beşok, 10.9’luk ortalamasıyla rebound kategorisinde zirveye otururken, ikinci turdaki sayısal verileri 12.5 sayı ve 10.66 rebound oldu. Avrupa Ligi’nin bu bölümünde reboundlarda 2 defa 15 barajını geçen Hüseyin sayı yollarında da oldukça etkili bir görüntü sergileyerek 5 maçta 10 sayının üzerine çıktı. Bu istatistikleriyle Efes’in genç pivotu kendi kategorisinde Avrupa’nın en formda oynucusu olarak gözüküyor. GRUP EXPRESS Gruplarda bir maçta en fazla sayıyı Tofaşlı Rivers kaydetti. Bursa takımının 13. haftada CSKA’ya 90-85 yenildiği maçta ABD’li play maker 38 sayı üretti . Sıralamada Rivers’ı 36 sayıyla vatandaşı Caja Fernando’lu Andre Turner izledi / Reboundlarda bir maçta en iyi performansı Tarlach sergiledi. Olympiakos’un Yugoslav pivotu 9. haftadaki Pivovarna maçını 19 reboundla tamamladı. Efes’li Hüseyin 17 reboundla ikinci sırada kaldı / Asist sıralamasında zirveyi 12 toplamla Benetton’un hırçın çocuğu Riccardo Pittis kaptı. Gruplarda sadece 7 oyuncunun çift haneli basamaklara çıktığı bu kategoride Zalgiris’li Timinskas, Pittis’in bir asist altında kaldı / İlk 16 haftada en farklı galibiyeti Asvel elde etti. Play Off’a kalan tek Fransız takımı olan Asvel 3. haftada Pivovarna’yı 42 sayı farkla 100-58 mağlup etti. Yedinci hafta maçında PAF’ı 36 sayı farkla (99-63) evine yollayan Efes bu kategoride ikinci sırayı kaptı / Panathinaikos ve Asvel bir maçta en fazla sayı üreten takımlar oldular. Bu ikili 3. haftadaki maçlarında rakip potalara 100 sayı bıraktı / Bir maçta en az sayı atan takım Efes oldu. Sezonun ilk 40 dakikasında lacivert-beyazlılar Caja Fernando potasına sadece 43 sayı bıraktılar. Efes dışında Kızılyıldız (47) ve Cholet (48) de birer maçta 50 sayı barajına ulaşamadılar / Bir maçta en fazla serbest atışı Ülker kullandı. Onuncu haftadaki Pivovarna karşılaşmasında turuncu-yeşillilerin serbest atış sayısı 46 (37/46) olarak istatistiklere yansıdı / Serbest atışlarda Ülker (11/11) ve PAF (22/22) birer maçta yüzde yüzlük bir performans sergilerken, 16 haftalık grup mücadelesinde 17 defa takımların yüzdesi 50’nin altına indi. En kötü performansın sahipleri 33.3’lük yüzdeleriyle Zalgiris (4/12), Tofaş (5/15) ve CSKA (6/18) gözüküyor / Üç sayılıklarda en yüksek isabetin sahibi Benetton. Yeşil-beyazlıları zirveye çıkartan oran yüzde 75 (9/12). İkinci sırada, % 72.7 (8/11) ile Benetton’un play off’un ilk turundaki rakibi PAF yer alıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT