BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değişim masalları

Değişim masalları

Evet değişiyoruz ama çılgınlar gibi tükettiğimizin farkında bile değiliz... Ve göçebe bir hayatın kölesi gibi yaşamaya devam ediyoruz... Alabildiğine satın alma hırsıyla doluyuz...



Evet değişiyoruz ama çılgınlar gibi tükettiğimizin farkında bile değiliz... Ve göçebe bir hayatın kölesi gibi yaşamaya devam ediyoruz... Alabildiğine satın alma hırsıyla doluyuz... Dünya piyasalarına yeni bir ürün, bir fikir, bir teknoloji süremiyoruz... Satamıyoruz... Sadece satıyoruz... Kimi? Adamları... Çünkü, adam ve dava satmakta üstümüze yok... Her satışımıza da bir kılıf uyduruyoruz... Ve koca bir masal... Sabahtan akşama dek kendimizi efsaneleştirmenin peşindeyiz... Ve kendimizi pazarlamanın... Tüketme hastalığımızın adına da ‘değişim’ diyerek sürekli kendimizi kandırıyoruz... Kandırdıkça kendi yalanlarımıza kendimiz inanıyoruz... Tükettikçe tükeniyoruz... Tükendiğimizi dahi göremiyoruz... Rüya âleminde gezmeye devam ediyoruz... * Düşünen, konuşan, yazan adamları sevmiyoruz... Şarkıların anlamlarıyla ilgili değiliz şarkıyı söyleyen şarkıcıyla daha çok ilgiliyiz... Sporun manasıyla ve kitleleri buluşturmasıyla hiç alakadar değiliz... Sporcunun kendisiyle daha çok ilgiliyiz... Sinemada, tiyatroda oynanan oyundan ders alınacak mesajla, kötü adamların akıbetleriyle ilgili değiliz... Kötü adamları oynayan oyuncularla daha çok ilgiliyiz... Oyuncular da şaşırıyor... Bir gangsterin hayatını oynuyoruz ama niye seviliyoruz diye vaziyeti anlamaya çalışıyor ama anlamakta zorlanıyor... * Batı, sürekli yeni bir ürün piyasaya sürerek değişimi yakalıyor... Doğu ise yeni ürünleri satın alarak değişimci olduğunu ilan ediyor... Batı parayı kazanıyor... Doğu kazandığı parayı kaybediyor... Eşyaları değiştirerek mutlu olduğumuzu zannediyoruz... Aslında Batı, kendi paramızla kendimizi değiştiriyor ve satın alıyor, bütün değerlerimizi çöpe attırıyor farkında değiliz... Niye uçak yapamıyoruz? Niye cep telefonu, bilgisiyar, televizyon, araba, çamaşır makinesi, buzdolabı yapıp satamıyoruz? Niye bir tane uluslararası markamız yok? Niye pizza yemekte ısrar ediyoruz? Niye hep ithal ediyoruz? Niye? Kimse cevap veremiyor... 160 üniversite var, ortada bir tane buldukları elle tutulur bir şey yok... Mezun olanların çalışabilecekleri ortamlarda her geçen gün yok oluyor... Huyumuzu değişmeliyiz... Elbisemizi, arabamızı, eşyalarımızı, evimizi değiştirerek değişimci olunmuyor...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT