BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Allah’ın nimetlerini sayamazsınız”

“Allah’ın nimetlerini sayamazsınız”

Her kim gücü yettiği hâlde Allahü teâlâya şükür etmekte kusûr ederse, zalim, çok zulm edici ve nihâyet sayısız ni’metlerin şükründe küfrân-ı ni’met etmiş olur. Bunca ni’mitleri verene karşı, en aşağı derecede, yani gücü yettiği şükrü yapmakta bile kusûr yapılmış olur.



Her kim gücü yettiği hâlde Allahü teâlâya şükür etmekte kusûr ederse, zalim, çok zulm edici ve nihâyet sayısız ni’metlerin şükründe küfrân-ı ni’met etmiş olur. Bunca ni’mitleri verene karşı, en aşağı derecede, yani gücü yettiği şükrü yapmakta bile kusûr yapılmış olur. Nitekim Allahü teâlâ İbrâhîm sûresi, otuzdördüncü âyet-i kerîmesinde meâlen “... Eğer Allahın ni’mitlerini saymak isterseniz, sayamazsınız. Elbette insan çok zulm edici ve çok küfrân-ı ni’met edicidir” buyurmaktadır. Hak teâlâ, rahmeti ile kulunu “şekûr” çok şükür edici diye ifade buyurmuştur. Nitekim Nûh aleyhisselam hakkında meâlen “... o şükr eden kul idi” (İsrâ-3) buyurmaktadır. O halde şükür hakkında kullardan istenen şudur. Kul, Allahü teâlâyı, sıfatlarını gücünün yettiği kadar tanımasıdır. İnsan, i’tikâd, ahlâk ve amellerini Hak teâlânın rızâsına uygun şekilde yerine getirmelidir. Kullara yapmasını emir ettiği şeyleri en iyi şekilde yerine getirmelidir. Yasak ve mekrûhlardan sakınmalıdır. Allahü teâlânın rızâsını, kendi nefsinin ve bütün mahlukların rızâsından mukaddes bilmeli, önde tutmalıdır. İnfitâr sûresi, beşinci âyet-i kerîmesinde “Kıyâmet günü her nefis neyi takdîr ettiğini, neyi tehîr ettiğini bilecektir” buyurulmaktadır. Bu günde utanacak hâle düşmemelidir. Yani herkes kıyamet günü kendi rızâsını Allahın rızâsı üzerine mi, yoksa Allahın rızâsını kendi rızâsı üzerine mi olduğunu anlayacaktır. Allahü teâlâ tevbe sûresi, yirmidördüncü âyet-i kerîmesinde meâlen “Ey Resûlüm, de ki, babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, hanımlarınız, kabîleleriniz ve kazanmış olduğunuz mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz bir ticâret, beğendiğiniz meskenleriniz size, Allahtan, Resûlünden ve O’nun yolunda cihâd etmekten daha sevgili ise artık Allahü teâlânın evri (dünyâ veyâ âhiret azâbı) gelinceye kadar bekleyiniz!” buyurmuştur. O halde Müslümanlar; kimi seviyorsa Allah için sevmesi, kime düşmanlık ediyorsa Allah için düşman olması, kime bir şey veriyorsa Allah için vermesi, kime vermiyorsa Allah için vermeme gibi niyette olmalıdır. Allahü teâlâ bunu bana vâcib kılmıştır demelidir... > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT