BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Makyaj hataları
güzelliği yok eder

Makyaj hataları
güzelliği yok eder

Dünyanın birçok moda kentinde çalışan makyör Hakan Kültür’den uyarılar: Abartıdan uzak durun. Hatalar, güzelliği kapatabilir. kişiyi 10 yaş ileri götürebilir.”



> Makyör Hakan Kültür, Betül Altınbaşak’ın sorularını cevapladı. ABARTMAYALIM Makyajda abartıdan uzak durmak daha hoş bir görüntü ortaya çıkarır. Hanımlar trendi yakalayacağız diye, kendilerine gitmeyecek uygulamaları ve renkleri denememeliler. GENÇLERE TAVSİYE Bazı hatalar, güzel bir yüzü kapatabilir, kişiyi 10 yaş ileri götürebilir. Gençler aşırı makyaj yapmasın. Güzelliklerini kaybediyorlar. Yaptıkları da makyaj değil, boyanmak oluyor. SUNUŞ Bu haftaki konum da, konuğum da öncelikle hanımların ilgisini çekecektir diye düşünüyorum. Ancak yine de erkeklere de açık bir pencere var sohbetimizde... Genç kız olduğumuz andan itibaren çocukluğumuzun renkli boya kalemlerini bir kenara iterek hayatımıza soktuğumuz kozmetiğin profesyonel uygulayıcılarının çoğunluk olarak yine erkekler olduğunu düşünürsek, demek istediğim çok daha iyi anlaşılacaktır... Uzun lafın kısası, bu hafta konuğumuz K.U.M Ajansın kurucusu, ünlü makyör Hakan Kültür. Sadece ülkemizde değil dünyanın birçok moda kentinde de çalışmalarıyla bilenen, son derece mütevazi ama işine ve renklere aşık bir makyaj sanatçısı Hakan Kültür... Kendisiyle makyajı, başarılarını, yaptığımız makyaj hatalarını ve bu işi profesyonel olarak meslek edinmek isteyenlerin ne yapması gerektiğini konuştuk. Benim için hem eğlenceli, hem de keyifli geçen sohbetimizin, Pazar gününüze renk katması dileği ile... Sektöre makyör ve makyöz yetiştiriyoruz K.U.M Ajans’ta verilen eğitimlerden söz eden Hakan Kültür şunları söyledi: Bireysel eğitimlerimiz olduğu gibi grup eğitimlerimiz de var. Geliyorsunuz ve ‘makyaj yapmayı bilmiyorum’ diyorsunuz, gece makyajını öğrenmek istiyorsunuz. Size birebir eğitim verebileceğimiz gibi, grup eğitimleri de yapıyoruz. Başlangıç eğitimlerimiz 32 saat sürüyor. Ayrıca daha profesyonel artistik eğitimlerimiz de var. Ülkemizde kozmetik sektörü çok gelişti. Dünya markaları sektöre girdi. Eskiden satış uzmanları ürünü kendince anlatır satardı, şimdi bu firmalar bünyelerinde makyaj uzmanları bulunduruyorlar ve personellerinin eğitimi ciddi önem kazandı. Kaç yıldır makyaj yapıyorsunuz? - Yaklaşık yirmi yıla yakındır bu işin içerisindeyim ve 17 yıldır profesyonel makyaj sanatçısı olarak filmlerde, reklamlarda, moda dergilerinde, defilelerde, müzik videolarında, moda kampanyalarında ünlü kozmetik markalarının ürünleriyle çalışıyorum. Naomi Campbell, Ester Canadas gibi modellerle çalışma şansım oldu. Diğer taraftan alanında son derece başarılı fotoğraf sanatçılarıyla, Beymen, Vakko, Zeki Triko, Ay Yıldız, Boyner, İpekyol, Damat Tween gibi bazı markalar için dikkat çeken kampanyalar hazırlıyoruz. Elle, Harper’s Bazaar, Madame Figaro, Marie Claire, Instyle, Cosmopolitan gibi moda dergilerinin kapak çalışmalarında birçok ünlü isimle birlikte çalışıyoruz. - New York moda haftasına katıldınız, ayrıca P&G’den de yılın en iyi makyaj sanatçısı ödülünü aldınız... - Escada, Stefanel, Just Cavalli, Mango, Banana Republic gibi dünya markalarının defilelerinde yer aldım. New York Moda Haftası’nda ve Düsseldorf CPD Moda Fuarı’nda bulundum. Oralarda olmak çok başka bir gurur. Teknolojik olarak bize göre çok ilerdeler, modanın merkezindesiniz. Dolayısıyla göreceğiniz, kendinizi geliştireceğiniz çok şey var. P&G’nin ödülünü iki yıl üst üste aldım. Ödüller motivasyonunuzu, başarınızı artırıyor. - Makyaj sanatçısı olmaya nasıl karar verdiniz? - Ortaokul, lise yıllarıma dayanır. Öğrenciliğimde resim, elişi, müzik gibi yeteneğe dayalı derslere ilgim çok daha fazlaydı ve bu derslerde başarılı da bir öğrenciydim. O dönemlerde ağabeyim de kuafördü ve setlerde çalışıyordu. Hiç unutmuyorum Çalıkuşu, Üç İstanbul gibi diziler çekiliyordu. O da Mine Çayıroğlu, Aydan Şener gibi oyuncuların saçlarını yapıyordu. Çekimler öncesinde yapılan hazırlıklar, kamera arkası o kadar hoşuma gidiyordu ki ben de okul çıkısı soluğu setlerde alıyordum. 14- 15 yaşlarındaydım ve özellikle makyörler ilgimi çekiyordu. Aslına bakarsanız ailemde de makyaj yapan yoktu. Ne annem ne de ablam hiç makyaj yapmazdı. Ama benim setlerde renkler, uygulamalar, insanların hazırlanması çok hoşuma gidiyordu. Daha o günlerde makyör olmayı çok istediğimin farkındaydım. Dönemin en başarılı makyörü Corci’nin asistanı olmamla birlikte de 18 yaşında gönlümdeki bu işe başlamış oldum. -Çok şanslıymışsınız, sanırım en doğru kişinin yanında işe başlamışsınız... - Evet, Corci ile aynı mahallede oturuyorduk. İlgimi biliyordu ve bana güvendi. Bu işi yapabileceğimi söyledi. Setlerde, çekimlerde Corci’yi izliyordum. “Bu şudur, şu işe yarar, şöyle kullanılır” diye bana sürekli anlatıyordu. Uygulamaya geçişim düşündüğümden çok hızlı oldu. Asistanlığımın beşinci günüydü. Corci sete geçikti, çekimler başlayacaktı ve bana sen yap dediler. Böylece Itri Efendi filminde Meltem Doğanay’a ilk makyajımı yapmış oldum. Mecburen başladım ama sette hızla da kabul gördüm. - Çok da gençmişsiniz, güven oluşturmak bile bir mesele olmalı o dönemde... - Tabii, yaşımdan da ufak gösteriyordum. İnsanlara ne güven verecek yaştaydım ne de duruşta... Ama çok çalışıyordum, setten gelince sabahlara kadar yurt dışından getirilen kitapları okuyor, boyaları karıştırıyor, kendimi geliştirmek için çok ciddi çaba harcıyordum. O dönem makyaj konusunda uzman kişi sayısı da azdı ve bu benim için şans oldu. 8 yıl uzun metrajlı filmlerin setinde çalıştım. Kendimi geliştirmek için ciddi çaba harcadım. - Başlangıçta ünlülere makyaj yapmak sizi çok heyecanlandırmış olmalı. - Dünya çapında da ünlü birçok kişiyle çalıştım ve çalışıyorum. Ancak bir Hülya Koçyiğit’e makyaj yapmak çok özel bir duygu. Kalbi de yüzü de çok güzel bir insan. Çocukluğumuz onlarla geçti, o zamanlar ulaşılmazdılar ve sette karşılaşıp makyaj yapmanın verdiği duygu, heyecan çok başka. Aynı şeyi Türkan Şoray, Ajda Pekkan için de söyleyebilirim... - Sizden biraz da K.U.M Ajansı dinlesek? - Ajansı, Türkiye’nin moda endüstrisine sunabileceği en iyilerin temsil edildiği bir yetenek havuzu olarak kurduk. Dünyada örnekleri var. Ancak maalesef ülkemizde çeşitli uzmanlıklardan işinin ehli kişilerin oluşturduğu bir ajans modeli yoktu, biz bir boşluğu doldurduk. Makyajcısı, saç tasarımcısı, moda tasarımcıları, fotoğrafçısı, mekan çalışmalarıyla bir ekip çalışması oluşturduk, ekibimizdeki herkesin deneyimi farklı noktalarda. Kimi iyi makyaj yapıyor, kimisi kozmetik markaların tanıtımlarında etkili, kimisi de çekim ya da defilelerde iyi. Aynı zamanda yeni yetenekleri de ortaya çıkartıp geliştiriyoruz. - Hanımların yaptıkları, sizi rahatsız eden en bariz makyaj hataları neler? - Makyaj güzellikleri ortaya çıkarıp hatalı yanları kapatmaktır. Hanımların yaptığı bazı temel hatalar, güzel bir yüzü kapatabiliyor. Özellikle rimel sürerken çok hata yapıyorlar. Dolgun göstermek için kat kat sürülen rimel, kirpikleri birbirine yapıştırıyor ve kötü bir görüntü ortaya çıkıyor. Alt kirpiklere sürülen gereğinden fazla rimel de hoş olmuyor. Islak rujları da sürekli kullanmayı doğru bulmuyorum. Dudak makyajlarında mat tonlar kullanılmalı. Kontür çizgileri çok fazla tercih edilmemeli. Şayet dudak kenarları belirgin değilse ve ihtiyaç duyuluyorsa kullanılan rujun renginde olmalıdır ve dudakta iyi dağıtılmalıdır. Ayrıca makyaj yaparken renk dengelerini iyi kurmak gerekir. Bana sorarsanız renkli bir göz makyajı yapılacaksa dudaklar için pastel renkler, belirgin bir ruj kullanılacaksa da hafif bir göz makyajı yapmak ve abartıdan uzak durmak daha hoş bir görüntü ortaya çıkarır. Ayrıca hanımlar makyajda trendi yakalayacağız diye, kendilerine gitmeyecek uygulamaları ve renkleri denememeliler. - Makyajla kırışıklıklar kapanır mı? - Hayır. Kırışıklık makyajla kapanmaz. Makyaj hatalı yanları kapatıp, gizli kalan yanları ortaya çıkartmaktır. Diyelim ki göz altınızda kırışıklık var ve siz ne kadar çok kapatıcı kullanır, cildi malzemeyle kalınlaştırırsanız, güldüğünüzde kırışıklıklarınız o kadar çok ortaya çıkar. Yüzdeki hareket malzemeyi aralara alır ve yarım saat sonra kırışıklıklar daha çok ortaya çıkar. Ayrıca yanlış makyaj kişiyi 10 yaş ileri götürebilir. Gençlerin aşırı makyaj yapmasını çok yanlış buluyorum. Güzelliklerini, doğallıklarını kaybediyorlar. Yaptıkları da makyaj değil, boyanmak oluyor. Doğru makyajın tüyoları İşte size Hakan Kültür ağzından doğru makyajın tüyoları: “Seçtiğiniz makyajda vücut dilinizin, kıyafetinizin, saç modelinin, cilt tipinizin çok önemi var. Yüz anatomisi, cilt rengi de çok önemli. Önemli olan bunlara uygun makyajı seçebilmektir. Ayrıca makyajda gölgelendirme de önemlidir. Gölgelendirme yaparken, elmacık kemiğinin altına biraz koyu fondöten sürdüğünüzde elmacık kemikleri belirginleşir. Burnu daha ince göstermek için de burun kenarlarına koyu renk üzerine açık renk kullanabilirsiniz. Yüzün hangi bölgesini inceltmek istiyorsanız, oraya koyu renk diğer bölgelere de açık renk sürerseniz hatlarınız daha hoş görünecektir. Özellikle renkli göz makyajlarında farın göz altlarına dökülme riski vardır. Bu yüzden fırça kullanmak ve fırçanın ucundaki farı hemen göze uygulamak yerine elinizi palet gibi kullanarak, önce biraz elinize sürerek fazlasını almak daha iyi sonuç verir. Fırça hafif nemlendirilirse renk daha çok ortaya çıkar. Ürün dağılmaz. İnce bir fondöten cildi makyaja hazırlar. Makyaj yaparken yüzü tek renkte tutup, homojenleştirmek önemli bir husustur. Ayrıca makyajda rimeli doğru sürmek de önemlidir. Rimel uygulanmadan önce boş bir tarama fırçasıyla kirpiklerinizi tarayıp daha sonra rimeli dipten uca uygularsınız daha temiz bir görüntü elde edersiniz. Makyajın yapılabileceği en güzel ışık gün ışığıdır. Makyajınızı gün ışığını alan bir odada yaparsanız daha doğal bir görüntü elde edersiniz...” .......... Makyaj konusunda eğitim almak isteyenler için: K.U.M. AGENCY Dünya Sağlık Sokak No:1 Gümüşsuyu / ISTANBUL www.kumagency.com 0 212 243 71 64 - 68
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT