BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Serçe saraylar

Serçe saraylar

Osmanlı merhameti sadece Eşref-i mahlûk olan insana değildir. Öyle ki her türlü abartıdan uzak Osmanlı mimarisi kuşlara dahi dondurucu soğuk, yakıcı güneş ve açlığa karşı kol kanat germiştir. İşte böyle bir ince medeniyet anlayışının ürünüdür serçe saraylar



ÖZEL HABER ŞAHİKA TEMÜR Ecdadımızın MERHAMET ABİDESİ Sade ve dengeli bir mimari anlayışa sahip devasa binalara minicik serçe saraylar eklenmesi Osmanlı’nın sadece insana değil hayvana da sahip çıktığının apaçık göstergesidir. Zarif mimarisiyle gönülleri okşayan kuş sarayları yakın zamana kadar modern hayatın hatırı sayılır bir parçası olmuştur. Oysa günümüzde insan ilişkilerini yaralayan duyarsızlık ve modern mimari anlayışındaki değişim kuş saraylarını yüz üstü bırakmış. Osmanlı merhameti sadece Eşref-i mahlûk olan insana değildir. Bu merhamette minicik serçelere bile pay vardır. Öyle ki her türlü abartıdan uzak Osmanlı mimarisi kuşlara dahi dondurucu soğuk, yakıcı güneş ve açlığa karşı kol kanat germiştir. İşte böyle bir ince medeniyet anlayışının ürünüdür serçe saraylar. Evden çok köşkü hatta sarayı andırır serçe saraylar. Osmanlı mimarisinin ağır başlı olan dış cephelerini süsler. Cami, medrese, kütüphane, saray, hamam, türbe hatta kilise ve sinagoglar bile mekan olmuştur serçe saraylara. HER YER SERÇE SARAY Kuş evlerinin hikâyesi eskilere dayanır. Anadolu’da 15. yüzyıla kadar uzanan serçe sarayların ilk örneklerine Sivas’taki İzzettin Keykavus şifahanesine rastlanır. Osmanlı döneminde batıdan doğuya her yere yayılır. İsimsiz fakat hakiki sanatçıların eserleridir bu yapılar. Önceleri basit bir tarzda inşa edilirken zamanla konforlu barınaklara dönüşürler. Ecdat, kuşların güvenliğini sağladıktan sonra çetin kış şartlarından korumak için binanın güneş alan güney cephesine yerleştirmiştir bu mimari eklemeleri. İnce isçiliğin ürünü olan bu minik evlerin en güzel örneklerine günümüzde Üsküdar’daki Yeni Valide, Ayazma, Selimiye camileri, Topkapı Sarayı’ndaki Darphanenin iç avlusundaki binada rastlanır. Eyüp Sultan Cami, 3. Selim ve 3. Mustafa türbeleri, Sıbyan mektepleri kuş saraylarına kucak açan diğer yapılardır. Osmanlı’da kuşlara ev sahipliği yapan sadece İstanbul değildir elbette. Doğu Anadolu’dan Batı Anadolu’ya insan elinin değdiği her yer kuş sarayına ev sahipliği yapar. Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Bursa, Antalya, Amasya, Kayseri, Ankara, Sivas, Erzurum, Doğu Beyazıt, kuş evi bulunan şehirlerden sadece bu sayfaya dökebildiklerimiz... “MODERNLEŞME BİTİRDİ” Zarif mimarisiyle gönülleri okşayan kuş sarayları 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar modern hayatın hatırı sayılır bir parçası olmuştur. Oysaki bugün, şehir hayatını zedeleyen duyarsızlık ve toplumun sanat anlayışındaki değişim minyatür kuş saraylarını göz ardı etmiş. Mimar Sanat Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi Hayri Fehmi Yılmaz, serçe saraylarının modern şehir hayatı içinde unutulmaya yüz tuttuğunu söyledi. Yılmaz, “Dünyaya bakışımız değişti. Eskisi gibi duyarlı değiliz. Bir zamanlar bu minik canlılarla birlikte bu dünyayı paylaştığımız günleri hatırlamıyoruz bile. Türk geleneğindeki kuş sevgisini yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT