BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Domatesin tadı
tuzu kalmadı

Domatesin tadı
tuzu kalmadı

Sebzeler 50 yılda büyük değişime uğradı. Eskiden tek domateste bulunan besin değerini almak için bugün 10’dan fazla domates yemek şart.



50 YILDA DEĞERİNİ KAYBETTİ Sofralarımızın baş tacı domates, ihtiva ettiği magnezyumun % 24’ünü, kalsiyumun % 46’sını, demirin % 27’sini ve bakırın % 76’sını kaybetti. 50 yıl önce bir tek domateste bulunan besin değerini almak için bugün 10’dan fazla domates yemek gerekiyor. Sevgili okuyucularımız, “Eskiden...” şeklinde başlayan özlem cümlelerinin gereği olan şartları, alışkanlıkları, eşyaları ve tatları günümüze birebir taşımamız hâliyle mümkün değil. Ancak söz konusu sağlık olunca daha iyisini yapmamız gerekmez mi? Sıhhatin de en önemli şartlarından biri sağlıklı ve dengeli beslenmektir. Bundan hareketle Sayın Yalçın Odabaşı’dan daha önce elimize ulaşan ve bir derleme olan “Domates” yazısını sizlere aynen sunuyorum... İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre 1940 ila 1991 yılları arasında sebzeler içerdikleri magnezyumun %24’ünü, kalsiyumun %46’sını, demirin %27’sini ve bakırın %76’sını kaybetti. Graham Harvey’nin kaleme aldığı “Gerçek Gıda - Neden Yediklerimizin Besin ve Mineral Değerleri Düşük - Bunu Bertaraf Etmek İçin Ne Yapabiliriz?” adlı kitapta, “Bir tek domatesin 1940’ta ihtiva ettiği bakırı almak için 1991 ürünü 10 domates yemek gerekiyor” deniliyor. Bol taze sebze ve meyve yiyor olsanız bile durumunuz sandığınız kadar parlak olmayabilir. Toprağın hor kullanılması, suni gübreler, genetik yapısı değiştirilmiş tohumlar aldığımız gıdaların besin değerini talan etti. Meyve ve sebzeye sinen tarım ilaçlarının zehirleyici etkileri de cabası... BM tarafından yayınlanan bir rapora göre dünyada 2 milyar insan “gizli açlık” çekiyor. Demir, çinko, iyot, A vitamini ve folik asit dahil birçok vitamin ve mineralleri yeterli miktarlarda alamıyor. Bunların eksikliğinin yol açtığı sayısız hastalık var. YANLIŞ GIDA HASTA EDİYOR Graham Harvey’e göre disleksiyadan (öğrenme bozukluğu) kalp rahatsızlıklarına birçok hastalığın aldığımız gıdayla ilişkisi var. İnekler doğada değil ahırlarda yapma yemlerle karınlarını doyurdukları için sağlıksız oluyorlar (deli dana hastalığını hatırlayın) ve sütleri de insanlara pek yaramıyor. Doğada beslenen hayvanların sütünde bol miktarda bulunan bazı yağ asitleri, özellikle Omega 3, ahır hayvanlarının sütünde çok az var. Gıdasında yeterli miktarda Omega 3 türü yağ asidi bulunmayan insanların depresyon, şizofreni, hiperaktivite, alzheimer gibi hastalıklara tutulma ihtimali daha büyüktür. Kansere eğilim daha yüksektir. Meyve ve sebzenin besin değerlerinin düşük olmasının nedeni, tarımda kullanılan suni gübrenin, besin zengini ürün alınmasını sağlayan doğal dengeyi bozmasından kaynaklanmaktadır. GÜN IŞIĞI GÖREN TAVUKLAR Organik ürünlerin gittikçe revaç kazanmasının sebebi, modern yöntemlerle elde edilen meyve ve sebzelerin sağlığa zararlı oluşudur. Doğal gıda almak istiyorsanız kırlarda karnını doyuran inekler, gün ışığı gören tavuklar ve iyi toprakta yetişen meyve ve sebzede ısrarlı olun, diyor yazar Harvey. Ya da, mümkün olduğu kadar kendi sebze ve meyvenizi yetiştirin... Değerli çevre dostları, gelecek hafta görüşmek dileğiyle sevgilerimi sunuyorum, esen kalın. ORGANİK ÜRÜN NEDİR? Organik ürün, en az üç yıl tarım ilacı kullanılmamış, otoyollardan uzak topraklardan, genleriyle oynanmamış tohum kullanılarak ve tarım ilaçlarından kaçınılarak elde edilen ürüne denir. BİR GDO EKSİKTİ! Toprağın yapısının bozulması, suni gübreleme, tarım ilaçları derken şimdilerde de genetik yapısı değiştirilmiş (GDO) tohumlama ile domatesten geriye sadece rengi kaldı... DOMATESİN HİKÂYESİ Kristof Kolomb’un hediyesi kırmızı ilaç Domates (Solanum lycopersicum) Patates (Solanum tuberosum) ile yakın akrabadır. 1492’den sonra Kristof Kolomb ve keşif ekibiyle ilk kez Avrupa’ya getirilmiştir. Menşei Orta ve Güney Amerika’dır. Özellikle Meksika’daki MAYA Medeniyeti zamanında büyük miktarda yetiştirilip kullanılmıştır. A, B1, B2, C, E ve Niacin Vitaminleri bakımından zengin olan domates, özellikle diğer minerallere nazaran yüksek miktarda Potasyum içermektedir. Domatese kırmızı rengini veren Likopen ise kuvvetli bir antioksidan olup, kanser koruyucu olarak bilinmektedir. Avrupa’da ve ülkemizde geçen yüzyılın başından itibaren sofralarımızın vazgeçilmezi olarak tarımsal üretimi hızlanmıştır. Ancak, besin değeri düşük topraklarda, suni kimyasal gübreler ve genetik yapısı değiştirilmiş tohumlarla yetiştirilip, çeşitli tarım ilaçlarıyla hastalıklara karşı mücadele edilmesi sonucunda domates ihtiva ettiği yüksek besin değerini maalesef büyük ölçüde kaybetmiştir. Uydu vericisi takılan ÖRDEKLERDEN sinyal alınamıyor Ondokuzmayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi’nce Kızılırmak Deltası’nda sürdürülen su kuşlarını halkalama çalışmaları kapsamında uydu vericisi takılan ördeklerin avlanmış olabileceğinden endişe ediliyor. Merkez görevlisi Kiraz Erciyas, 5 ördeğe takılan ve güneş enerjisi ile kendini şarj edebilen uydu vericilerinden bir haftadır sinyal alınamadığını söyledi. Amaçlarının kuşların hangi göç rotasına sahip olduğu, nerede konaklayıp kışladığı gibi bilgilere ulaşmak olduğunu anlatan Kiraz Erciyas, “Vericilerden düzenli olarak sinyal alıyorduk. En son Ukrayna’dan sinyal aldık” şeklinde konuştu. BORABAY GÖLܒNE “TERAPİ ORMANI” Amasya Orman Bölge Müdürlüğü, Borabay Gölü yanında çeşitli aktivitelerle vatandaşların stres atabileceği “Terapi Ormanı” kurmaya hazırlanıyor. Göl kenarına spor alanları, hobi bahçeleri oluşturulacak, stres atmak isteyenler elle balık yakalayabilecek. Geyik, sülün gibi hayvanların serbestçe dolaşabilecekleri alanlar oluşturulacak Vaşakların katilleri bulunacak Dünyada ve Türkiye’de nesli tükenmekte olan türler arasında yer alan 2 vaşağın Tunceli’de öldürülmesi üzerine alarma geçen Çevre ve Orman Bakanlığı, kaçak avcıların yakalanması için çalışma başlattı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, vaşakların gece avlanan gündüz gizlenen, insanlardan uzak yaşayan çekingen bir tür olduğu, görüntülenmesinin bile çok zor olmasına rağmen, geçmişte bazı kişilerin bu hayvanları öldürmesi nedeniyle türün yok olma noktasına geldiği bildirildi. Vaşakların insanlar için bir tehdit unsuru olmadığı belirtilerek, “Kayıtlara girmiş saldırı olayı bulunmamaktadır. Geçmişte kürkü için av hayvanları arasında yer almıştır. Ancak bu hatadan dönülmüş olup, avlanması hâlinde 5.500 TL ceza kesilmektedir” denildi. >Cüneyt Bitikçioğlu Yağışlar Meke Gölü’nü eski güzelliğine kavuşturuyor Konya’nın Karapınar ilçesinde bulunan ve dünyanın “Nazar Boncuğu” olarak adlandırılan Meke Krater Gölü’ndeki su alarmı bölgede etkili olan yağışlarla birlikte sona erdi. Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayıtoğlu, bölgede iki aydan bu yana etkili olan yağmur ve kar yağışı sonrası yer altı sularındaki seviyenin arttığını söyledi. Mugayıtoğlu, “İlkbahar ayına kadar yağışların sürmesi Meke Gölü’nün birkaç ay daha güzel kalması anlamını taşıyor” dedi. YEŞİL PLATFORM Kaktüs çeşitlerini nerede bulabilirim? > Oya Doğan Sevgili Ediz Bey, ben de sizin gibi kaktüs koleksiyonu yapmaya başladım. Henüz 15 çeşit kaktüsüm var. Annemin evinde çok eskiden “peri bacası” adında bir kaktüs vardı, yanlardan dalları çıkan eski Teksas filmlerindeki kaktüslerin minyatürü gibi bir şeydi. Ama şu an hiç bir yerde, hatta internette bile bulamadım o çeşitten. Bana yardımcı olursanız sevinirim. CEVAP: Oya Hanım, kaktüslerle ilgilenmenize memnun oldum. Çeşitlerini büyük marketlerde bulabilirsiniz. Ayrıca bir kaktüs derneği mevcut. Oraya da dilerseniz üye olabilirsiniz. Başkan Ahmet Altan arkadaşımız (ah.altan@gmail.com). Ancak orada kaktüs satışı yoktur. Değişik yapı marketlerinde yeni çeşitler bulabilirsiniz. Size selamlarımla sevgilerimi sunuyorum. Nasıl biyogaz üretebilirim? > Hasan Yazar / YOZGAT Ediz Bey, biyogaz ile ilgili yazınızı okudum, ben de bu yöntemle elde etmek istiyorum. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz? CEVAP: Hasan Bey, ilginizden dolayı teşekkür ederim. Bu konuda en ileri ülkeler Hindistan ve Çin’dir. Bizde ise uygulamaları henüz tam manası ile yapılamıyor. Yozgat Sanayi Odasından veya Ankara’da Enerji ve Çevre Bakanlıklarından da bilgi almanız mümkün olabilir. Projenizin gerçekleşmesini diler, sevgi ve selamlarımı sunarım. Askerlikte çevre dersi verilebilir > Emekli Öğretmen Hüseyin Aksu / İSTANBUL İnsan ne kadar yaşlanırsa yaşlansın askerlikte öğrendiklerini, oradaki anılarını ömrü boyunca unutmaz. Bunu fırsat bilerek eskiden okuma yazma için uygulanan projeler gibi şimdi de “Çevre ve Doğa Dersi” asker ocağında gençlerimize yeşil sevgisi vermek için kurulabilir. Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı bu konuda iş birliği yapabilir. Çünkü her şeyin başı eğitimdir. Eğitimli bir ülke ancak ilerleyebilir. Ayrıca Japonya’daki gibi helikopterlerle besin değeri yüksek bitki tohumları boş bozkırlara, arazilere atılabilir. Böylece toprak kaybının önüne geçilerek erozyon önlenebilir. Takdir yetkililerimizindir. ÇEVKO, 500 bin çocuğa ulaştı Ambalaj atıklarının geri kazanımı konusunda eğitimler veren ÇEVKO Vakfı, 2009-2010 öğretim yılı itibariyle, “Gelecek İçin Geri Dönüşüm” projesinin 2010 yılı eğitimlerini başarıyla tamamladı. Türkiye’nin dört bir yanına geri dönüşüm bilinci aşılamaya devam ettiklerini belirten ÇEVKO Genel Sekreteri Mete İmer, “2010 yılı sonu itibariyle, 17 ilde, 969 okuldan 1.817 öğretmen ve 492.164 öğrencimize ulaştık. 2011’de de daha çok öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT