BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fazilet dönemeci

Fazilet dönemeci

Fazilet’te genel başkanlık yarışı başladı. Abdullah Gül adaylığını koydu. Hem de bir yanına Arınç’ı, diğer yanına Şener’i alarak.



Fazilet’te genel başkanlık yarışı başladı. Abdullah Gül adaylığını koydu. Hem de bir yanına Arınç’ı, diğer yanına Şener’i alarak. Tam bir gövde gösterisi gibiydi. Recai Bey de kendi ılımlı tavrından beklenmeyecek şekilde “asabileşiyor. Belli ki ona Balgatçılardan sertleşme telkini var. Bu yarış, alelade bir nöbet değişimi olmayacak. Ananevî Milli Görüş’te özgün bir süreç başladı. Bu bir yerde partiyi “özgürleştirme” davasıdır dahi denebilir. Çünkü, demokrasilerde her lider tartışılır. Kimse bundan azade değildir. Seçilmiş şahlığı ulvileştirmeye kalkışanların gemileri batmaya mahkûmdur. Mesele sadece Aksaçlılar/Yenilikçiler kavgası da değil. Kavga da değil. Her iki taraf da Fazilet’in ihyasını istiyor. Ama, Balgat “ahde vefa” derken, yenilikçiler değişimde ısrarlı. Siyasal İslam’ın varlığı insan hakları, çokkültürlülük ve demokratikleşmenin siyasi hayata egemen olmasına bağlı. Ancak, bunları kendi için savunan bir parti, demokratikleşmeyi kendi içinde gerçekleştirememişse, taleplerinde inandırıcı olamayacaktır. Gül ve arkadaşları bu püf noktasını savunuyor olmalıdırlar. Kaldı ki, Türkiye’deki konjonktür Müslüman siyasetçiye açık, İslamî partiye kapalı gözükmektedir. Onun için Gül bile zaman zaman İslamî söylemin partide ön plana çıkarılmasından rahatsızlığı dile getirmiştir. Siyasette İslam’ın mevcut sistemle uyuşur bir portre çizmesini zarurî görmekte olmalıdır. Aslında, III. Dünyada, kendi özgün şartları nedeniyle siyasal İslam’ın ciddi bir başkaldırış hareketlerine vücut vermesi, kozmopolit toplumlarda militanca demokratik refleksleri doğurmuştur. O nedenle yumuşak yüzlü bir siyaset ciddî endişeleri bertaraf edecektir. Bakıyoruz, bu süreç bütün dünyada görülmekte. Fazilet’teki bu çıkışı da dünya döngüsünden ayrı telâkki etmek mümkün değildir. Amerika seyahati bir yerde Kutan’ın da gözünü açmalıydı. Emanetçilik artık Türk siyasetinden bile kalkmalıdır. Eğer Fazilet, bu dönemeci başarı ile aşarsa, o zaman Türk siyasetine asıl bomba düşmüş olur. Fazilet de kendi önünü açmış olur. Ne var ki, bu sürecin gerçekleşmesini Erbakan monitöründeki Fazilet’in giderek kendini bitirdiğini düşünen iktidar partileri istemediği gibi “bize de kötü örnek” olur diye DYP ve ANAP da arzulamamaktadırlar, herhalde. Gül ve arkadaşları sandıklarından daha büyük boyutlu bir değişimin mimarları olabilirler. Eğer yanlarına Recep Tayyip Bey’i de çekebilirlerse... Türkiye’de, o kaygan siyaset zemininde, bir anda dengeler değişebilir, derim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT