BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Yabancı tabela eziklik"

"Yabancı tabela eziklik"

Köktürk: Bizim ürettiğimiz isimler, markalar bizi tatmin edip dünyayla rekabete başladıktan sonra kendi isimlerimizi koymaya başlayacağız.



ACABA NE DEMEK İSTEDİ? Tabelalarda yabancı isimlerin seçilmesinin Avrupa karşısında eziklik duygusu içinde olmamızdan kaynaklandığını öne süren Doç. Dr. Köktürk, “Bir diğeri, bilinmeyen kelimelerin cazip bir tarafı var ve insanlara çekici geliyor. Acaba ne demek istedi bu kelimeyle? Hayal dünyasına hitap etmiş oluyor bir anlamda” diye konuştu. REKABET GÜCÜ ÖNEMLİ Köktürk: Bizim ürettiğimiz isimler, markalar bizi tatmin edip dünyayla rekabete başladıktan sonra kendi isimlerimizi koymaya başlayacağız. TÜRKÇE’YE DÖNÜLECEK “Yabancı dil kullanma merakı öz güvenimizi kazanmaya başlayınca değişebilir. Bunun yansımaları tabelalarda Türkçe’ye dönülmesi olacaktır.” Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahin Köktürk, “Avrupa karşısında eziklik duygusu içinde olmamız dolayısıyla Türkiye’de tabelalara İngilizce isim verme alışkanlığımız ağırlıkta’’ dedi. Doç. Dr. Köktürk, Türkiye’de, iş yerleri ve dükkanlardaki tabela adlarının özellikle yabancı isimlerden seçilmesinin aşağılık kompleksinden kaynaklandığını savundu. Tabela seçimlerinde yabancı isimlerin kullanılmasının birkaç sebebi olduğunu söyleyen Köktürk, şunları kaydetti: “Uzun zamandan beri Türkiye’de yabancı dillerin çokça öne çıkarılması, yabancı dil öğretiminin ve eğitiminin küçük yaşlara kadar indirilmesinin yanı sıra Avrupa karşısında eziklik duygusu içinde olmamızdan da kaynaklanıyor. Özellikle İngilizce isimlerin tercih edilmesi bu kompleksten kaynaklanıyor. Bir diğeri, bilinmeyen kelimelerin cazip bir tarafı var ve insanlara çekici geliyor. Acaba ne demek istedi bu kelimeyle? Hayal dünyasına hitap etmiş oluyor bir anlamda. Türkçe bir kelime olsa ve bilinse, anlamı tek olacak ama yabancı bir isim konunca bunun arkasında ne var gibi bir merak uyandıracak. Ben merak ettirme düşüncesinden ziyade batı karşısındaki kompleksimize, yabancı dil öğretiminin küçük yaşlara kadar indirilmesi gerçeğinden hareketle böyle bir yola başvuruyorlar.’’ ÖZ GÜVEN?MESELESİ Bu durumun ne şekilde düzeleceği konusunda da açıklamalarda bulunan Köktürk, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Yabancı dil kullanma merakı kendi öz güvenimizi kazanmaya başladıktan itibaren değişebilir. Yani birden bire olmaz. Çünkü uzun yıllardan beri şuur altına yerleşen, dışardakiler bizden daha iyidir şeklinde bir kanaat var. Bizim ürettiğimiz isimler, markalar bizi tatmin edip dünyayla rekabet etmeye başladıktan sonra kendi isimlerimizi koymaya başlayacağız. Bu durumun bizde bir özgüven hali oluşturmasıyla birlikte, bunun yansımaları tabelalarda Türkçe’ye dönülmesi olacaktır.’’ Köktürk, bu yabancı kelime kullanma hevesini, dil bilincinin tam yerleşmemesinden de kaynaklanabileceğine dikkat çekerek, Türkçe’ye sahip çıkılmadığını söyledi. “Türkçe isimlerin kullanılması insanların diline sahip çıktığının bir göstergesidir’’ diyen Köktürk, Bir otel, alışveriş merkezi, şirketler, eğer uluslararası bir alana hitap ediyorsa da Türkçe isimlerini büyük İngilizce isimlerini ise küçük ebatlarda yazmaları gerektiğini ifade etti. Köktürk, tanıdığı ‘Zarif Kundura’ isimli mağaza sahibinin kendisine “Zarif Kundura”nın İngilizcesi nedir diye sorduğunu belirterek, orta halli müşteriye hitap eden dükkânların bile yabancı tabela peşinde olduğuna dikkat çekti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT