BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pide

Pide

Obir susamlı UFO!.. O biiir lezzet dairesi... İftar sofralarının süsü, midelerin şenliği... Türk mutfağının alamet-i farikası, on bin hamurun sultanı .Yaracaksın, tereyağını süreceksin içine. Sade de olur...



Obir susamlı UFO!.. O biiir lezzet dairesi... İftar sofralarının süsü, midelerin şenliği... Türk mutfağının alamet-i farikası, on bin hamurun sultanı .Yaracaksın, tereyağını süreceksin içine. Sade de olur... Evet, pide kuyruğundan sesleniyorum sayın seyirciler, okurlar, a dostlar... Önümde yaklaşık otuz kişi var. Maaş kuyruğundan beter ama yine de değer. Hele sıcakken o kokusu yok mu.. ah yok mu... Evin küçük çocuğu gönderilirdi eskiden fırına, elinde yumurta-susam artık neli yapılacaksa. Odun ateşi, taş fırınlar vardı... Küçücük bir çocuk vardı... Elinde sımsıkı tuttuğu parayla beklediği kuyruğun öyküsüdür bu. Hüngürt, fırkh... Sıkı sıkı tembihlenmiş yavrucak “sakın pide almadan gelme!” diye. Kalabalığın arasından sesini duyurmaya çalışır, bazen de sırayı kaynatır, parmak ucuna dikilip avucundaki bozuklukları tezgaha saçar saçmaz, kapar pideyi, yana yana kolunun altına sıkıştırırdı... Hayy, hoff! Sıra ilerlemiyor... İçi hamursuz sıska olanları sevmiyorum, şöyle tombik tombik olacak pide! Aman dikkat; “hadi bir parça alayım” diye başlayan mıncıklama “bir parça daha” diye devam ettiğinden, ramazanı artı beş kiloyla kapatmayalım bir de! Acıktım, susadım, sıkıldım... Bari kuyruktakilere bakalım. Hımm, orta yaş üzeri amcalar; sohbet konusu ekonomi, ordu, istifalar ve eski ramazanlar... Ergen, bezgin gençler; kuvvetle muhtemel evde başka bir şeylerle uğraşırken annesi tarafından zorla gönderilenler... Sinir teyzeler; kaynakçı bunlar. ‘Hepiniz safsınız ben akıllı’ zannıyla çocuklara, masum (beybi feys) delikanlılara yanaşıp; “yavrum bana iki pide alır mısın, işim var da” yapar, reddedildikçe kuyruğu komple yoklarlar... Sırayı hiçe sayanlar, linç girişiminde bulunanlar, asabi oruçlu adamlar... İtişip kakışanlar... “Benim pide nerdeeaöğ” diye deliren amca, kafasına kürek vuran fırıncı... Ve susuzluktan şuuru buharlaşan ben! Susadım. Su... Suu... Sssuuğ... Suuu ellen... Dallas, Ceyar; pis adam! Suu riye; karışık... Suuu bay; hadi bay baaay, Suu per Mario; Zıp Zıp Bing! Suuu leyman; muhteşemm... Suu rvayyvır Nihat Doğan; tövbe estf... Suu bap, not sibop! Bap bap suuu bap bap! Evet sayın seyirciler, topun atılmasına çok az kaldı! İşte sabırsız bir dimağdan iftar öncesi son görüntüler. Hoca ısınma hareketlerine başladı, cübbesi üzerinde! Teknik kapasitesi yüksek; bülbül sesli bir hoca. Zarif hareketlerle minareye tırmanıyor. Hoparlöre eğildi, açarsa “pıhhk!” olur. Elleri su bardağında bekleyen sabırsızlar, avucunda hurma saklayanlar var. İftar sofralarında görmek istemediğimiz hareketler bunlar! İftara saniyeler kaldııaağ... Biri, parmağını tuza bandııı. Klas bi hareket ama müezzin bekle dedi! Saati gösterdii. Evet, nefesler tutulduu, müezzin saatini kontrol ettiiee ve ezan okunduuaaaa! Ninem diyor ki; Güvenme dayına, ekmek al yanına.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT