BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çakır finali neden kaçırdı?

Çakır finali neden kaçırdı?

Colombia’daki U20 Dünya Kupası’nda finale gelindi. Müthiş maçlar izledik. Estetik vardı. Seyirci vardı. Geleceğin yıldızları oradaydı. Acaba Türkiye’den bu turnuvayı hangi kulüpler, hangi teknik adamlar takip etti?



Colombia’daki U20 Dünya Kupası’nda finale gelindi. Müthiş maçlar izledik. Estetik vardı. Seyirci vardı. Geleceğin yıldızları oradaydı. Acaba Türkiye’den bu turnuvayı hangi kulüpler, hangi teknik adamlar takip etti? Üstelik bu turnuva 2013’te Türkiye’de. Cüneyt Çakır, yardımcıları Bahattin Duran ve Tarık Ongun‘la birlikte, bu kupada toplam 5 maç yönetti. Hem açılış maçı! Hem çeyrek final! Arkasından da yarı final! Finali iki Avrupa takımı ya da iki Latin Amerika ülkesi oynayabilseydi; Çakır’ın final şansı da çok yüksekti. Portekiz-Brezilya finali için Avrupa’dan bir hakem olamayacağına göre Çakır yarı finalle turnuvayı tamamladı. Muhtemelen Asya ya da Afrika’dan bir hakem bu finali yönetecektir. Bazen hakemi bulunduğu coğrafya da bir yerlere taşıyabiliyor. Tıpkı 2010’daki Özbek hakem gibi!.. Çakır turnuvanın hakem olarak yıldızıydı. Ekibini ve kendisini kutlarız!. Bilgi kirliliğinden de öte! Salı günü saat 22.00’den itibaren gazetelerin internet siteleri, spor haberi yapan siteler çok flaş bir haberi vermenin heyecanı içinde. Şok! Şok! Son dakika! Flaş! Hakemler Hüseyin Göçek ve Fırat Aydınus Emniyet’te! O dakikalarda Fırat Aydınus Almanya’da tatilde. Hüseyin Göçek evinde film seyrediyor. Hakemler emniyete çağrılabilir. Ama yalanın bu kadarı da art niyetin habercisi. Nedense hakemleri bu işe bulaştırmak için birileri çaba içinde! MHK hassasiyet gösterdi! Geçen hafta bu sütunlarda atletik testlerin bu mevsimde saat 16.00’da yapılacak olmasını eleştirmiştik. MHK Başkanı Yusuf Namoğlu başta olmak üzere bütün kurul üyeleri bu konuda hassasiyetlerini dile getirdi. Ve koşularda saatin 18.00’de olduğunu söylediler. Hatta Antalya’daki koşu Denizli’ye alınmış. Ama kıyafet işi tam bir fiyasko! Ulusal Hakemlere kaban, yağmurluk, eşofman, ısınma T-shirt ve şortu, antrenman sweati yok. Üst Klasman Hakemlerine bu malzemelerin hepsi bolca verildi. Bugün ulusal hakem, Bank Asya 1.Lig veya Süper Lig’e 4.hakem gittiği zaman otelde hangi eşofmanı, sahada hangi yağmurluğu, otelde hangi tişörtü giyecek? Hakem ağabeylerinden maçlara giderken kıyafet mi dilenecek. Ulusal hakem eksiklerini parasıyla alacakmış. Üstelik gösterilen adresten! Bölgesel hakem seminerlerinden uzak da olsa haberdarız. Umarım MHK da haberdardır. Pekiyi haberler gelmiyor. Haftaya geniş analiz yaparız. Makamlar çekicidir! Pazartesi günü Hakem Derneği’nin İstanbul’daki iftarına katıldım. MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, iftardan önce hakemlerle bir toplantı yaptı. Ben toplantının yapıldığı salona girmedim. Toplantının mahrem olacağını düşündüm. Daha sonra kurul üyeleri Bedri Dölkeleş ve Zihni Aksoy’un da orada olduklarını öğrendik. Bir önceki kuruldan Yüksel Okçuoğlu oradaydı. 2 yıl önce Antalya’daki bir devre arası semineri gözümün önüne geldi. Yusuf Namoğlu o zaman mentördü. Yüksel Okçuoğlu da MHK Başkanvekiliydi. Namoğlu‘nun etrafında bir tek kişi yoktu. Okçuoğlu‘nun etrafı insan kaynıyordu. Son iftarda Namoğlu‘nun etrafı yoğundu. Arabasının etrafı etten duvardı. Uğurlamak ve dokunmak için yarış vardı. Okçuoğlu sade bir şekilde dernek binasından uzaklaşıyordu. Yadırgamıyorum. Bu siyasette, bürokraside de böyledir. Sadece bir durum tespiti yapmak istedim. Halis Özkahya iyi gidiyor! Halis Özkahya, 25 Ağustos’ta UEFA play-off ikinci maçında Roma-Bratislava maçını yönetecek. Çok önemli bir maç. Eleyen UEFA ligine kalacak. Bu maçı muhtemeldir UEFA Hakem Kurulu Başkanı Collina da izler. Özkahya, son 3 maçından iyi de notlar getirdi. Dileriz bu performansı ligde de devam eder. Namoğlu biraz fazla iyimser! Sayın MHK Başkanı Namoğlu, cumartesi günü gazetemizi ziyaret etti. Kendisini uzun uzun dinledik. Hiçbir kimseye önyargısı yok. Mert ve samimi, sözünü esirgemiyor. Hiçbir ücret almadan bu gö-revi yaptığını herkesin bilmesini isterim. Kendisinden çok emin. Lig başlayınca, haftalar ilerleyince ben kendisinin bu kadar pozitif olacağını sanmıyorum. Özellikle medya ile ya da kulüplerle polemiğe girerse çabuk yıpranır. Bende böyle bir kanaat var. Her görüşe ve soruya cevap verme mecburiyeti yok. O şimdi size iltifat yağdıran güven duyanların yarın nasıl saldırdığını hep beraber göreceğiz. Üzüntü içinde uykusuz geceleriniz olacak. Özel hayatınız didiklenmeye başlayacak. İçtiğiniz çaydan, yediğiniz yemekten tat almamaya başlayacaksınız. Spor programlarını seyretmek istemeyeceksiniz. Gazeteleri elinize almak istemeyeceksiniz. Tribünlerde size karşı toplu küfürler olacak. İstifanız istenecek. Belki de en yakın dostlarınız bunu yapacak. Geceleri bazı kanallarda sizin için ağır sözler sarf edilecek. Bağlanmanız için tahrikler başlayacak. Bu yazıyı bir tarafa not almanızı isterim. NOT: Birkaç aydır pazar günleri gazetemizde Dönüm Noktası adı altında bir hayat hikayesi anlatıyorum. Çok ünlü ya da ünsüz insanların başarı hikayelerini veriyorum. Bu hafta pazar günkü misafirimiz Birtan Taşkınlar (Ramiz Köfte). İnanın çok duygu ve derslerle dolu tam bir hayat hikayesi. Hakem, gözlemci ve temsilci camiasının çok yakından tanıdığı bir isim olduğu için hatırlatma gereği duydum. (Birtan beyle futbol konuşmadık. Aman yanlış anlaşılmasın!.) Kaçırmayın derim. Ö.F.Ü.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT