BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Dini kendinize uyduramazsınız!

Dini kendinize uyduramazsınız!

Zekâtı vermek için önce yakın akrabadan, yakın komşudan başlanır. Adam kalkmış ya çevremde fakir yok ki ne yapayım diyor. Ne yani onurlu bir Müslüman bağıra bağıra ben zekâta muhtacım mı diyecek.



Bu yılın ramazan yardımının odak noktası Somali yardımı idi. Geçen yıl Pakistan depremi, aralarda Japonya halkına vs. yardımların kampanyası oldu. Somali ya da genelde Orta Afrika halkının sıkıntısı bu yıl ortaya çıkmış değildir. Biz yardımlara karşı değiliz. Yapılması gereken her yardımın yapılması için seferber olmaya, öncü olmaya razıyız. Yaparız da. Bu Allahü teâlânın emridir. Buna icabet etmek de boynumuzun borcudur. Ama fitre ve zekâtların toplanması için organizasyon yapanlara söylemek istediğim şeyler var. Lütfen kurum, kuruluş, vakıf adına yardım toplarken, Müslüman’ın zekâtı, fitresi, adağı ve kurbanını alet ederek yapmayın. Günahtır, yazıktır, vebaldir. Cemaat soruyor; “hocam adağım vardı parasını getirsem olur mu?” diye, “olur” cevabı veriliyor. Bir başkası zekâttan, fitreden, fidyeden söz ediyor. Hepsine “olur” deniliyor. İki ay sonra Kurban Bayramı gelecek. Bu defa, “kurban paralarını getirsem olur mu?” denilecek ve ona da “olur” denecek. (!) Yarın hesap günü var. Hesap sorulacak. Adeta dalga geçiliyor. Müslüman’a emredilen verme şekli yok sayılıyor. Zekâtı farz kılan Cenab-ı Hakk, onun nereye verileceğini de kendisi tayin etmiştir. Dini kaynaklarda bunlar delilleriyle birlikte açıkça belirtilmiş. İlgililerin ve özellikle Diyanet’in buna uymaması ve insanları bu yönde uyarmaması çok acı bir durum olmaktadır. Zekâtı vermek için önce yakın akrabadan, yakın komşudan başlanır. Adam kalkmış ya çevremde fakir yok ki ne yapayım diyor. Ne yani onurlu bir Müslüman bağıra bağıra ben zekâta muhtacım mı diyecek. Sen onu kendin aylar öncesinden irtibatını kesmeksizin göreceksin. Anlayacaksın. Akrabanda yoksa komşun var. Komşun yoksa mahalle, ilçe, memleketin var. Araştıracaksın. Bulacaksın. Vereceksin. Kolaya kaçıp da verdim gitti yapmayacaksın. Bunun ötesinde zekât, fitre, fidye bizzat insana verilir. Sadaka da öyle tabii.. İnsanın eli verdiğini hissedecek. Aranızda el şahitliği oluşacak. Bir güzel bakışla gönüller ısınacak. Teşvik edilecek, teşvik olacak. Dine ısındırılacak. Siz ne yapıyorsunuz. Koy zarfa, ver sorumsuz sorumluya, kuruma-vâkıfa, cep telefonundan tuşla, banka hesabından havale et. Gönder gitsin. Unutma, zekât; cami, çeşme, yol ve köprü gibi yerlere de verilmez. Çünkü zekâtta temlik şarttır. Yani fakirin eline veya vekiline verilmesi gerekir. Cami ve benzeri yerlerde ise böyle bir durum yoktur. Zekât, fitre dışında, yardımını başka ülkelere de yaparsın. Kurbanlarınız ve adaklarınız da öyle... Dini kendinize uydurmayınız. Dine siz uymak zorundasınız. Huzurda hesap vermek, vergi kaçırmak için yapılan hesap oyunlarına benzemez. Kendinize göre hüküm veremezsiniz. Kafanıza göre verdiğinizde, malınız da paranız da zayi olur. Erol Kara-İSTANBUL Sağlık muayenesi mağduruyum Hava Harp Okulu Komutanlığı’na; Liseyi başarıyla bitirmiş bir öğrenci olarak, hayalimdeki meslek için Hava Harp Okulu’na müracaat etmiş, göz kusuru gerekçesiyle okula alınmadığımı daha önce de yazmıştım. Konuyla ilgili, 29.07.2011 tarihli dilekçeme 12 Ağustos 2011 tarihinde cevap verildi. Söz konusu yazıda, TSK Askeri öğrenci sağlık kurulu yönergesi uyarınca, yazınızdaki 3. madde (c) bendinde belirtilen “Ön sağlık muayenesinde elenen bir adayın aynı uzmanlık alanından farklı iki uzman tabip tarafından muayenesi yapılmaktadır” denilmektedir. Oysaki, aynı uzmanlık alanından farklı iki uzman tabip tarafından kesinlikle bir muayene yapılmamıştır. Sağlık muayenesi süreci şöyle gerçekleşmiştir: Ön sağlık muayenesinden sonra, kontrol muayenesi için (Yazınızda ikinci sağlık kurulu olarak nitelendirilen ) Sağlık Amirliği’ne götürüldüm, burada hiçbir şekilde görsel ve cihazla sağlık muayenesi yapılmaksızın, tarafıma sözlü olarak, sadece yapılan ön sağlık muayenesi sonucunda, gözümde “Hipermetrop Astigmat” bulgusuna rastlandığı gerekçesiyle elendiğim bildirildi ve kesinlikle bir muayene yapılmadı. Ben de, göz kusurumun olup olmadığının tespiti amacıyla, 28.07.2011 Perşembe günü GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığı Göz Polikliniğine sivil hasta olarak müracaat ederek, göz muayenesi oldum. Uzman askeri göz hekimi tarafından yapılan detaylı göz muayenesi ile, cihazlarla yapılan tetkik sonucu, gözümde hiçbir göz kusurunun olmadığı tespit edildi. “Sağlam” raporu verildi. Göz muayenesi sonuç belgesini de 29 Temmuz 2011 tarihli dilekçede sunmuştum. Ancak, bu raporun da hiç dikkate alınmadığını verilen cevap yazısında gördüm. Bu durumda, “kontrol muayenesi” olarak nitelendirdiğiniz Sağlık Amirliği’nde hiçbir sağlık muayenesi yapılmaksızın, benim sağlık durumum hakkında kesin karar verilmiştir. Bu sebeple, TSK sağlık yönetmeliğine ve usulüne uygun bir sağlık muayenesi yapılmadığından dolayı haksızlığa uğradığımı ve mağdur edildiğimi düşünüyorum. Konunun titizlikle soruşturulmasını, yaşanan haksızlığın ve mağduriyetimin giderilmesi için gereğinin ivedi yapılmasını ve neticeden tarafıma bilgi verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum. İsmi mahfuz Hava Harp Okulu öğrenci adayı Bize uygulanan çifte standart kanundan mı kaynaklanıyor? Başbakanlığa; Belediyeler şehir içi ulaşım hizmetlerinde (Diyanet Kur’an-ı Kerim Kursu öğretmen ve öğrencileri hariç) bütün öğretmen ve öğrencilere belli oranlarda indirim uygulamaktadırlar. Diyanet Kur’an-ı Kerim Kursu öğretmen ve öğrencilerine niçin indirim uygulanmadığı sorulduğunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden gelen cevapta; “Belediyeye bağlı şehir içi ulaşımında indirimli ve ücretsiz seyahat kartları 08.01.2002 tarih ve 4736 sayılı yasayla belirlenmiştir. İlgili yasada yeri bulunmadığından Kur’an kursunda görev yapan öğretmenlerin şehir içi ulaşımından indirimli faydalanması mümkün olamamaktadır” denmektedir. Öğretmen ve öğrenciler arasında çifte standart oluşturan bu yasanın eşitlik ve adalet ilkesine göre bir an önce değiştirilmesini bekliyoruz. İsmi mahfuz > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/ İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
Reklamı Geç
KAPAT