BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gazze’de ağlayan Filistinli çocuk...

Gazze’de ağlayan Filistinli çocuk...

Eski kuşakların sıkça kullandığı (Ne yazık ki, genç nesiller dilimizin bu zenginliklerinden bihaber!..) çok güzel bir söz vardır: “Lisan-ı hâl, lisan-ı kâlden entakdır.” Yani beden dili, konuşma dilinden daha iyi anlatır...



Eski kuşakların sıkça kullandığı (Ne yazık ki, genç nesiller dilimizin bu zenginliklerinden bihaber!..) çok güzel bir söz vardır: “Lisan-ı hâl, lisan-ı kâlden entakdır.” Yani beden dili, konuşma dilinden daha iyi anlatır... Gecenin yarı vaktinde, Kahire Hava Meydanını hınca hınç dolduran Mısır halkının ortaya koyduğu hissiyat; bu hissiyatın çizdiği tablo, yukarıdaki ifade kalıbı ile her şeyi apaçık anlatıyor. Hani bazı şeyler vardır anlatılmaz, yaşanır veya hissedilir. Mısırlılar Tayip Erdoğan’ı karşılamaya gelmek için, kendi hükümet erkanından davet almadılar. Hatta kendi hükümet erkanına kalsa, büyük ihtimalle o kalabalığın hiç toplanmamasını tercih ederdi. Zira Arap ülkelerindeki yöneticiler ve elit tabaka, yaklaşık yüzyıldan beri; Batı’nın ajitasyonu ve sosyalist Arap milliyetçiliği ideolojisinin etkisiyle, Türkiye’ye (ve tabii Osmanlıya) şaşı bakar. Ama Arap halkları, kahir ekseriyetiyle tam tersi bir düşünce içindedir. Ne var ki, uzun yıllar, üzerlerindeki baskılar sebebiyle gerçek hissiyatını yansıtma fırsatını bulamadı. Daha önce Lübnan’da, önceki akşam Mısır’da yaşanan tablo, Arap halklarının samimi yaklaşımıdır. Elbette burada hissiyat karşılıklıdır. Sayın Erdoğan’ın içten davranışlarına, aynı şekilde mukabelede bulunulmuştur!.. Şimdiye kadar Gazze’deki faciayı, bu derece dünya gündemine sokan bir lider oldu mu? Filistin meselesini bu kadar samimi ve cesur biçimde takibe alan lider oldu mu? “Gazze benim dünyamda apayrı bir sevdadır...” sözü, daha önce herhangi bir siyasiden işitildi mi? Kalpten kalbe yol vardır... Eğer kalpten konuşursanız, mesajınız mutlaka yerini bulur. Sayın Erdoğan ne diyor: “Gazze’de ağlayan Filistinli çocuk, Ankara’daki bir annenin yüreğini sızlatır... Bizler aynı bedenin ve aynı ruhun unsurlarıyız...” Bu sözleri Barack Obama söyleyemez. Söylese de inandırıcı olamaz. İnandırıcı olabilmesi için, öncelikle İsrail’in zulmüne destek vermemesi gerekir. Gazze’deki çocuğun ağlaması, kendisi de bir anne olan bayan Clinton’un yüreğini sızlatmaz. Berlin’deki bayan Merkel’in de yüreğini sızlatmaz. Merkel ve Berlusconi, Clinton ve Obama ile el ele vererek Filistin halkının bağımsızlığına set çekmeye çalışıyor. Ne uğruna? İsrail’in Siyonist politikaları uğruna, petrol uğruna, doğal gaz uğruna vs. vs. Peki Erdoğan ne diyor?.. “Bazıları gibi Libya’nın yer altı zenginliklerine bakarak değil, sadece Libya Halkını sevdiğim için konuşuyorum...” Evet, gerçekten böyledir ve tarih de buna şahittir. Devlet arşivlerinde belgesi de var: Libya 357 yıl Osmanlı idaresinde kaldı. Tam 355 yıl boyunca İstanbul’dan Trablus’a para gitti. Sadece iki sene Trablus’tan İstanbul’a para gelmiştir beyler! Fransa için böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Kaddafi güçlerine havadan iki bomba attı diye, hemen Libya petrollerinin üçte birinin üzerine oturmaya çalışıyor... Hele Cezayir’de yaptığı vahşet!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT