BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Almanya'yı kendi silahıyla vuracağız

Almanya'yı kendi silahıyla vuracağız

“Guus Hiddink; teknik, taktik ve planlama olarak Milli Takım’ın bütün hazırlıklarında var. Birlikte 25 maç seyrettik. Milli Takım’a Mehmet Ekici, Tunay Torun, Gökhan Töre, Ömer Toprak gibi genç yetenekleri kazandırıyor. Nasıl haksızlık edebilirim ki?”



TÜRKİYE ÖZEL RÖPORTAJ > Hasan SARIÇİÇEK “Dikkatli, sabırlı ve kontrollü oynamalıyız!.. Kadromuzdaki 8 oyuncu sarı kart sınırında, Almanya karşısında alacağımız sonuç kadar oyuncuların bir sonraki maça taşınması da önemli. Orta sahada sıkıntılıydık, aştık. Almanya’dan hiç çekinmiyoruz.” Hani derler ya, ‘’Davul onun boynunda tokmak başkasının elinde’’ diye. İşte öyle bir durumda bugün sütunlarımıza misafir olan kişi. Milli Takımımız’ın Almanya ve Azerbaycan ile oynayacağı iki maçlık etap sonrasında kopacak gümbürtüde faturayı peşin ödemeye hazır olan kişi bu. İddiasız, duru ve içli biri o... Gerek futbolculuk gerekse teknik adamlık döneminde efendi kişiliğinden hiç taviz vermeyen kişi o... 75 milyonun sevdası ay-yıldızlı takımın başarısı için ‘’gece-gündüz’’ demeden çırpınan biri o... Guus Hiddink’in “plaj keyfi” (!) yaptığı dönemde nöbete kalan Milli Takım’dan sorumlu ‘’yardımcı’’ Oğuz Çetin o! “HİDDİNK TARTIŞMASI YERSİZ” Sohbete gündemdeki Hiddink tartışması ile başlıyoruz. Çetin, “Aramızda problem yok. Plaj keyfi eleştirisi büyük haksızlık. Hoca, Milli Takım’ın tüm hazırlıklarında var. İlle de Türkiye’de maç maç dolaşması şart değil. Biz bir ekibiz ve herkesin görevi de oyuncu kadromuz da belli. Hoca yurt dışında asıl hedefe kilitleniyor. Birlikte yurt dışında üç yılda 25 maç seyrettik. Kendisi, Milli Takım’a Mehmet Ekici, Tunay Torun, Gökhan Töre, Ömer Toprak gibi genç yetenekleri kazandırmaya çalışıyor. Yurt dışına gittiğimizde Hiddink’in dünya futbolundaki yerini ve ağırlığını bizzat yaşayan biriyim. Nasıl haksızlık edebilirim ki?” “DUYGUSAL BİR MİLLETİZ” “Kaybetmemek için rakibin gücünü iyi bilmek gerekiyor. Bunu bilip seslendirmek, rakipten çekindiğimiz anlamına gelmez. Almanya kesinlikle 7-8 yıl önceki fizik güce dayalı oynayan, ‘tank gibi’ denilen Almanya değil. Bugün çok daha teknik -ki, Mesut Özil bu takımın her şeyi- çok paslı ve taktiksel disiplin içinde sıfır hata ile oynuyorlar. Şu an Avrupa futbolunun en formda ekiplerinden... 8’de 8 yapmış, 28 gol atıp, 5 gol yemiş, Kadro istikrarı açısından problem yaşamamış. Hocamız ‘Eşit seviyede değiliz’ derken bunları dile getiriyor. Biz duygusal bir milletiz. Duygu kontrolünü iyi yönetirsek mutluluk veren sonuçlara imza atarız. Yoksa, ‘Almanlarla baş edemeyiz’ kaygısını hiçbirimiz yaşamıyoruz. Aksine finalere gideceğimize inanıyoruz. Yeter ki, disiplinli ve sıfır hata ile oynayıp, o duygusal gücü harekete geçirelim. O zaman Almanları kendi silahıyla vurmuş olur, en az 1 puan alırız.” “HEP DESTEK, TAM DESTEK” “En iyi ikinci olma şansımız kalmadı. Artık hedefimiz grup ikinciliği... Bunun için 4 puana ihtiyacımız var. İki maçta bunları kazanmak zorundayız. İster ofansif, isterse defansif oyun... Stratejiniz ne olursa olsun, fark etmez. Futbolda öncelikli kural, takım savunması ve saha organizasyonun doğru yapılmasıdır. Maçı kazanacak golleri atabilmektir. Biz, Kazakistan ve Avusturya maçındaki sıkıntıları yaşamamak için Almanya ve Azerbaycan önünde buna azami ölçüde önem vereceğiz. Bir maçta 3 gol atarken, hiç zaaf göstermeyen bir takıma karşı her şeyi iyi planlamalı ve iyi yönetmeliyiz ki, sahadan kazançlı çıkabilelim. Taraftar en önemli gücümüz. Medya ve taraftar desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.” “TEK ÇATIDA TOPLANMALI” A Milli Takım ve diğer milli takımlar diye bir ayırıma karşıyım. Milli Takımlar tek çatı altında toplanmalı. Şu an, iki başlı bir konum var. Bu doğru değil. Hiddink ve ekibi olarak bizler sadece A Milli Takım’a odaklanıyoruz. A Milli Takım’ı alttan gelecek oyuncular güçlendirmeli. Orasıyla Ersun Hoca ve ekibi ilgileniyor. (Röportaj sırasında bize Ersun Hoca’nın görevinden ayrıldığı bilgisi geliyor, Oğuz Hoca ile paylaşmadan sohbete devam ediyoruz.) Oradaki teknik adamlardan kulüplere gidenler oldu. Bu da gösteriyor ki, alt yapıda yeni bir sistem, yeni bir yapılanma şart. Görev vereceğiniz teknik adamları belli sözleşmeler, belli program ve belli hedeflere yönlendireceksiniz, devam etsinler. Aksi takdirde ne başarı olur, ne de kadroda istikrar sağlanır.” G.Saraylılar hazır geliyor “Fatih Hoca’nın yeniden görev almış olması çok önemli. Çünkü oradan Milli Takıma gelen oyuncular daha hazır” Milli Takım’ın iskeletini G.Saray oluşturuyor. Fatih Hoca’nın G.Saray’ın başına gelmesi çok önemli. Çünkü oradan Milli Takıma gelen oyuncular daha hazır geliyorlar. Bu çok önemli. Fatih Hoca’nın G.Saray, Şenol Hoca’nın Trabzon ve Aykut Hoca’nın F.Bahçe’nin başında olması biz Milli Takım hocaları için büyük şans. Milli Takım tüm kulüplerin üstünde. O yüzden milli takım söz konusu olunca her şey geride kalmalı. Kalıyor da... Fatih Hocam ile 30 yıldır birlikteyiz. Şenol Hocam 30 yıldır bizi bilir, biz de onu bilir, tanırız. Aykut Hoca ile 1984’ten beri beraberiz. Bazen söylemler farklılaşsa da özünde birbirimize bir alo diyecek yakınlıktayız.” Burak Yılmaz kendini aştı “Burak Yılmaz, 20 yaşından beri milli takımlarda olan biri. A-2 Milli Takımına onu ben almıştım. Yeteneklerini biliyordum. Ama bu patlamayı yapamamıştı. Gelişimi uzun sürdü. Fakat, Şenol Güneş Hocama ve ekibine teşekkür ediyorum. Hocanın ortaya koyduğu program ve performans Burak’ı Milli Takım’a kazandırdı. Ama ben Burak’ın geldiği yerin çok daha ötesine geçeceğine inanıyorum. Çünkü onda bir dünya yıldızı olabilecek özellikler var. Kazım’da da bu özellikleri görüyorum. Evlendi, çocuğu oldu, daha başka biri olarak öne çıktı. Bu sezon Kazım’ın sezonu olacak gibi geliyor bana.” “TÜRKLER’İN ÇAĞI BAŞLIYOR” Umutluydu... Bu gözlerinden okunuyordu, Oğuz Hoca’nın... Sonbaharda Boğazı seyrederken piyanoda “Sen benim kalbimdesin” diye bir ritim tuturmuş, güzel - yeni fikirler ona eşlik ediyormuşcasına büyük bir inanmışlık içinde coşkuyla, “Yarın, bugünden daha güzel olacak” diyordu. Ay-Yıldızlı takımı yazarımız Hasan Sarıçiçek’e anlatırken. Çetin, “Kadromuzdaki, 28 kişinin 10’u lejyoner. Futbolda artık Türkler’in çağı başlıyor. Arda, Atletico Madrid’e uyum sağladı, fiziği ve futbol anlayışı güçlendi, Hamit, Nuri, Mehmet Topal, Gökhan Töre ve Ömer Toprak’ın varlıkları bir hava getirdi. Ömer, 1989 Almanya doğumlu. Güçlü bir fiziğe sahip, uzun yıllar hizmet edecek biri. Gökhan Töre 92’li, dinamik, enerjik ve oyuna tempo kazandıran biri. Özetle potansiyelimiz zengin.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT