BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Internet atağı

Internet atağı

Bilgi toplumu alanında tüm yurttaşlarına imkan sağlamak isteyen AB, herkesin başta internet olmak üzere, tüm iletişim teknolojilerine kolaylıkla ulaşmasını hedefliyor



21. yüzyılda dünyanın en büyük ekonomik ve siyasi gücü olmayı planlayan AB, bu amaçla somut adımlar atamaya çalışıyor. Lizbon’da olağanüstü toplanan liderler zirvesinde alınan kararlar, aday ülke Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Zirvede, işsizlikle mücadele temelinde, ABD’nin son 10 yılda gerçekleştirdiği, “enformasyon teknolojisi” merkezli ekonomik büyüme örnek alındı. AB, Lizbon’da, mikroelektronik ve sanal dünyaya dayalı istihdam imkanları stratejisini belirledi. Bilgi toplumu alanında tüm yurttaşlarına imkanlar sağlamak isteyen AB, bu konuda eğitim sistemini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. İnternetin kullanıcı için sıfıra mal edilmesi, kullanımının teşvik edilerek maliyetlerinin düşürülmesi konuları ilk etapta çözüme kavuşturulacak. İş dünyasının ve AB vatandaşlarının, başta internet olmak üzere tüm iletişim teknolojilerine kolay bir şekilde ulaşması amaçlanıyor. 20 milyon kişiye iş Üniversite öncesi tüm eğitim kurumlarının 2001 yılında, tüm AB vatandaşlarının da 2002 yılına kadar ücretsiz internete bağlanmasını hedefliyor. Araştırma geliştirme (AR-GE) konusunda, tüm üniversiteler ve benzeri yerlerin birbiri ile internet üzerinden bağlanmasını gündemine alan AB, 2003 yılına kadar enerji, hava ve deniz ulaşımı, su, posta hizmetlerinin tamamen özelleştirilmesini karara bağladı. İşşizlikle mücadele için Lizbon’da somut adım atan AB, hayat boyu öğrenim, erkek ve kadınları iş piyasalarına daha iyi entegre edilmesi, aile yapısının korunarak desteklenmesi yolunda önemli kararlar aldı. AB içinde en büyük mesele, yaklaşık yüzde 10’a varan işsizlik. 15 milyona yakın insanın işsiz olduğu birlik ülkeleri, 10 yıl içinde 20 milyon kişiye iş sahası açacak. Bilgi temelli rekabetçi ve dinamik, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi başarabilen, aynı zamanda da daha iyi ve daha çok iş imkanı oluşturan sosyal dengeleri gözeten ekonomiyi hayata geçirecek olan AB, insana yatırımın ön plana çıktığı yeni stratejsinde, sosyal dışlama ve fakirlikle mücadeleyi gündeme aldı. Eleman krizi Yaklaşık 150 bin bilgisayar uzmanına ihtiyacı olan AB ülkeleri, eğitim sisteminin bu kadar yaygın olmasına rağmen, bu sektörde büyük bir eleman krizi yaşıyor. Başta Almanya olmak üzere bir çok ülke, dünyanın dört bir yanında bilgisayar uzmanlarına kapılarını açmaya hazırlanıyor. Artık günümüzde mikroçiplerle dolu bilgisayarlar ve uydular var. Gelişmenin nereye kadar gideceğini kimse bilmiyor. AB uzmanları, bu gelişmenin artık durdurulmasının imkansız olduğunun altını çiziyorlar. 21. yüzyılın gerçeklerine ayak uyduramayanların yaşama şanslarını sıfır olarak tanımlayan AB gözlemcileri, Lizbon kararlarının insana ve teknolojiye yatırımdan başka bir şey olmadığını ifade ediyorlar. Kararlara imza koyan AB liderleri de enformasyon teknolojisini merkeze alan, ömür boyu eğitim ve kendini geliştirmenin önemine dikkat çektiler. Ancak bu unsurları öne çıkararak işsizliğin önüne geçilebileceğini vurguladılar. Üye ülkelerdeki vatandaşların gayri milli hasıladan aldığı payın artırılmasına karar veren liderler, böylece yüzde 61 oranındaki iş edinme oranının 2010 yılına kadar yüzde 70’e, kadınların iş edinme oranının ise aynı zaman diliminde yüzde 51’den yüzde 60’a çıkarma konusunda görüş birliğine vardılar. Portekiz’in AGSK formülü Batı Avrupa Birliği’ne (BAB) ortak üye olan Türkiye’ye, Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği’nde de özel bir yer ve hak verme çabaları devam ediyor. Portekiz Dönem Başkanlığı’nın hazırladığı bir formüle göre, Türkiye BAB’daki haklarını koruduğu gibi, yeni bir takım ayrıcalıklara da sahip kılınıyor. Türkiye’nin, Kıbrıslı Rumlarla aynı masaya oturmama, kendi ordu ve güvenliğini ilgilendiren konuları görüşmeme doğrultusunda yaptığı itiraz da yerinde bulundu. Türkiye dahil 6 ortak üye için ayrı bir gurup oluşturuldu. Bu gurupta Norveç, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve İzlanda da yer alıyor. AB ülkeleri, kendi aralarında toplandıktan sonra bu altılı gurupla biraraya gelerek planlama çalışmalarına devam edecek. Ancak Lizbon’un geliştirdiği bu formülün, Temmuz başına kadar hayata geçirilmesi şansı az gözüküyor. Fransa kendi dönem başkanlığında bir netice almak istiyor. Üstelik Paris’in formüle bazı itirazları var. Batılı bir diplomat, yeni formül sayesinde, Türkiye’ye oy hakkı dışında her türlü kolaylığın sağlanmış olunacağını söyledi. Son durum Avrupa Güvenlik ve Savunma kimliği AGSK’ni hayata geçirme sürecinde önemli mesafeler alınmaya devam ediliyor. 60 bin askerden oluşacak Avrupa Gücü’nün kullanım imkanlarının genişletilmesi kararı alındı. AB Portekiz dönem başkanlığı, AGSK bünyesinde “Kriz Müdahele Mekanizması” adı altında yeni bir komite kuracak. Daha önce oluşturulan güvenlik, siyasi ve askeri komitelere dahil olacak bu organ, Avrupa Gücü’nün doğal afetlere müdahelesini koordine edecek. Portekiz başkanlığı, geçtiğimiz aylarda AGSK ile ilgili üç yeni komiteyi hayata geçirmişti. Fransa’yı anlamak AB Dönem Başkanlığı, 1 Temmuz’da Fransa’ya geçiyor. Altı ayılık Fransız dönem başkanlığında çok önemli kararların alınması bekleniyor. Türkiye’nin AGSK’daki konumu, Aralık ayı ortasında Cannes’da yapılacak AB zirvesinde belli olacak. Türkiye-AB ilişkilerinde, Ankara’ya şirin görünmekten öte fazla bir şey yapmayan Paris, son yıllarda ihaleleri alamayınca soğuk tavırları ile dikkat çekiyor. Fransa’nın Türkiye ve Arap ülkelerine yönelik uyguladığı diplomasiye bir göz atacak olursak, “Fransız mallarını satın alma ve ticari şirketlere ihalelerden pay verme” olduğunu görürüz. Rahmetli 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde; Airbus uçakları, uydu (TÜRKSAT) anlaşmaları, Puma helikopterleri sayesinde Fransa, Türkiye’ye AB içinde şirin görünmüştü. Ekonomisini geliştirme üzerine diplomasi kuran Fransa, şimdilerde Ankara’ya kızgın. İhalelerden pay alamayan ve son yıllarda önemli ticari kontratları başkalarına kaptıran Paris, kapalı kapılar ardında hoşnutsuzluğunu dile getiriyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT