BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir atama hikâyesi...

Bir atama hikâyesi...

Celalettin Güvenç, önce Erzurum’da valilik yaptı, ardından da Manisa’da. Şimdi de dört aya yakındır Şanlıurfa’da hizmet veriyor. Çalıştığı yerlerde çok sevilen ve başarılı bulunan Vali Beyin Şanlıurfa’ya atanmasının ise ilginç bir hikâyesi var.



Celalettin Güvenç, önce Erzurum’da valilik yaptı, ardından da Manisa’da. Şimdi de dört aya yakındır Şanlıurfa’da hizmet veriyor. Çalıştığı yerlerde çok sevilen ve başarılı bulunan Vali Beyin Şanlıurfa’ya atanmasının ise ilginç bir hikâyesi var. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik temaslarda bulunmak için Manisa’ya gittiğinde her sohbette aynı konu açılır: Sayın Bakanım vekili olduğunuz Şanlıurfa’yı nasıl buldunuz? Bakan Çelik, Şanlıurfa’yı öyle bir yağlandıra ballandıra anlatır ki sormayın gitsin. Bu anlatılanların etkisinde kalmamak mümkün değildir. Manisa Valisi Celalettin Güvenç de Bakan Beyin etkilediği kişiler arasındadır. Tam sohbetin ortasında duygularını şöyle dile getirir Sayın Vali: “Şanlıurfa’ya (halka) hizmet Hakka hizmet etmektir, ne güzel...” Aradan dört gün geçer ve Celalettin Bey Şanlıurfa’ya atandığını öğrenir. Bakan Beyin, terennüm ettiği duygulu sözlerden dolayı atama yaptırdığını zanneder. Ama işin aslı hiç de öyle değildir. Bakan Bey Manisa’ya gitmeden önce her işi halletmiştir. Sadece kararnamenin yayımlanması beklenmektedir. Ama o sohbet esnasında ve kararnamenin yayımlanmasına kadar geçen süre içinde hiçbir şekilde Vali Beye tüyo vermemiştir... Bu hikâyeyi anlatmamızın iki sebebi var. Birincisi Bakan Beyin aldığı devlet terbiyesi, ikincisi de Vali Beyin yanıp tutuştuğu hizmet aşkı... Akıl için yol birdir 40 milyon liralık büyük ikramiye 5 liralık banknotlar halinde yan yana dizildiğinde 1100 kilometre uzaklığındaki Atina-İstanbul arasında yol oluyormuş. O halde büyük ikramiyeyi kazanacak olan vatandaşlarımızdan devlet adına ricada bulunalım: İkramiye çıktığında hemen bu işe soyunsunlar. Atina’ya vardıktan sonra da paraları Yunan Merkez Bankası’na teslim etsinler. Bu sayede belki komşunun aklı başına gelir de Kıbrıs meselesi başta olmak üzere aramızdaki problemleri çözmek için kolları sıvarlar. Her şeyden önemlisi iflas eden bu ülkeye bir kıyak daha yaparak kötü yola düşmelerini önlemiş oluruz. Şanslı (!) ikramiye sahipleri ise vatana hizmet etmenin gururunu yaşarlar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT