BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Top yuvarlaktır!..

Top yuvarlaktır!..

Çok eskilerden beri futbolda elde edilen bazı sonuçlar için hep söylenir, “Top yuvarlaktır” diye!.. O öyle bir yuvarlaktır ki, girebileceği iğne deliği bile bulsa, gider hedefi bulur!..



Çok eskilerden beri futbolda elde edilen bazı sonuçlar için hep söylenir, “Top yuvarlaktır” diye!.. O öyle bir yuvarlaktır ki, girebileceği iğne deliği bile bulsa, gider hedefi bulur!.. G.Saray ile F.Bahçe arasındaki derbide de öyle oldu... G.Saray’ın pek çok gollük girişimleri sonuç vermedi; kimi dışarı gitti, kimi Rüştü’nün ellerinde eridi, kimi de direği buldu ama, ağlarla kucaklaşamadı!.. F.Bahçe, “az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti” gibi başlayan hikayelerde anlatılacak bir golle Ali Sami Yen’deki derbiyi alıp Kadıköy’e gitti... Hani, Nasretttin Hoca’nın hikayesindeki gibi “Yorgan gitti, kavga bitti” diyerek noktayı koyacağız ama; son bir kırıntı lâf edelim diye düşündük derbi konusunda!.. Ali Sami Yen’den çıkıyoruz, TV ekiplerinin mikrofonları uzanıyor, yazara çizere, yöneticiye, taraftara... F.Bahçe taraftarı mutluluktan uçuyor da, G.Saray tarafı mağlubiyeti bir türlü hazmedemiyor. Adeta topun yuvarlaklığına isyandalar. Sanki, galibiyetler sadece onlara tahsis edilmiş. Bükemediği eli öpmeyi bir türlü beceremiyorlar. Futbolcular, yöneticiler, taraftarlar ve yazarları ağız birliği etmişcesine isyandalar. Yine de en makul düşünce Fatih Terim’in. Terim, derbilerde favori olmadığını, peşin hüküme kapılmanın yanlışlığını dile getirip, “Bu kadar fırsat kaçınca sonuca katlanmak gerekiyor” dedikten sonra, kazanan F.Bahçe’yi kutluyordu. Ekranlara gelen sonuca isyancı yönetici ve taraftar görüntülerini eleştiren olumlu bir görünüş çiziyordu. Üzülmüyor muydu, elbette kahroluyordu; ama itidalliydi!.. F.Bahçe’nin maçı kazanmasına isyan etmemek, hep kazanmaya alışmış bir takım için belki zor. Ama unutulmasın ki, 92 yıllık derbi tarihinde G.Saray’ı en fazla yenen takım F.Bahçe!. Daha başka ifade ile, G.Saray tarihi açısından bakıldığında, sarı-kırmızılı takımın en çok mağlubiyet aldığı rakibi F.Bahçe... Son altı maçın üçünü G.Saray’ın kazanıp, üçünün berabere bitmesi ve kötü yönetildiği için de ligde başarılı olamaması F.Bahçe’nin kolay teslim olacağının garantisi miydi? Bugüne kadar yapılan maçlarda ligde ve genelde daha çok kazanan ve gol atan F.Bahçe’nin bu bariz üstünlüğü, bir iki sezondaki başarısızlığa bakıp tek maça endekslenerek silinmek istenirse, kabullenilmesi zor sonuçla karşılanılması da kaçınılmaz olur. 92 yıllık rekabete bakıldığında, F.Bahçe’nin rakibine karşı 17 maçlık galibiyet ve 39 da gol üstünlüğü ortada. Tarih ve rakamlar yalan söylemez; ama, hayâl insanı daima aldatır. Galatasaraylılar da hayâllerinin aldanmasını yaşıyorlar şimdi. Umarım, bugünden itibaren iyi düşünüp az konuşurlar ve en azından “ağzı olan konuşuyor” durumuna düşmeyip, Fatih Terim’in ılımlı ve olumlu çizgisine gelirler. F.Bahçe mağlubiyetini sonun başlangıcı gibi görmek de yanlıştır. Bu mağlubiyet, hele UEFA Kupası’nda oynanacak yarı final maçları öncesinde “ayağın yere basması” gibi algılanırsa, sanırım Avrupa’daki büyük hedefe ulaşma yolunda fayda sağlar!.. “G.Saray’ı da yenerler” demek, varsın F.Bahçe’ye veya bir başka Türk takımına nasip olsun; UEFA Şampiyonluğu hedefi bir yabancıya nasip olmasın!.. Sözlerinden anladığım kadarı ile Fatih Terim, kıssadan hisseyi çoktan kapmış ve tedbirleri almaya başlamıştır bile!.. Taraftarı ve yöneticisini bilmem ama, futbolcular F.Bahçe’ye yenildiklerinin gerçeğini kabul edip, bu stresten bir an önce kurtulmalılar! Aksi halde topun yuvarlaklığı, onları UEFA yolculuğundan da alıkoyabilir!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT