BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KCK bir STK değil

KCK bir STK değil

PKK’yı da içine alan ve paralel bir devlet gibi hareket eden illegal bir örgüt KCK. Kuruluş amacı, İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi de içine alan bir Kürt devleti kurmak. PKK, KCK’nın silahlı kanatlarından biri.



PKK’yı da içine alan ve paralel bir devlet gibi hareket eden illegal bir örgüt KCK. Kuruluş amacı, İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi de içine alan bir Kürt devleti kurmak. PKK, KCK’nın silahlı kanatlarından biri. Demokrasinin imkânlarından yararlanamadıkları için bu yapı Türkiye dışındaki ülkelerde etkili olamıyor. Ama Türkiye’de demokratik ortamı istismar ederek, dağdaki teröristlerin her türlü lojistik desteğini sağlıyorlar, örgüte eleman temin ederek şehirlerde örgütün eylem yapması için her türlü ön hazırlığı yapıyorlar. İstanbul, Mersin, Diyarbakır ve Adana’da gerçekleştirilen özel araçların ve belediye araçlarının yakılması, işyerlerine zarar verilmesi, esnafa zorla kepenk kapattırılması KCK’nın organize ettiği eylemler. Uludere’de taziyeye gelen kaymakama yapılan saldırının organizasyonu da KCK’ya ait. KCK, ‘Doğu ve Güneydoğu illerinde’ halka kan kusturuyor. ‘Vergi’ adı altında haraç topluyor. PKK’nın ve BDP’nin talimatlarına uymayan Kürt kökenli vatandaşları ‘sözde mahkemeler kurup’ yargılıyor. Uludere’de yaşanan kazayı istismar ederek halkı sokağa dökmek için düğmeye basan KCK’nın mail trafiği polise takıldı. İstanbul ve 16 ildeki eş zamanlı operasyonlarda 33 kişi gözaltına alındı. İstanbul ve İzmir’i hedef alan bombalı saldırılar da hazırlık aşamasında önlendi. İstanbul’da 5, İzmir’de 6 kilo patlayıcı arazilerde gömülü olarak bulundu. Bu engellenmeseydi, ‘Allah korusun’ İzmir ve İstanbul’da kanlı bombalı eylemlerle masum insanların canını yakacaklardı. Doğu ve Güneydoğu illerinde KCK, halk üzerinde büyük bir baskı kurmuş durumda. PKK’yı ve BDP’yi desteklemeyen aileler bu yapı aracılığı ile tehdit altında tutuluyor. İnsanların mal ve can güvenliğini tehdit ediyorlar. Onlar istediğinde kepenk kapatmayan esnafı pişman ediyorlar. Böyle bir yapıya hiçbir ülke, hiçbir sistem göz yumamaz. Devlet denilen aygıt, ülkenin en ücra köşesinde yaşayan vatandaşlarının da can ve mal güvenliğini korumakla yükümlüdür. Basınımızın bir bölümü, bazı yazar-çizer ve entelektüellerimiz KCK’yı bir sivil toplum kuruluşu, bir düşünce kuruluşu veya legal siyasi bir yapı gibi algılıyorlar. Yapmayın, etmeyin, bu kadar saf olamazsınız. Bu yapının attığı hiçbir adım legal değil. Bu yapı, Doğu ve Güneydoğu halkı üzerinde faşizan bir baskı unsuru. Bunlar kuzu postuna bürünmüş sırtlanlar. BDP özgür iradesi ile hareket edemiyorsa sebebi bu yapının baskılarıdır. Bu yapı, hukukun dışına çıkmadan yargı yolu ile sorgulanmalı ve bağımsız mahkemeler bu yapıyı deşifre ederek suç işleyenlere gerekli cezaları vermelidir. BDP legal siyaset yapmak istiyorsa, Kürt sorununun çözümünde siyaseti uygun araç olarak görüyorsa bu yapının tuzağından kurtulmalı. Üyelerini, teşkilatlarını bu yapıdan uzak tutmalıdır. Bu yapının esaretinden kurtulamazlarsa Kürt sorununun çözümüne bir katkıları olmaz. Bir taraftan legal siyaset yolunu seçip diğer yandan illegal yapılarla kucak kucağa olursanız hiçbir adalet sistemi buna izin vermez. Doğu ve Güneydoğu halkı KCK’nın esaretinden kurtulursa özgür iradesiyle hareket etme imkanı bulacak. KCK operasyonlarını eleştirmeden önce KCK iddianamesini incelemenizi tavsiye ediyorum.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT