BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cari açık ve turizm

Cari açık ve turizm

Fertlerin sağlık problemi olur da ülkelerin olmaz mı? Onların da olur, bal gibi olur! Sağlıklı olduğu gibi hasta olması da mümkün ülkelerin; tıpkı insan gibi. Türkiye ekonomisinin iyi tarafı, müteşebbis ve genç bir nüfusa sahip olması. Bir de jeopolitik konumu tabii. De...



Fertlerin sağlık problemi olur da ülkelerin olmaz mı? Onların da olur, bal gibi olur! Sağlıklı olduğu gibi hasta olması da mümkün ülkelerin; tıpkı insan gibi. Türkiye ekonomisinin iyi tarafı, müteşebbis ve genç bir nüfusa sahip olması. Bir de jeopolitik konumu tabii. De... bu sağlıklı bünyeyi kemiren bir marazı var ki, deme gitsin. “Cari açık” diyoruz o maraza. Şimdi yok ama geçmişte başka hastalıkları da oldu ülke ekonomisinin; enflasyon ve devalüasyon gibi. Bu hastalıklar genetik olmadığı gibi kalıcı da değil. Hepsi uygulanan politikalar sonucu ortaya çıkıyor, politikayı değiştirince de çekip gidiyorlar. Verdiği tahribat ise kâr kalıyor ülkeye! Bugünlerde ülke ekonomisinin en belirgin hastalığı cari açık olduğunu dost düşman herkes kabul ediyor. Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu Standard & Poors (S&P) mesela. Türkiye ekonomisini, Euro Bölgesi‘nden kaynaklanan şoklara karşı en kırılgan ülke ilan etti. Yabancı bankalar ise Türkiye‘de bankacılık lisansı almak için can atıyor. Boşuna değil tabii bu can atma durumu. Avrupa‘da zarar eden banka, Türkiye‘de kâr ediyor. İstemez mi? S&P‘un dediği de Türkiye‘nin gerçeği; yabancı bankaların ilgisi de. Risk ve kazanç birlikte yaşanıyor. Avrupa bankalarının en büyük riski, vadesi gelen kredi borçlarını ödeyememeleriydi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ikinci üç yıl vadeli likidite ihalesiyle bankalara 530 milyar euro kaynak sağladı ve bankalar kriz riskini aştı. Yunanistan başta olmak üzere İspanya ve İtalya‘da yaşanan kriz de banka kriziydi. Avrupa bankalarının bu ülkelerden alacaklarını alamamalarından korkuluyordu. ECB‘nin verdiği üç yıl vadeli ve yılda yüzde 1 vadeli finansman, Avrupalı kuruluşları rahatlattı. Bu rahatlama Türkiye‘ye de yansıdı. Dolar 1.74 seviyesine indi. Tahvil-bono piyasasında faizler yüzde 9.09’a kadar düştü. Piyasayı yakından takip edenler dolar fiyatının 1.70’e kadar inebileceğini söylüyorlar. Bu durumun dış ticareti etkilememesi mümkün mü? İllaki etkileyecek! Etkilenme; ithalat aşağı, ihracat yukarı şeklinde olmalı ki, sonuç Türkiye‘nin lehine osun. De... kısa sürede hayal bu. Hayal çünkü ithalatın azalması uzun vadeli politikalarla ancak ulaşılacak bir hedef ve zamana ihtiyaç var. Türkiye ara girdi mallara döviz ödüyor. Ara mallar olmadan ihracat yapamıyor çünkü. Evet, döviz ödenen bu ürünlerin listesi çıkarıldı. Yerli üretimi teşvik edici kararlar alınıyor. Yabancı yatırımcının gelip o ürünü Türkiye‘de üretmesine imkân hazırlanıyor. Ama dediğim gibi akşamdan sabaha olacak şeyler değil bunlar. Türkiye‘nin turizm gibi altın yumurtlayan bir tavuğu var ve cari açık riskini onunla aşağı çekiyor. Hiçbir ülkenin sahip olamadığı kadar zengin destinasyona sahip Türkiye. Sağlık, inanç, tarih ve tabiat turizmine imkân veren bu destinasyonu neden değerlendirmiyor da kum-deniz-güneş turizminde çakılıp kalıyor; anlamak mümkün değil?!.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT