BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Aklını başına topla Oktay!”

“Aklını başına topla Oktay!”

İclal dışarıya çıkar çıkmaz etraflıca düşündü. Aklına delikanlının gidebileceği hiçbir yer gelmiyordu.



İclal dışarıya çıkar çıkmaz etraflıca düşündü. Aklına delikanlının gidebileceği hiçbir yer gelmiyordu. Kendisini onun yerine koydu. Böyle bir durumda olsa ne yapar, kime giderdi diye... Biraz yürüdü yol boyunca. Mutlaka derdini paylaşabileceği birisine koşardı. Yalnız kalma ihtiyacını bütün gece gidermiş olmalıydı. Hiçbir insan böylesine bir problemi tek başına kaldırabilecek kadar güçlü olamazdı. İstisnalar hariç tabii. Oktay’ın da o istisnalar içinde olduğuna ihtimal vermiyordu. O paylaşımı seven, sorunlarına, fikirlere hürmet ederek çare bulan bir kişiydi. Tekrar irdeledi meseleyi. Oktay’ın sorunlarını paylaştığı kişileri düşündü. Geçen kısa zaman süresinde tanımış olduğunu düşünüyordu delikanlıyı. Aklına bir tek isim geliyordu, kendisi... Birden bir şimşek çaktı beyninde. Hemen bir taksiye işaret etti, kendi evinin adresini verdi. Kendinden emin görünüyordu. Taksiden iner inmez etrafına bakındı. Küçük lacivert araba karşı sokağın köşesinde duruyordu. Yüreğini bir ferahlık kapladı. Koşar adımlarla yürüdü o tarafa doğru. Hiçbir şey söylemeden arabanın kapısını açıp girdi. Oktay boş gözlerle karşıya bakıyordu. Hiçbir tepki vermedi genç kıza. Sadece onun binmesini bekledi. İclal gülümsedi: - Günaydın... iyi misin? Başını sallamakla yetindi. Gözleri kıpkırmızıydı. Bütün gece ağladığı belliydi. Genç kız kendinden emin bir tavırla: - Bir yere gidelim, hem kahvaltı ederiz, hem de konuşuruz... dedi. Oktay derin bir nefes aldı. Cılız bir sesle mırıldandı: - Simit yedim, tokum... - Ama ben açım... Kahvaltı etmedim. Sizden geliyorum. Hayretle baktı genç kızın yüzüne. Kaşları çatıldı. İclal eliyle işaret ederek sakinleştirdi onu: - Hemen tepki gösterme. Sabah Füsun abla aradı. İnsanlar perişan. Merak etmişler seni, ilk akıllarına gelen de ben olmuşum. Dudak bükerek başını cama doğru çevirdi Oktay: - Neden merak ediyorlar ki, ben onların çocuğu değilim. Genç kız sert bir sesle bağırdı: - Saçmalama... Bunun ne kadar anlamsız bir şey olduğunu kendin de biliyorsun herhalde. Niçin suçluyorsun onları? Bugüne kadar seni büyüten, seni eğiten, hayatının yolunu açan, bütün imkânları önüne seren ve hiçbir karşılık beklemeden bunları yapan insanlar onlar. Bir kişinin anne veya baba olması sadece onu dünyaya getirmekle olmaz ki. Biyolojik anne baba olmayabilirler ama onların hayatındaki varlığını inkâr edemezsin. Bu işte kimsenin günahı yok. Günahı olan kişi ise cezasını buldu zaten. Oktay hayretle baktı onun yüzüne. Ne demek istediğini anlamamıştı. İclal başını salladı: - O adam, Recep midir nedir, işte o, dün gece bir kumar kavgasında öldürülmüş. Bıçaklanmış. Gözbebekleri büyüdü delikanlının. İnanmamış gibiydi: - Kim söyledi bunu? - Sizinkiler anlattı. Bütün gece boyunca baban emniyetteymiş. Cebinde sizin adresi bulmuş polisler. Babanı götürüp teşhis ettirmişler. Oktay, aklını başına topla, o insanlar bunu hak etmediler... Genç adam ağlamaklı bir sesle fısıldadı: - Ama benim bir annem var! Bilmediğim, yüzünü görmediğim, neye benzediğini hayal bile edemediğim bir annem var... İclal eliyle dizine vurdu: - İyi ya işte. Varsa var! O da bundan sonra hayatında bir yer bulacak demektir. - Onu bulmalıyım değil mi? Kız gözlerini kapattı. Düşünmeye çalışıyordu. Sonunda tane tane konuştu: - Bu senin vereceğin bir karar: İstersen gider bulursun. Ama bu insanlara da haksızlık etme. Genç adam eğilip motoru çalıştırdı. Dikiz aynasına bakarak dikkatle gaza bastı. Yavaşça hareket ettiler. - Düşünmeye, zamana ihtiyacım var. İyi ki sen varsın hayatımda... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT