BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yaşlılar Haftası

Yaşlılar Haftası

Benim annemle babam yaşlı insanlardı. Onları çok erken kaybettim. Yıllar yılı boşluklarını duyar hüzünlenirim.



Benim annemle babam yaşlı insanlardı. Onları çok erken kaybettim. Yıllar yılı boşluklarını duyar hüzünlenirim. Yaşlı insanlara karşı duyduğum ilgi, şefkat ve merhamet bu yüzdendir. Geçtiğimiz hafta, yaşlılar haftasıydı. Yine göstermelik programlar, göstermelik ziyaretler, sağlık taramaları ve haberler yapıldı. Bilmem kim ninenin, bilmem kim dedeyle huzur evinde nikahlarının kıyılışı ekranlara getirildi. Öte yandan, jest olsun diye emeklilerin maaşlarının nisan ayından itibaren artık eve kadar getirileceği anons edildi. Ne yazık ki yaşlılar yine mutsuz, yine hallerinden şikayetçi. Yalnızlıktan ve kimsenin kendilerini arayıp sormamalarından yakınıyorlar. Yaşlıların en büyük ihtiyacı sevgi ve saygı. Oysa gençlerin yaşlılara sevgisi, merhameti ve tahammülü yok. Dikkat ederseniz toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer verilmiyor. Minibüsçüler onları kolay kolay arabalarına almıyorlar. Aile içinde bile çekilmez bir yük ve ayak bağı olarak telakki ediliyorlar. Bu ülkede yaşlanmak bir kâbus. Emeklilik, hayatın dışına itilmekle eş anlamlı bir olgu. Yaşlı mısın? Kenara çekil, ortalıkta görünme, ayak altından çekil, sessiz sedasız ölümü bekle! Tavır ve muamelelerimizle onlara verdiğimiz mesaj bu. Onun için herkes yaşlanmaktan korkuyor. Oysa yaşlanmak alın yazısı. Kaçınılmaz bir son... Hz.Mevlana, “Kâmil insan odur ki, işin sonunu baştan görüp ona göre tedbir alır “ diyor. Biz de kamil insan tavrı içinde korkacağımıza akılcı bir tutumla yaşlılığa gençlik yıllarından itibaren hazırlansak. Eğitim müfredatına insanı her yaşta hayata hazırlayıcı yaşam bilim dersleri koysak.. Sağlıklı beslenme, spor yapma, maddeten ve manen zinde kalma bilinci aşılasak... İnsana mutlu olma ve kendi kendine yetme felsefelerini öğretsek... Gençlikten itibaren kendimizi huysuz ve sağlıksız yaşlıya değil, sağlıklı ve bilge ve sempatik yaşlıya hazırlasak... Sosyal mekanizma içinde de tüm tedbirleri alsak... Yaşlıları hayata bağlayıcı, toplum içinde aktif kılıcı bir zihniyetle huzur evlerinin sayısını arttırsak. Şehir içinde ulaşımı ve trafiği daha düzenli bir hale getirsek. (Söz gelimi, İstanbul’un en seçkin semtlerinden biri olan Etiler’de Akmerkez ışıklarından bir yaşlı kişinin geçmeğe kalkması büyük bir mesele.) Yolları ve kaldırımları düzeltsek... Gençlerle yaşlılar arasında köprü kurabilecek projeler üretsek... Yaşlıları izole etmektense onların bilgi ve tecrübelerinden yararlanma yollarını araştırsak... Yani yaşlısıyla genciyle bütün ve mutlu bir toplum oluştursak... Fena mı? Üstelik, çağdaş toplum anlayışı bunu gerektirmez mi?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT