BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TÜRKİYE 2000/O, sahnelerin hanımefendisi

TÜRKİYE 2000/O, sahnelerin hanımefendisi

Emel Sayın sahneye çıktığı ilk andan itibaren izleyicisiyle bütünleşti. Güleryüzlü, sempatik sanatçı, halkımızdan “Hanımefendi” ünvanını aldı.



Emel Sayın’a göre, tebessüm sevgi alış verişinin bir sonucu. O, sahnede veya hayatında tebessümü yüzünden hiç eksik etmek istemiyor. Belki de mutluluğu tebessümlerde arıyor. Ama o sahnelerin hanımefendisi... Emel Sayın bugünlerde yeni kaseti için harıl harıl çalışıyor. -Yıllara meydan okuyorsunuz, Nasıl oluyor? -Yıllara meydan okumamın sebebi de herşeye sevgiyle bakmamdan kaynaklanıyor. Başta alışkanlıklar olmak üzere, güzellikle baktığım her şey beni ayakta tutuyor, kendimi dinamik hissediyorum. Ancak zaman zaman da yorulduğumu hissediyorum... Çünkü bugünlere gelmemde bir çok zorlukla karşılaştım. Özellikle özel hayatımda. Bunları acı tatlı günlerimi kendimde saklıyorum. Belki de güzellikleri ön planda tuttuğum için kendimi hem dinamik hem de güzel hissediyorum... -Güzellik deyince günümüzde estetik akla gelmekte... Hiç operasyon geçirdiniz mi ? -Magazin basınına bakılırsa, estetik deyince akla gelen üç-beş isimden biriyim. Ama ben güzelliğimi estetik ile muhafaza etmedim. Çok zorunlu olmazsa estetikten yana değilim. Zaten benim felsefeme de uymuyor. Bu arada sorunuza cevap vereyim... Maalesef mesleğim beni küçük de olsa bazı operasyonlara itti. Çenemden rahatsızdım, gıdılarımı aldırmama rağmen izi kaldı. Gün oldu “Galiba eski halimle daha iyiydim” demeye başladım. Seneler önce burnumu yaptırmıştım. O da deforme oluyor. Şimdi, “Acaba yüzümü gerdirsem mi?” diyorum. ( gülümseyerek ) Ama korktuğum için erteliyorum. Yaşıma göre çok iyi olduğumu biliyorum. Kendimi güzel görünce de boş veriyorum. Gelecekte belki de ameliyatsız olacak. Özlemler olursa düşünebilirim. Mesela ben 80 yaşına gelince teknik müthiş ilerlemiş olacak. Hatta ben ameliyatsız 15’ lik genç kız yüzüne kavuşacağım. -Size göre insanı estetiğe iten zorunluluk nedir ? -Eğer gözüme bir şey batarsa, o şeyi kusur olarak görürsem düzeltmek için uğraşırım. Bunda mahsur olmamalı. Ancak en önemlisi insanın kendisini iyi hissetmesi. Eğer, “Ben kusursuzum” diyorsanız estetiğe ne gerek var? Ben büyük ameliyatlar yaptırmadım. Çünkü korkuyorum. Küçük operasyonlar oldu ama galiba bu işin sonu yok... Bir başladı mı hep yenilenmek gerekiyor. Bu arada durmadan ameliyat olan arkadaşlarımın cesaretine hayranım. Ama ben şaşıyorum ve korkuyorum. Ama kim ne derse desin, her yaşın ayrı bir güzelliği var. Keşke doğal olarak yaşlansak. İçimizin güzelliği ile yaşlansak... -Evlilik görünmüyor. -Biliyorsunuz ben yeni boşandım. İnsanın her istediği istediği gibi olmuyor her zaman... Bundan sonrası için de planlar yapamıyorum. Allah ne gösterir bilinmez. Hakkımızda hayırlısı diyelim Başarılarını kutladılar... TGRT’de her akşam haber öncesi kuşakta yayınlanan “Beş Maymun Çetesi” çok beğenildi. Yaşadıkları mahallede metruk bir evi gizli karargah olarak kullanan 4 çocuk ve bir maymundan oluşan çetenin maceralarının anlatıldığı dizi hafta içi hergün saat 18.30’da ekranlarınıza geliyor. Dizinin oyuncuları geçtiğimiz günlerde başarılarını bir yemekle kutladılar. Küçük aktörlerle onlara destek veren ünlü sanatçılar bir araya gelerek yemek yedi ve fikir alış verişinde bulundu.Beş Maymun Çetesi’nin çocuk aktörleri ve diziye hayat veren usta oyuncular set dışında kutlama yemeğinde biraraya geldiler... “Alkışları özledim”... Atilla Kaya bu günlerde yeni albümü için çalışırken, Tarabya veya Ankara’da sahneye çıkabileceğini de söylüyor. Hastalığı sarısında bir ara 40 kiloya kadar düşen sanatçı büyük bir azimle sahneye hazırlanıyor. İşte Atilla Kaya’ya ayak üstü sorularımız ve onun cevapları... Bir ara gözlerden uzaktınız neden? -Zamanında göze çok battım.Üç evlilik yaptım. İkisi magazinciler yüzünden yürümedi. Zararını görünce müzik dünyasından kendimi soyutladım. Fotoğraf stüdyomla ilgilendim. Ama şimdi yine müzikle içiçeyim. Sağlık durumunuz nasıl? -Siroz oldum. 1 yıldır ilk defa yürüyorum. 3 ay hastanede tedavi gördüm.40 kiloya kadar düştüm. Yeni kasedinizde hangi şarkılar var? -İki sene önce 1989’da seslendirdiğim “Kutupta yaz gibi”, “İsteksiz gelin”, “Adını yollara yazdım” adlı şarkıların yeni versiyonunu gençlere duyurmak istemiştim. Ancak araya hastalığım girdi. Kısmet bugüneymiş... Yeni kuşak, “Kutupta yaz gibi” adlı şarkıyı Baha’dan dinliyor. Olsun. Baha da iyi yorumluyor. Onun da yolu açık olsun. Halil Karaduman ve Aşkın Tuna’nın bu güzel eserini sevdirdik ise ne mutlu... Alkışları Özlediniz mi? -Özlemez olur muyum... Arkamızdan gelecek gerçek sanatçılar yok. Tarabya ya da Ankara’da tekrar program yapabilirim..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT