BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Depodan taşan mercimeğin müthiş öyküsü

Depodan taşan mercimeğin müthiş öyküsü

Türklerin girişimciliği ile ilgili 25 yıl önce yaşanan gerçek öykü, bugünkü başarının ipuçlarını da veriyor. 1987’de Türkiye’de, dünya tüketiminin üç katı yeşil mercimek üretilir. Ama Türkiye bunu eritmeyi başarır



> Adil KÜÇÜK - İSTANBUL Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Hollanda seyahati öncesi Türkiye Hollanda Dostluk Derneği Başkanı Edip Aktaş ile birlikteyiz. Eski bir bürokrat olan Aktaş bize, Türkiye ve Hollanda arasında ticaretin nasıl geliştirilmesi gerektiğini, Hollanda’nın tarımda ne kadar ileride olduğunu anlatıyor. Görüşmesinin ana teması “Türkler ve Hollandalıların tarımda büyük işbirliği içinde bulunmaları”... Yemeğin sonunda, Türkiye’de tarımsal üretimdeki yanlışlıklar geliyor gündeme. Bir yıl üretimi az olduğu için fiyatı yükselen bir ürünün gelecek yıl da çok üretilmesi ve fiyatının düşmesi tartışılıyor. Düzene bağlanması gerektiği konuşulan bu konuya örnek olarak patates ve soğan gösteriliyor. Tam burada Aktaş’ın 1986 yılına dönerek anlattığı başarı hikayesi, herkese Türklerin neler yapabileceğini gösteriyor. Bu öyküyü hiç bölmeden Edip Aktaş’ın ağzından verelim: 1987 yılında mercimek tüketimini artırmak için çeşitli reklamlar yapılmıştı. “1986 yılında yeşil mercimek rekoltesi çok azdı. Bu da mercimeğe tavan yaptırdı. 1987’de fiyatların yüksekliğini gören çiftçi yeşil mercimek üretti. O zaman Türkiye’nin toplam mercimek tüketimi 25-30 bin ton civarında. Dünya tüketimi ise 250 bin ton kadar. O yıl tam 750 bin ton üretim oldu. Yani dünya mercimek tüketiminin 3 katı... Fiyatlar yerde sürününce tüccar yanaşmadı. Ben de o zamanki Genel Müdür Ahmet Özgüneş’in isteğiyle TMO’nun Ar-Ge Kurucu Başkanı oldum. Elimizde müthiş bir stok vardı. İç tüketimi Prof. Ayşe Baysal’ın televizyon ve gazete reklamlarıyla iki katına yakın artırdık. Ama yetmez. Bu malı dünyaya satmalıyız. Dağıldık dünyanın dört bir yanına. Hindistan’da Turdal diye bir ürün satılıyor. Tadı mercimeği andırıyor, ancak kırmızı renkli. Yanımızda numune olarak yeşil mercimek var. Tırnağımla soydum, içi kırmızı. Döndüm Türkiye’ye Gaziantep’te bir fabrika ile anlaştım. Mercimeği bize parçalayacak ve kırmızı rengi ortaya çıkacak. Neyse söylediğimiz gibi oldu. Sonra bu yeşil mercimeği Turkish Turdal diye Hindistan’a sattık. Bazı Afrika ülkelerine de ihracat yapıldı. Ama büyük bölümü bu nüfusu kalabalık ülkeye gitti. Biz elimizdeki malı değil, pazara göre yeni bir ürün ortaya çıkardık.” Küçük bir öykü, büyük bir başarı. Çıkarılması gereken ders: İstenirse oluyor. Ama Ar-Ge gerekiyor. Sonuç: İstersek yaparız, 10 yıldır yapıyoruz ve dünya Türkiye’yi imrenerek izliyor. Şimdi ise Türk iş adamının girişimci kabiliyeti, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yarın başlayacak Hollanda ziyaretinde ortaya çıkarılacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından organize edilen ve dünyanın en büyük 16’ncı (Hollanda) ve 17’nci (Türkiye) ekonomilerinin buluşmasından önemli iş birliği adımları atılması bekleniyor. 16 milyon nüfuslu Hollanda’dan Türkiye’ye yılda 1.2 milyon turist geliyor.
Reklamı Geç
KAPAT