BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Mihriban öksüz kaldı

Mihriban öksüz kaldı

Abdürrahim Karakoç, 46 gündür solunum yetmezliği sebebiyle hastanede tedavi görüyordu.



ANKARA İHA Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gören şair ve yazar Abdürrahim Karakoç 80 yaşında hayata gözlerini yumdu. Abdürrahim Karakoç'un oğlu Türk İslam Karakoç, 46 gündür tedavi gören babasının solunum yetmezliği ve kardiyovasküler sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Şair ve yazar Abdürrahim Karakoç'un vefat haberinin duyulmasının ardından yakınları ve çok sayıda seveni hastaneye geldi. Karakoç'un kardeşi Nafiz Karakoç, Kahramanmaraş'tan gelerek saat 11.30'da ağabeyini ziyaret ettiğini, ancak dönüş yolunda vefat haberini aldığını söyledi. Yine vefat haberini alan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve çok sayıda kişi, Karakoç'un yakınlarını arayarak taziyelerini iletti. AK Parti Grup Başkanvekilleri Mahir Ünal ve Nurettin Canikli hastaneye gelerek aileye başsağlığı diledi. Abdurrahim Karakoç, evli ve 3 çocuk babasıydı. Vefat haberinin ardından Karakoç’un sevenleri hastaneye geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli (sağda) de hastaneye gelerek şairin oğlu Türk İslam Karakoç’a başsağlığı diledi. ŞİİRLERİ TÜRKÜ OLDU 1932 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü köyünde doğan Abdurrahim Karakoç, çocukluk yıllarından itibaren şiire ilgi duymaya başladı. Duru dili ve hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler kaleme alan Karakoç, ironik yazılarıyla geniş kitlelere hitap etti. Karakoç’un politik taşlamaları kadar sevgi şiirleri de hemen her kesimde yankı buldu ve birçok sanatçı tarafından bestelenip okundu. “Mihriban” adlı şiiri, notaya dökülerek yıllardır gönüllerden düşmeyen bir türküye dönüştü. Merhum şair bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. Niçin girip niçin ayrıldığını bir röportajında şöyle cevaplandırdı: “Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım.” Türk edebiyatının efsane isimlerinden merhum yazarımız Ahmet Kabaklı, Abdurrahim Karakoç’un şiir anlayışı hakkında şunları söylemişti: “Abdurrahim Karakoç, halk şiirine derin düşünce ve davayı genişlemesine, derinlemesine sokan şairdir. Abdurrahim Karakoç, öyle bir yerdedir ki hem köylünün, kasaba yoksulunun kendisidir, hem de çevresindeki bazı aydınların kusurlarını görüp yüzlerine vuracak derecede görüş sahibidir.” İlk yazdığı şiirleri, 2 kitap olarak çıkacak hacimdeyken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazıklarını “Hasan’a Mektuplar” adı altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. Bu eser, kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı. Sonraki yıllarda ise şiirlerinin bir bölümünü topladığı, “Akıl Karaya Vurdu”, “Vur Emri”, “Beşinci Mevsim”, “Suları Islatamadım”, “Kan Yazısı”, “Gök Çekimi”, “Dosta Doğru” ile sohbet, mektup ve röportajlardan oluşan “Çobandan Mektuplar” adlı kitapları yayımlandı. Başbakan Erdoğan’dan ‘canlı’ jest Abdürrahim Karakoç’un oğlu Türk İslam Karakoç'u arayıp başsağlığı dileklerinde bulunan Başbakan Erdoğan, Çanakkale'deki canlı yayında Karakoç'un vefatından dolayı kısa bir anma konuşması yaptı. Bu arada, Karakoç'un Taceddin Dergahı'na gömülmesi yönündeki vasiyeti üzerine, Başbakan devreye girdi. Karakoç'un cenazesi bugün Kocatepe Camii'nde kılınacak cuma namazının ardından Taceddin Dergahı'na defnedilecek.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT