BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Son gülen geç anlayandır!

Son gülen geç anlayandır!

İki haftada kanıtlandığı üzere bu işi en iyi becerecek kuruluşun TRT olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Ersin Barakoğlu ve ekibini tebrik etmeliyiz. Onlar deli olmayı seçmişlerdir. Çünkü çok sevdiğim bir sözün yolunda gitmektedirler: “Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol, dünya senin kahrını çeksin.”



Son gülen, belki de herkesten geç anladığı için en son gülmektedir, niye olmasın?.. Biz de, bize hiçbir yeniliğin sunulmadığı bu şampiyonayı şu ana kadar büyük bir başarıyla ve sonuna kadar zorlanan teknik imkânlarla evimize taşıyan ekibe teşekkür etmeliyiz... Belki geç anladık ama böyle kapsamlı işleri en başarılı şekilde yapabilecek kuruluş, ancak TRT SPOR olabilirdi ve oluyor da... İşin başındaki Ersin Barakoğlu, kendisine verilen malzemeyi en doğru ve en efektif biçimde kullanmaktadır. Grubun çatışan son maçlarında, iki maçı da ayrı ayrı kanallardan sunup, üçüncü bir kanaldan da “dönüşümlü” olarak yayınlayabilmek her babayiğidin harcı değildir. 1500-2000 kilometre mesafeli maç anlatım yerlerine ulaşmak ve oralardan canlı yayınlar yapabilmek kolay bir iş değildir. Daha önce “ortak organizasyon” yapıldı ama Belçika-Hollanda ve İsviçre-Avusturya gibi komşu ülkelerde yapıldı. Bu kez, mesafeler çıldırtıcıdır. Bıktırıcıdır... Masrafının altından kalkmak kolay değildir... Uyduruk 3G yayınları ile kurtulamazsınız ve en az 3 kanalı ayrı ayrı devreye sokmanız gerekirdi ki; bunu ancak TRT yapabilirdi... Yapıyor da... VİTRİNDEKİLER Oradan oraya koşuşturan ekibin ön cephede savaşan anlatıcı ve röportajcıları da işini çok iyi yapıyor. Yalçın Çetin, Levent Özçelik ve onlara katılan diğer arkadaşlar çok başarılılar. Yorumcular konusunda takdir sizin olsun... Maç önü ve maç sonrası stüdyo destekleri de iyi kurgulanmış... Futbol olarak şimdiye kadar İrlanda ve Danimarka’nın onurlu ve sonuna kadar mücadele ciddiyeti ile İspanya’nın klasikleşen bıktırıcı pas oyunu dışında bildiğimiz İtalya ve Almanya var ortada. 1974’te Hollanda’da Cruyff, Neeskens, Rep ve arkadaşları “total futbol” oynuyordu ve biz şaşırıyorduk... 1984’te Fransa’da Platini, Batiston, Amoros, Rochetaau, Giresse ve Tigana 3-5-2 oynuyor ve biz şaşırıyorduk... 1994’te ön liberolar çıktı ve 0-0’larla finale kadar gelip işi Amerika Kıtası’nın yanlışlığına bağlamıştık ve yine şaşırıyorduk... 2002-2008 arası “sokak futbolu” oynayan oyuncu sayısının bolluğu sayesinde “kaos futbolu” oynanıyordu ve biz hep öndeydik. Şaşırıyorduk... Bu yıl her şeyin bildiğimiz gibi olmasına ve en başarılı işin TRT tarafından yapılıyor olmasına hiç şaşırmıyorum... Düşüncelerine dikkat et; Sözlere dönüşüyorlar, Sözlerine dikkat et; Eyleme dönüşüyorlar, Eylemlerine dikkat et; Alışkanlıklarına dönüşüyorlar, Alışkanlıklarına dikkat et; Kişiliğine dönüşüyorlar, Kişiliğine dikkat et; Kişiliğin kaderin oluyor! Futbol tıkanıyor Bu organizasyonun içinde bir adet “coşku, doğaçlama ve sonuca isyan” eden oyuncu pek yok. Bilmezler mi ki; Göğsüne gelen topa gelişine vuran bir aşk ancak sevdadan iyi orta almış olabilir, sevdalı bir yüreklere yapılacak iyi ortalarda mutlaka süper goller getirir... Eskiden “çıkın oynayın” vardı... Şimdilerde “gelin çalışalım” var... Eskiden hedef rakip kaleydi... Şimdi kalemizi korumak esas hedef... S-ÖZ: (Ümit Aktan) “Yayılın çimenlerin üzerine. Acele edin; er veya geç; çimenler yayılacak üzerinize....” İnternetten alıntıdır: Avrupa ve UEFA’dan gelen soğuk hava dalgası, ülkemizi etkisi altına aldı... Yok abi, Avrupalı bizi sevmiyor işte, kabul edelim artık!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT