BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanun devletinden hukuk devletine

Kanun devletinden hukuk devletine

Özel Yetkili Mahkemeler, elbette ki olağanüstü dönemlerin mahkemeleridir. Pek tabii olarak; gerçek demokrasilerde bu denli yapılanmalara yer yoktur.



Özel Yetkili Mahkemeler, elbette ki olağanüstü dönemlerin mahkemeleridir. Pek tabii olarak; gerçek demokrasilerde bu denli yapılanmalara yer yoktur. Ama; unutulmamalıdır ki Türkiye, demokrasi adına tam manasıyla bir vesayet rejimi yaşamıştır ve seçilmişlerin atanmışlar nazarında hiçbir kıymeti harbiyeleri yoktu. Davul devamlı olarak seçilmişlerin boyunlarında; tokmak ise, hep atanmışların elinde olmuştur. Darbelerle malul bir demokrasi ile Avrupa'nın kapısında bekletiliyoruz; bu gidişle daha ne kadar bekletileceğimiz de belli değildir. Kanun devleti olduk ama, bir türlü hukuk devleti olamadık. Bütün olumsuzluklardan kurtulup gerçek demokrasiye kavuşmak; Türk insanı olarak ortak idealimizdi. Bir yerden başlamak gerekiyordu; vesayetçilerin elinde silah vardı ve her daim onu milletin başının üstünde Demokles'in Kılıcı gibi tuttular. Süleyman Demirel'in dediği gibi; hiçbir seçilmişin elinde; o silaha karşı koyabilecek ikinci bir silahlı güç yoktu. Bunlardan hesap ancak; kararlı bir siyasi iradenin yanında, özel yetkili mahkemeler marifetiyle sorulabilirdi. Nitekim, öyle oldu. Böylece girilemez yerlere girildi; çağrılamaz makamlar ve kişiler çağrıldı. Bu durum elbette ilanihaye böyle devam edemezdi; etmemeliydi de. Düzeltme adına yapılan düzenleme elbette yeterli değildir. Şimdiki hal; vesayetten gerçek demokrasiye geçiş sürecidir ve elbette sancılı olması kaçınılmazdır. Özel Yetkili Mahkemelerin şok tesiri, başlangıçta gerekliydi ama bu şokun sürekliliği gereksiz olup; demokrasi ile bağdaşmaz. Artık hukuk devletinin gereklerini yerine getirmek için kolları sıvamalıyız. Zira herkes anladı; bundan böyle, hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak; er ya da geç; bir gün gelecek ve yapılanların hesabı sorulacaktır. Adı, sanı, unvanı, mevkii ne olursa olsun ve kim olursa olsun 'la yüsel' kendisinden hesap sorulamaz kişi olmayacak; herkes yaptıklarının hesabını verecek ve karşılığını görecektir. Mahut 35. madde; askere, cumhuriyeti koruma ve kollama görevi veriyor da; milleti, bu korumacı ve kollamacılardan koruyacak maddeden eser yok! İşin püf noktası burada!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT