BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 3 sene sabır

3 sene sabır

Türkiye’de 50-55 milyon insan açlık sınırında yaşıyor. Enflasyon yüzde 25’lere inmem diyor. Sanayi kapasite kullanımı yapamıyor. Turizm sektörü yatakları dolduramıyor. Ülkede her yıl istihdam düşüyor. İhracat ve ithalatta düşüşler görülüyor.



Türkiye’de 50-55 milyon insan açlık sınırında yaşıyor. Enflasyon yüzde 25’lere inmem diyor. Sanayi kapasite kullanımı yapamıyor. Turizm sektörü yatakları dolduramıyor. Ülkede her yıl istihdam düşüyor. İhracat ve ithalatta düşüşler görülüyor. Buna karşılık Türkiye IMF ile 3 yıllık bir istikrar programı yaptı, elini taşın altına soktu. Faizler düştü, döviz çıpası doğru gidiyor. Kamu küçülüyor, açıklar kapanıyor. Demek ki ekonominin artıları ve eksileri var. Bir yıl önce ise sadece eksiler vardı: Enflasyon canavarı azgın, faizler yüksek, devalüasyon kurtuluş simidi olmuştu!.. Türkiye döviz ve faizi çözdü. Kimse, devalüasyon beklentisinde değil. Öyle bir beklentisi olanlar da ‘havasını’ alıyor. Şimdi Türkiye’nin önündeki en önemli meselesi enflasyon. Önümüzdeki aylarda enflasyonun düşüşe geçeceği ve o ivmeyle sonbaharda da düşüşü sürdüreceği tahmin ediliyor. İki görüş Enflasyon konusunda Türkiye’de iki ayrı görüş var: Birisi, ‘Enflasyon hedeflerin 10 puan üstünde çıkar’ diyor; diğeri ise çok daha iyimser konuşuyor ve hedeflerin tutacağını iddia ediyor. İyimserlerle, karamsarlar arasındaki fark 10 puan. Dünya ortalaması olan yıllık yüzde 3 enflasyonu ölçü olarak aldığınızda 10 puan çok büyük bir rakam olarak görülebilir. Ancak Türkiye gibi yıllık yüzde 65 enflasyonla yaşayan bir ülkeye baktığınızda 10 puan çok önemli olmuyor. Önümüzdeki 3 yılda Türkiye enflasyonu tek haneli rakamlara çekebilecek gibi görülüyor. Dövizle borçlan Türkiye’de insanlar, ‘Dövizle borçlanıp, yatırım yapabilir miyim’ diye soruyor. Bu sorunun cevabı uzmanlar tarafından ilk defa, ‘Evet’ olarak veriliyor. Bu gelişmeler hiç de küçümsenecek gelişmeler değil. Türkiye geçen yıl 6.4 oranında küçüldü. Genç nüfusa sahip olan ülkenin küçülmeye tahammülü yok. Mutlaka büyümesi gerekiyor. Şayet Türkiye yılda yüzde 7’lik bir büyüme trendini yakalayamazsa açlık sınırında yaşayan kişi sayısı daha da artabilir. Devlet politikası Hükümetlerin elinde çok fazla politikalar yok. Enflasyon, devalüasyon ve büyüme... Her hükümet büyümeyi hızlandırmak için iktidar olur. Bugüne kadar bütün hükümetler enflasyonu devlet politikası haline getirdi ve büyümeyi enflasyonla sağlamayı düşündü. Bunda başarılı oldukları görülüyor. Ancak bu büyüme dengesiz ve sağlıksız oldu. Bir defa tasarruflar yerinde kullanılamadı. Vatandaşın biriktirdiği 3-5 kuruş repoda, faizde ve dövizde dolanıp durdu. Ayrıca enflasyon dönemlerinde yatırımcı haklı olarak bugün koyup, yarın almayı düşünüyor. Dolayısıyla uzun vadeli master planları yerine günübirlik yatırımlarla köşe dönmeler başladı. Yani bugüne kadar sağlanan büyümeler hiç de başarılı sonuçlar vermedi. Şimdi bu yanlışlıkların sona erdirilmesi için kollar sıvandı. Hatalardan vazgeçme sözü verildi. Türkiye nefesini tuttu, sonucu bekliyor. Bu bekleme dönemi çok zor ve ağır faturaları olan bir dönem olacak. Hepimiz dişimizi sıkıp, 3 yıl sonrasına kendimizi atmak mecburiyetindeyiz. Siyasi kavgalar ekonomik istikrarı hep etkiledi. Kısa vadeli tartışmalar hep sakat doğumlara sebep oldu. Sağlıklı nesiller istiyorsak, sağlıklı düşünmeliyiz. Türkiye’nin meselesi ekonomidir. Sivil toplum örgütlerine çok ama çok önemli görevler düşüyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99596
    % 0.31
  • 6.112
    % -1.05
  • 7.1947
    % -1.06
  • 8.0567
    % -0.84
  • 236.143
    % -0.78
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT