BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Onur ve Tolga ışıl ışıl

Onur ve Tolga ışıl ışıl

Trabzonspor, Sivaspor maçını kazandı ama yine mutsuzluk gözlerden okunuyor! Burak’ın gideceği bilindiği halde iyi bir golcünün alınmaması, yönetim zaafından başka bir şey değildir. Yeni transfer Janko, hala kapalı kutu. Güneş, bu oyuncuyu oynatmamakta adeta ısrarlı!



Trabzonspor, Sivaspor maçını kazandı ama yine mutsuzluk gözlerden okunuyor! Burak’ın gideceği bilindiği halde iyi bir golcünün alınmaması, yönetim zaafından başka bir şey değildir. Yeni transfer Janko, hala kapalı kutu. Güneş, bu oyuncuyu oynatmamakta adeta ısrarlı! Defansta sorunlar devam ediyor. Bamba, üç kişilik oynuyor! Zeki, ileride olur mu? Konuşmak erken. Orta saha bir curcuna. Güneş, hala bu yer için kafasında bir üçlü oluşturmamış. Buranın en iyilerinden Alanzinho bile bir hafta ilk on birde, ikinci hafta yedek kulübesinde. Futbolcular, kendilerine olan güveni kaybediyor! Trabzonspor’un en zengin yeri kalesi. Tolga ve Onur birbirlerine nazire yaparcasına mükemmel oynuyor. Bence kalecisi iyi olan takım, diğer takımlardan bir adım öndedir. Ama Trabzon’da böyle değil. Demek ki bir yerde terslik ve yanlış yapılıyor! >> Stark ve Terim Galatasaray, Old Trafford’ta direklere takılmasa, yeni bir tarih daha yazacaktı! Direklerin yanında bir de hakem facisı vardı ki, bu UEFA’nın ayıbı. Stark’ın ne mal olduğu bilindiği halde böyle bir maça verilmesi, G.Saray için “direklerden” daha büyük şansızlıktı! Umut ve Aydın’ın pozisyonlarına penaltı çalmayan bir hakeme ben hakem demem! Fatih Terim büyük bir yanlışla maça başladı, Elmander gibi, orta sahada da faydalı olacak bir santrfor varken, Umut-Burak ikilisiyle sahaya çıkmak, Stark’ın yaptığı hatalar kadar büyüktü! Terim’in imdadına Umut’un sakatlığı yetişti! Elmander oyuna girdi, orta sahada denge sağlandı. Terim’in ayrıca Melo ısrarı anlaşılır gibi değil. Melo’ya bu kadar sabır gösteren Terim’in Emre’deki tutumu, çifte standartın en belirgin örneği. >> “Kocaman” harakiri! Aykut Kocaman’ın Marsilya önünde yaptığına Japonca’da “harakiri” denir! Pes doğrusu; bir hocanın futbolcusunu bu kadar bariz şekilde kıskanması inanılır gibi değil! Kocaman bu işi ya bilmiyor ya da kovulup tazminat alma peşinde! 2-0 galipsin, maçın en iyi oyuncularından ve üstelikte mükemmel bir gol atan Alex’i oyundan alıyorsun. Rakip takım antrenörü bile en son Alex’i çıkarırdı! Biyenvenu ayakta duramıyor. Bu futbolcunun sahada olması bile Semih’e hakeret! Son on dakikada gol geliyorum diyor ama Aykut’ta bir kıpırdanma yok; tıpkı manken gibi! Mehmet Topal rakip hücumları karşılamak için sahada var ama ara ki bulasın! Mehmet Topuz takımın en iyilerinden biri, Kocaman nedense Alex ve ona takmış, dakika 68, kementi iki oyuncuya atıp dışarı alıyor. Aykut’un bundan sonra işi çok zor. Helel hele bir de Trabzonspor maçı kaybedilirse, yandı gülüm keten helva!.. >> Prim ve şehitlerimiz! Milli Takıma verilen primler bende hep soru işaretidir! Çünkü veriliş şekli yanlış. Tıpkı Estonya maçı galibiyeti için verilen 60’şar bin lira gibi! Bu verilen primin gruptan çıkma adına garantisi var mı? Peki çıkamazsak, verilen bu primler ne olacak? Bunun en adil şekli, gruptan çıktıktan sonra verilen primlerdir. Diğer ülkelerde şampiyonluklara, bizim bir maçta aldığımız prim veriliyor! Bu arada şehitlerimiz nedense hiç akıllara gelmiyor! Yalnızca atılan goller şehitlerimize armağan ediliyor; iyi de ben de diyorum ki, biraz da primler armağan edilse daha iyi olmaz mı?!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105324
    % 0.39
  • 3.472
    % -0.6
  • 4.1656
    % -0.39
  • 4.7068
    % -0.13
  • 146.472
    % -0.39
 
 
 
 
 
KAPAT