BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beş parmak

Beş parmak

Hepimizin hafızasında küçük ama etkileyici birçok hüzün sahnesi vardır.



Hepimizin hafızasında küçük ama etkileyici birçok hüzün sahnesi vardır. *** Dilenmeyi “meşru” hale getirmek için otomobil camı silmeye yeltenen bir kız çocuğunun, “Dokunma!” diye bağıran öfkeli şoföre bakışı mesela... Ya da, kocasının tekme ve tokadına karşı ellerini kaldırıp suratını korumaya çalışan kadının gözlerindeki endişe ve pişmanlık... Veya, bir televizyon stüdyosunda, yapımcıların reyting sofrasına meze olarak oturtulmuş, yirmi yıldır haber alamadığı evlatlık giden çocuğunu görmek üzere heyecanla bekleyen bir annenin, boşa açılan kapıyı gözyaşıyla izleyişi... Yahut, bir cezaevi aracının tavana yakın, küçük ve parmaklıklı penceresinden dünyaya hedefsiz ve bomboş bakan bir çift göz, belki... *** Benim hüzün albümüne kapak yaptığım enstantane Şaban Amca’ya ait... Şaban Amca’nın hepsi birbirinden değerli beş çocuğundan, doçent Reşat Ağabey’in trafik kazasında vefatı hepimizi derinden sarsmıştı. Edirnekapı Kabristanı’ndaki defin sona yaklaşmıştı. Binbir emekle okutup büyüttüğü oğlunun üzerinde bir toprak yığını giderek yükselirken, orada bulunanlardan birisi, mahzun şekilde mezara bakan Şaban Amca’ya sordu: - Kaç çocuğun var amca? Şaban Amca zayıf, yorgun, iri damarlı sağ elini boşluğa uzattı; beş parmağını açtı, titreyen parmaklarından bir tanesini, başparmağını içeri doğru kapattı, -bir bakıma iptal etti- , titreyen dudaklarla: - Dört tane kaldı, diyerek başını eğdi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT