BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Deriye pasaport

Deriye pasaport

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Hüseyin Demirci, Laleli’de yaşananları bütün sektör için “acı ama çok faydalı ders” olarak yorumluyor.“Rusya’dan gelen aşırı talep sebebiyle; Kanada, ABD ve Avrupa’yı çok ihmal ettik” diyen Demirci, Laleli furyasından da kazanılan paralarla sektörün kapasite ve teknoloji yatırımlarını tamamlama imkanı bulduğunu belirtti.



Türkiye’nin “kayıt dışı ekonomisi”nde en kahraman kayıtdışıcılar Laleli’de türemişti. Bavul ticareti furyasında Rusya’dan gelen aşırı talep yılda 8 milyar dolarlık ciroları da beraberinde getirmiş ve IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar bile bu işe şaşmıştı. Şimdilerde bavul ticareti kavramı çok küçük cirolarla kendi halinde sürüyor. Ancak furya döneminde parası olan herkesin Laleli’de tüccar ya da Laleli’ye mal üreten “sanayici” olması bazı sektörlere son iki yıldır ağır bir sancıyı yaşatıyor. Belki de en büyük sancı deri sektöründe. Çünkü Rusların deri giysi ve diğer deri ürünlerine talebi çok yüksekti. Bu yüzden de Türk dericiliği inanılmaz bir çıkış ve iniş yaşadı. Yatırımlar tamamlandı Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Hüseyin Demirci, bütün bunların eleştirilecek çok yönleri olduğunu ancak, sonuç olarak acı da olsa çok iyi bir ders alındığını söylüyor. Demirci, “Aslında zaten derici olan eski köklü firmalar yine işlerinin başında. Ama ‘Bu işte iyi para var’ deyip girenler bavul ticareti gerileyince büyük ölçüde yok oldular” diyor. Demirci, yüksek ciroların yaşandığı dönemde sağlanan kaynak ile Türk deri sektörünün kapasite ve teknoloji yatırımlarını büyük ölçüde tamamlama imkanı da bulduğunu bunun ayrıca önümüzdeki dönem için büyük avantaj olduğunu söylüyor. Demirci, yaşananlardan sonra kaliteli mal üretebilmenin, ihracatın ve markanın öneminin çok daha iyi anlaşıldığını sektöre ciddi bir istikrar da geldiğini düşünüyor. Demirci bu anlamda Rusya’dan kazanılan paraların boşa gitmediğini moda yatırımı yapabilen firmaların sayısında ciddi bir artış olabildiğini belirtiyor. Haydi dünyaya Hüseyin Demirci, dernek olarak sektörün global ticaretin her türlüsünü hakkıyla yapabilmesi, büyük pazarlarda yeni paylar kapabilmesi için çok ciddi eğitim, pazarlama, mevzuat, bilgilendirme programları uyguladıklarını belirterek, “Pasaportsuz derici kalmayacak. Bütün arkadaşlarımız hedef pazarlara girmek için imkanlarını değerlendirecek. Biz yol göstereceğiz. Hangi ülkede hangi firma nasıl bir mal istiyor üyelerimize hemen bildiriyoruz” dedi. Demirci, dernek olarak sektörel bir dış ticaret şirketi de kurduklarını ve bu şirketin 1999’da 300 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini hatırlattı. Demirci, “Derneğimiz sektörün mali altyapısını da kurup geliştirecek. Böylece maliyetleri düşürme, daha ucuza daha etkin pazarlama yapabilme gibi hedefleri başaracağız” dedi. Yunanistan fırsatı Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Demirci’ye göre Yunanistan Türk dericileri için yeni bir fırsat getiriyor. Dostluk rüzgarı sayesinde Yunanistan’a gelen turistlerin ihtiyacı olan deri giysi ve eşyanın Türkiye’den sağlanması gibi yeni bir ticaret trendi ortaya çıkmış. Türk dericileri de bu konudaki talebi değerlendirmeye başlamış. Hüseyin Demirci’ye göre; Türk dericisi için Rusya yine çok önemli bir pazar olarak kalacak. Bu pazara yönelik faaliyetler sürecek. Ancak, ayrıca ihmal edilen Avrupa pazarı, ABD ve Kanada’ya hızla açılmak gerekiyor. Bunun için de sektörün ortak hareket etmesi gerekiyor. Fuarları birlikte organize etmek, stratejik kentlerde bürolar açmak, hedef ülkelerin vergi ve ticaret mevzuatlarını incelemek v.b faaliyetleri artırmak gerekiyor. Deri giyim kuzey ülkeleri için büyük önem taşıyor. Bu yüzden de deri modasını bu ülkeler yönlendiriyor. İngiliz modacı John Galliano’nun imzasını taşıyan bu giysi geçen yıl Fransız modaevi Christian Dior için tasarlanmıştı. Türkiye’nin de deride moda trendlerine uyması ve bu alanda üretim yapması gerekiyor.. Seramik te dev evlilik ürkiye’nin seramik devi, Kale Grubu’nda yeniden yapılanma sürüyor. Çanakkale Seramik ve Kalebodur tek tüzel kişilik altında birleştirildi. Kale Holding Murahhas Aza Yardımcısı Zeynep Bodur Okyay konuyla ilgili olarak, “Yeniden yapılanmanın ilk bölümünde Seramik Grubu’nda yer alan Çanakkale Seramik ve Kalebodur şirketlerimizi birleştirme çalışmalarını başlattık. Çanakkale Seramik Sanayi A.Ş. ve Kalebodur Seramik Sanayi A.Ş ‘ nin Olağanüstü Genel Kurulları yapıldı ve seramik sektöründe faaliyet gösteren bu kuruluşlar tek bir çatı altında birleşme kararı aldılar. Yeni şirketin adı da Kalebodur - Çanakkale Seramik Sanayi A.Ş. olacak” dedi. Yeni şirket Çanakkale Seramik ve Kalebodur markaları altında üretim yapmaya devam edecek. Kalebodur ile Çanakkale Seramik’in birleşmesi seramik sektöründe dünya çapında önemli bir karar olarak yorumlanıyor. Birleşme ile Balkanlar’dan Çin’ e kadar çok geniş bir alanda en büyük seramik şirketi ortaya çıkmış oldu. Üretim kompleksi ise bu birleşmeden sonra Avrupa ve Amerika kıtalarında faaliyet gösteren diğer üretici firmalar arasında da tek çatı altında üretim yapan en büyük seramik yer ve duvar karoları üreticisi konumuna geliyor. Zeynep Bodur Okyay birleşmenin gerekçesini, “uluslararası rekabette daha güçlü olma isteği” diye yorumladı. Okyay, birleşmenin şirketleri sermaye açısından daha güçlü bir konuma getirdiğini, verimliliği artıracağını, maliyetleri düşüreceğini, sinerji sağlayacağını ve genel olarak rekabet gücünün artmasını sağlayacağını vurguladı. Kalebodur-Çanakkale Seramik birleşmesi borsa için de önemli bir karar oldu. Zeynep bodur Okyay, birleşmenin “halka arz” getireceğini belirterek, yeni şirketin hisseleri en kısa sürede halka arz edilecektir” dedi. Siemens’ten genç operacılara ödül Siemens’in sanat dünyasına yeni yetenekler kazandırmak ve genç sanatçıları teşvik etmek amacıyla düzenlediği geleneksel “Siemens 2000 Sanat Ödülü Yarışması”nda Ari Edirne birinci, Perihan Nayır ikinci ve Zibelhan Dağdelen üçüncü oldu. Bu yıl yedincisi gerçekleştirilen ve birçok genç sanatçıya sesini duyurma imkanı veren Siemens 2000 Sanat Ödülü Yarışması, İMKB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ödül töreni ve final konseri ile sona erdi. Ericsson ve Turkcell’den resim yarışması Ericsson ve Turkcell’in sponsorluğunda gerçekleşen “Bodrum Antik Sur Restorasyonu” çerçevesinde Bodrum’un kültürel ve tarihi zenginliklerini yeni nesillere aktarmak amacıyla “Öğrenci Gözüyle Myndos Kapı Resim Yarışması düzenledi. Yarışmanın sonuçları 23 Nisan günü açıklanacak ve kazananlar ödüllendirilecek. Aksel perakendecinin yüzünü güldürüyor Toptan ayakkabılıcıkta yepyeni bir anlayış olan Aksel, İkitelli’deki 1000 metrekarelik showroom’unda hizmet vermeye başladı. Aksel’in en belirgin ve en çarpıcı özelliği ise Türkiye’nin en büyük toptan ayakkabı satış ve pazarlama organizasyonu olmasıdır. Toptancı ve üreticiyi bir merkezde buluşturan Aksel’in bünyesinde her zaman 100 bin çift ayakkabı bulunacak. Bu arada Aksel Genel Müdürü Mehmet Akaydın üretici firmaların pazarlama, mağazaların da stok riskini azalttıklarını söyledi. Casio’dan iki yenilik Casio’nun Türkiye distribütörü ERSA İthalat ve Ticaret yaşamınızı renklendirecek iki yeni ürünü piyasaya sundu. Casi MT-G kol saatleri iş yaşamında olduğu gibi günlük hayatta da rahatça kullanılabilecek özellikte. Casio’nun diğer yeni ürünü ise teknoloji ve fotoğraf tutkunlarının merakla beklediği Casio XV-3000 EX Dijital fotoğraf makinesi. 245 adet görüntü elde edilebilen Casio QV-3000 EX ile 2 saniyelik aralıklarla kayıt yapılabiliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT