BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Öksüz ve GSM

Öksüz ve GSM

GSM 1800 ihale Zarfı’ndan iş Bankası’nın 2 milyar 525 milyon dolarlık teklifi çıkınca yer yerinden oynadı ve her kafadan bir ses çıktı. Hadise, soğukkanlı bir şekilde değerlendirildiğinde devletin de iş Bankası’nın da kazandığı görülüyor.



GSM 1800 ihale Zarfı’ndan iş Bankası’nın 2 milyar 525 milyon dolarlık teklifi çıkınca yer yerinden oynadı ve her kafadan bir ses çıktı. Hadise, soğukkanlı bir şekilde değerlendirildiğinde devletin de iş Bankası’nın da kazandığı görülüyor. Ayrıca borsadaki yükseliş ile Türkcell ve Telsim’deki değer artışı da ilâve edilecek olursa, her kesimin kazandığı ortada. Üstüne üstlük Telekom’un da belli bir kıymet artışı gözönünde tutulursa, bu ihale çifte kavrulmuş kadayıf oldu. Bugün GSM 1800’ün ikinci santral ihalesi yapılacak. Erteleme de söz konusu. Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’e, ‘ihale olmazsa ne olur’ diye sordum. Öksüz, bir ihaleden iki ihale parası almanın rahatlığıyla, “Çare çok” cevabını verdi. iş kazandı GSM 1800 ihalesi’ni bir kaç yönden açmak lâzım. Önümüzdeki yıllarda bankacılığın internet ve cep telefonu ile yapılacağını bilen iş Bankası’nın 2 milyar 525 milyon dolar vermesi bu işi bilenleri bile şaşırttı. Esasında şaşıracak bir şey yok. iş Bankası’nın kasasından, ihale bedeli olan 1 katrilyon 700 trilyon liranın yarısı çıkacak olmasına rağmen, hisseleri 1 katrilyon 600 trilyon lira arttı. Diğer büyük bankalar gibi iş Bankası’nda da 7-8 milyar dolar para var. Geçmişte bono alıp, parayı devlete yüksek fiyatla satıyordu. Enflasyonsuz dönemde para satmak zorlaşıyor, maliyetler yükseliyor. Bankaların ya evlilik yapması, ya da yatırıma gitmesi gerekiyor. iş Bankası POAşve GSM 1800’ü almakla parasını yatırıma kaydırdı. Başkasının yatırımına finansman sağlayıp, uykusuz kalacağına; kendi kontrolündeki yatırımlara para bağladı. POAşolsun, GSM olsun; her ikisi de her gün taze para getiren işler. Böylece iş Bankası mevduat sıkıntısı çekmekten de kurtuldu. Siyasetçiye güven Gelelim Ankara’ya... Kamuoyunda GSM 1800 ihalesi 700-800 milyon dolar olarak seslendiriliyordu. ihaleye katılan firmaların dördü de 1 milyar 200 milyon dolar civarında fiyat verdi. Enis Öksüz ve Özelleştirme idaresi Başkanı Uğur Bayar, firmalarla kapalı kapılar ardında anlaşsa ve fiyatı 1 milyar dolar civarına çekselerdi; kimsenin diyeceği bir şey yoktu. Devletin kasasına beklenin üç katı para girdi. MHP’li bakanların devletçi kafaya sahip olması, benim gibi liberal düşünen birisini pek tatmin etmiyordu. Ancak böyle şaibesiz ve devlete kazandıran devletçiliğe can kurban!.. Hülâsa, pahalı özelleştirmenin de yapılabileceğini ve böyle de tarafların kazanabileceğini görmüş olduk. iş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince’nin uzun vadeli düşünebilen birisi olması ve Şişe Cam’la birlikte iş Bankası’nın bugün Türkiye’nin en büyük holdingi durumununa geldiği görülüyor. Uğur Bayar’ın heyecanı, özelleştirmeyi ülkenin yüzakı haline getirdi. Demek ki oluyormuş Bakanlığa geldiğinde Telekom’un bedeli 9 milyar dolar iken bugün 30 milyar dolarlarla ifade edilmesini sağlayan Enis Öksüz ise siyasetçinin güven tazelemesine sebep oldu. GSM ihalesi başta olmak üzere ‘Tüp Geçit Projesi’ni akşam sabah uygulamaya sokuyor olması ve istanbul-Ankara arasındaki hızlı tren çalışmalarına otobüs firmalarını da ortak ederek sonuca bağlaması Enis Öksüz’ün artıları olarak görülüyor. Ahmet Kenan Tanrıkulu, Sadi Somuncuoğlu, Koray Aydın, Hüsnü Yusuf Gökalp ve Osman Durmuş gibi yatırımcı bakanlıkların tepesindeki kişilerin başarılı olmada zorlanacaklarını düşünüyordum. Yanıldığımı itiraf edeyim: Evet hepsi yatırıma aç fakat bütçesi sıfır seviyesindeki bakanlıkların başına gelmişti ama savurganlığa çare buldukları, ‘devletin malı deniz’ demedikleri için ve tasarrufla sistemin dişlileri arasından finansman çıkarmayı başardı. işi bilmeleri ve iyi niyetleri de buna eklenince, hepsi vatandaşın karşısına çıkabiliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT