BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Atasözlerini anlamak!..

Atasözlerini anlamak!..

Bazı kimseler, atalarımızın tecrübe mahsulü kıymetli sözlerindeki incelikleri anlamadıkları veya ters anladıkları için, ceddimize dil uzatıyorlar. Halbuki atasözlerinin çoğu hadis-i şerif mealleridir. Yahut İslam âlimlerinin sözleridir. Bazı örnekler verelim ...



Bazı kimseler, atalarımızın tecrübe mahsulü kıymetli sözlerindeki incelikleri anlamadıkları veya ters anladıkları için, ceddimize dil uzatıyorlar. Halbuki atasözlerinin çoğu hadis-i şerif mealleridir. Yahut İslam âlimlerinin sözleridir. Bazı örnekler verelim: (Dilini tutan başını kurtarır) atasözü için dinimize aykırı deniyor. Halbuki bu söz, bir hadis-i şerif mealidir. Susan, iki cihanda da başını dertten kurtarır. İbni Mesud hazretleri, (Hapse, dilden daha layık bir şey yoktur) buyurmaktadır. Hz. Ebu Bekr, konuşmamak için ağzına taş kordu. Yine bir atasözü vardır: Bana benden olur, her ne olursa, Başım selamet bulur, dilim durursa. Dilini tutmak, ona sahip olmakla ilgili bir çok hadis-i şerif vardır. Bazıları şöyledir: (Dilini tutan kurtulur.) [Tirmizî] (Rahat isteyen sussun!) [Ebuş-şeyh] (Selamet isteyen, dilini tutsun!) [İ. Ebiddünya] (Susmak, hikmettir.) [Deylemî] (En makbul amel dilini tutmaktır.) [Taberânî] (Dilini tutan, şeytanı mağlup eder.) [Taberânî] (Sükut eden bir mümine yakın olun! O hikmetsiz değildir.) [İbni Mace] (Ya hayır konuş ya sus!) [Buharî] (Çok konuşan çok yanılır.) [Taberânî] (Kurtuluş için dilini tut, evinde otur, günahların için ağla!) [Tirmizî] (Kişiyi cehenneme sürükleyen dilidir.) [Tirmizî] (Dilini tutmayan, tam imana kavuşamaz.) [Taberânî] (Çok konuşmak kalbi karartır.) [Beyhekî] (Kusurların çoğu dildendir.) [Taberânî] (Allahı görür gibi ibâdet et, kendini ölmüş say, daha iyisi ise dilini tutmaktır.) [Taberânî] (Rahat olmak isteyen sağır, kör, dilsiz olmalıdır) sözüne de şahsiyetsizliğe sevk ediyor diye saldırıyorlar. Yukarıdaki hadis-i şerifler de bu sözün doğru olduğunu göstermektedir. (Yiğitlik ondur, biri kaçmak, dokuzu hiç görünmemek) sözünde bir pasiflik görünüyor gibi ise de, yiğitlik, kabadayılık değildir. Kavga çıkaran, baş yaran, belâsından yanına varılmayan kimseye yiğit denmez. Yiğit, haklı olduğu, gücü yettiği hâlde, affeden, intikam almayan, kavga etmeyen, iyi geçinen kimsedir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Yiğitlik, pehlivanlık hasmını yenen değil, öfkesini yenendir.) [Buharî] Savaşta düşman karşısında cesur, fakat Müslümanlar arasında gayet mütevazı olan yiğittir. (Her koyun kendi bacağından asılır.) atasözü de yanlış anlaşılmamalıdır! Fransa’daki birinin günahı, Mısır’daki bir kimseden sorulmaz. Herkesin günahı, sevabı kendine aittir. Kur’an-ı kerimin çeşitli yerlerinde bu husus açıkça bildirilmiştir. Fakat kişi, emrinin altındakilerden mesuldür. Başkalarının işlediği kötülükleri önlemek herkesin vazifesi değildir. Abdülgani Nablüsi hazretleri (Söz ve yazı ile emr-i maruf âlimlerin vazifesidir. Kalb ile, duâ ederek günah işleyene mani olmaya çalışmak da her müminin vazifesidir. El ile müdahale ise devletin vazifesidir.) buyuruyor. (Dünya mümine cehennem, kâfire ise cennettir) sözü de doğrudur. Çünkü hadis-i şerifte (Dünya mümine zindan, kâfire de cennettir.) buyuruldu. Mümine dünyanın zindan olması, cennete göredir. Cennette ebedi nimetler karşısında dünya zindan gibi, cehennem gibi olmaktadır. Kâfirler için de cehennem azabı, o kadar şiddetli olacaktır ki, dünyadaki en şiddetli işkence bile hafif gelecektir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT