BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bakışları karşısında eriyorum

Bakışları karşısında eriyorum

"Evlatlarından söz açmak istemiyordu... Biz de soramıyorduk... Çünkü onlardan söz açıldığında baba yüreği olarak dayanamıyor ağlıyordu... "



Uyumuş kalmış zavallı... Gece mesaisi... Gece 24.00'den sonra pek hareket olmuyor... On bin nüfuslu bir ilçe... Bir de kasabanın çıkışında bir yerde... Böyle bir benzin istasyonu... Ama çalışan tek kişi... Markete de o bakacak... Patron ve misafiri geldiğinde çayını da o verecek... Benzini de o dolduracak... Hesabı da tutacak... Kuruş açık vermeyecek... Bir kişi bu tempoya nasıl ve ne kadar dayanacak. Ayaklarına kara sular inmiş... Ortam biraz sakinleşince oturduğu sandalyede uyuyuvermiş...Öldürülen o pompacının tedirginliği vardı üzerinde... Zordu gerçekten işi... Peki mecbur muydu? Evet... Gerçekten çok mecburdu. Onun mecburiyeti kendisi değildi... İkisi yatalak üç engelli çocuğu için çalışması gerekiyordu... Ve dahası galiba çocuklarını haftada iki kez rehabilitasyon merkezine götürmesi gerekiyordu... En yakını İzmir'deydi. İki yavruyu o halde özel aracı olmadığı için otobüslerde minibüslerde götürüp getirmeye çalışıyordu. Evlatlarından söz açmak istemiyordu... Biz de soramıyorduk... Çünkü onlardan söz açıldığında dayanamıyor ağlıyordu... Bıkmak ne kelime... Gözyaşları bu çocuklarına bir şey yapamamanın çaresizliğineydi... Diyordu ki: -Eriyorum onların mahzun bakışları karşısında... Konuşsan da anlamıyorlar sözünü... Verirsen ağızlarına bir lokma yiyorlar... Ne kendilerini biliyorlar ne bizi... Tam da ağzı var dili yok... Yetemiyorsunuz... Mümkün olsa canınızı vereceksiniz. Ama veremiyorsunuz işte... Arkadaşımın çaresizliğini anlatmak o kadar zor ki... Kelime bulamıyorum... Gece yarısı acil bir durum olsa bile yapacağı iki şey var... Ya bu çocuklarını o rahatsızlıkla baş başa bırakacak... Ya da benzin istasyonunu âdeta terk edip eve koşturacak... Çünkü gece istasyonda kendinden başka kimse yok... E söylesin iş yerine bir eleman daha alsınlar... Demesi kolay... İş yeri diyor ki, burası bir kişiyle çalıştırılır. Eğer üstesinden gelemiyorsanız sırada çalışmak isteyen çok insan var... Peki aldığı ücret? Elbet asgari... Bir de asla açık vermemeli... Eğer bir kuruş açık çıkarsa maaşından anında kesiliyor... Evde üç engelli çocuk ve çaresiz hanım ekmek bekliyor... Yok ki bir imkân yardımcı olalım? Derken geçen öğrendim ki işten ayrılmak zorunda kalmış. Çünkü takat getirememiş. Evde çoluk çocuğunun derdiyle uğraşırken gece nöbetinde asgari ücretle hem de iki belki üç kişinin yapması gereken işi tek başına yetiştirememiş. "Sen bilirsin" demişler. "Çalışamazsan çalışacak insanlar sıra bekliyor." Şimdi üç engelli çocuğuyla hayatın önündeki engeli aşmaya çalışıyor bu baba... Allah yardım etsin... M.B.-Manisa
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT