BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dinozor Scala

Dinozor Scala

Bilmem kaç yaşındaki Nevio Scala’yı çok beğeniyorum. Taraftarın, basının ve yönetimin uyarı ve eleştirilerine kesinlikle komplekse kapılmadan müsbet cevaplar veriyor.



Çevrenin ateşini ve heyecanını söndürdükten sonra yine bildiklerini uyguluyor. Normali de bu. Scala’nın bir başka özelliği de geniş bir eleman kitlesini her zaman hazır tutması. Sık sık adam değiştiriyor, ezbere onbirle sahada inatçı kök salmalar yapmıyor. Jupp Derwall’den sonra G.Saray’da görevi devralan bazı Almanlar, Saftig’ler, Hollman’lar keçi gibi inatla sahaya devamlı aynı onbiri sürüyor ve değişiklikleri son 3-5 dakikada yaparak G.Saray’ın yedek hazinesini dumura uğratıyorlardı. Onlar da yabancı, Scala da... Ama arada bir fark var, o da Akdenizlilik farkı, mutlaka göze çarpıyor. Beşiktaş’ı iyi oynamıyor diye devamlı eleştiriyoruz. Ama Beşiktaş devamlı kazanıyor. Bu işte bir garip hüner seziyorum? O da, Scala’nın sihirli değneğinden başka bir şey değil ki... Scala’nın geçmişi, futbol kariyeri ve insani artıları Kartal’ı yükseklere uçuracak gibi görünüyor. İster misiniz, bugünkü kurada G.Saray ve Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde karşı karşıya düşsün. O zaman gerçekten üzülürüm. Çünkü, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde iki güzide ekibimizin ayrı gruplarda yarışmasının Türkiye’ye de önemli katkıları olur. Yeri gelmişken, hakkını verelim... Bravo TRT’ye... Bizi, kahve ve birahane köşelerinden kurtararak, L.Moskova-Beşiktaş karşılaşmasıyla güzel bir maç seyrettirdi. Hüseyin Başaran, TRT’nin uslüp ve kalitesine uygun güzel bir maç anlattı. Ömer Üründül ise her zamanki gibi kitabiydi. *** Beşiktaş, 1959-60 sezonunda Andrea Kutik isimli Macar bir hoca ile İstanbul Ligi’nde uzun yıllar beklediği şampiyonluğa Türkiye Ligi’nde ulaşırken, bu seneki görüntüleri vermişti. Macar hoca, Scala’dan daha yaşlı, son derece tecrübeli, insan psikolojisini iyi bilen birisiydi. Şu anda 90 yaşlarında hâlâ taş gibi aramızda dolaşan ünlü cimnastikçi Abbas Sakarya’ya “kolej takımı” olarak nitelendirilen Beşiktaş’ı teslim etmiş, Sakarya sahada gencecik Beşiktaş’ın turşusunu çıkarmaya başlamıştı. Sabahtan akşama kadar sıkı idmanlar yaptırıyor ve körpecik bir takımı lige hazırlıyordu. Takımın en tecrübeli ve yaşlısı Nazmi Bilge, ünlü dansöz vamp Özcan Tekgül’ün tekelinden kurtarılmış, takımın başına bir baba olarak getirilmişti. Karadeniz’den Şenol, Beylerbeyi’nden Birol isimli iki oyuncu skorer olarak Ahmet, Nazmi ve Arif’e ayak uyduruyorlardı. Beşiktaş tarihinin takımda 450’den fazla oynayan gerçek kahramanlarından K.Ahmet fevkâlade bir performans göstermesine rağmen anonslarda harcanıp gidiyordu. Dolmabahçe’nin davudi sesli anonsörü Nefii forveti okurken, Arif - Nazmi - Şenol - Birol dedikten sonra kısaca bir duraklıyor o anda tribünler “Goool” avazeleriyle stadyumu inletiyorlardı. Tabii bu arada olan sol açık K.Ahmet’e oluyordu ve onun ismi kaynayıp gidiyordu. İşte bu gençleştirilmiş kadro her maçı 1-0, 2-1’lik sonuçlar alarak ipi göğüsleyiverdi. Andrea Kutik’i idmanlarda ve maçlarda kruvaze elbise ve kravatının dışındaki bir kıyafetle kimse görmemişti. Ama adamın kafası futbol doluydu ve gerçek bir profesördü. Kartal’ın dünü ve bugünü gözlerimin önünden bir şerit gibi akıp geçti. Şimdiki neslin kafası pek basmadığı için kaliteli tecrübelilere “Dinozor” yaftası yapıştırdığı bir devirde keşke bütün hocalar “Dino Kutik” ve “Dino Scala” gibi olsa...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96384
    % 1.04
  • 5.7414
    % -0.36
  • 6.3618
    % -0.39
  • 7.0428
    % -0.39
  • 279.903
    % 0.73
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT