BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şahsiyetli insan ihtiyacı

Şahsiyetli insan ihtiyacı

Evet doğru; çocuğunuz, mümkün olabildiğince en iyi okullarda okusun, gücünüz elveriyorsa dışarılarda tahsil yapsın, lisan öğrensin; hatta bir değil, iki dil bilsin, doktorası olsun.



Evet doğru; çocuğunuz, mümkün olabildiğince en iyi okullarda okusun, gücünüz elveriyorsa dışarılarda tahsil yapsın, lisan öğrensin; hatta bir değil, iki dil bilsin, doktorası olsun. Bunların hepsi güzel, hepsi lazım; ülkenin toplam kalite değeri bakımından seviye yükseltici. Ne var ki çocuk-genç eğitimi... Evlat yetiştirme. Oğlan-kız büyütme bunlardan ibaret, yani; hayat dört köşe değil. Hayat, iyi çocuk yuvaları, azınlık mektepleri, Anadolu liseleri, kolejler, gözde üniversitelerle bitmiyor. Hayatın tadı, güzelliği insanî tarafı bunlardan öte... Kişilik veya şahsiyet denen bir başka mesele daha var. Esas lazım olan bu... Baştan sona bütün sınıfları en üst derecelerle geçse, teşekkürler, takdirler, şiltler, madalyalar alsa, dünya çapında dereceleri olsa, en iyi üniversiteleri bitirse bile şahsiyet yerine oturmamışsa bunların çok da kıymeti yoktur. Şahsiyet, diğer bir ifade ile kişilik, karakter düzgünlüğüdür. Toplum hayatında son senelerdeki en büyük noksanlık karakter zaafı. Bu bir illet haline geldi. Öyle ki önemli unvan ve makam sahipleri endişe verecek ölçülerde karakter zaafı gösterdiklerinden hastalık artık fark da edilemiyor. Karakter bozukluğuna karşı çıkma imkânı her gün azalmakta. Onun için çocuğunuza eğilmemeyi öğretin. Dürüst olmayı, dürüst kalmayı. El açmamayı, dilenmemeyi... Doğru söylemeyi, doğru söyleyenin yanında yer almayı... Dalkavukluk, insanoğlunun düşebileceği en aşağılık haldir. Bu hal, yaygınlaşıyor, kökleşiyor ve meşrulaşıyor. Doğru konuşan, doğru yazan insan sayısı giderek azalmakta. Her şey çıkar endeksli, her hesap, günü ve yarını kurtarmaya dönük. Bu aydın hastalığı bir ur gibi vücudu sarmakta. Dalkavukluk, habis bir illet...yalnız o değil. Dalkavukluk edenlerden memnun olanlar da hasta. Nerede olursa olsun iktidar sahipleri bilmeli ki kuvvet ellerinden çıktığında kendilerine ilk darbe dün yanlarında yörelerinde dolaşanlardan gelecektir. Karakter sahibi namuslu aydını azalan ülkeler AB’ye girse ne yazar, BM’de olsa ne çıkar. Oralarda işler hep karışıktır. Doğrular ya söylenmez veya işitilmez. Ankara’da kurumları menfaatçiler kuşatmış durumda. Havayı bulandırıp durmaktalar. Bu toz duman arasında gerçeği görüp doğru karar vermek öyle zor ki. Bizans entrikaları bugünün hilebâzlıkları yanında hiç kalır. Türkiye’ye, O’nun zamanlarına yazık oluyor. Okur yazar oranı yüzde yüzü buldu Ya şahsiyetli ve haysiyetliler kaçta kaça düştü?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT