BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hapishaneler ve af

Hapishaneler ve af

Siyaseti tefrikaya düşmek, kamplara bölünmek ve eğri de olsa kendi doğrularından başka doğru görmemek şeklinde anlamak, bizi netameli günlere getirdi.



Siyaseti tefrikaya düşmek, kamplara bölünmek ve eğri de olsa kendi doğrularından başka doğru görmemek şeklinde anlamak, bizi netameli günlere getirdi. Öyle ki, herkesin doğrusu kendi yanlışlarıdır. Bu akıl almaz hal, sistemin yokluğundan kaynaklanıyor. Daha açık bir ifadeyle, adı var kendi yok bir sistemde her önüne gelen, kendi yanlışlarını doğru diye dayatıyor ve biz bunun adına demokrasi diyoruz ki, dünyada bunun emsali yoktur. Bu ucube anlayış ve tatbikattan en ziyade beslenenler ve milletin başına bela olanlar; kanun ve nizam tanımayan suçlu fert ve bunların meydana getirdikleri suç çeteleri ve suç örgütleridir. Kabile devletlerinde bile, devletin varlık sebebi, evvel emirde o ülke sınırları içinde yaşayan yerli ve yabancı insanların can ve mal güvenliğini temin etmektir. Hapishanelerimizin kangren hali malum. Devletin güvenlik güçleri terör örgütleri, çete ve suçlularla verdikleri amansız mücadeleler sonucu hapishaneleri tıka basa mahkumlarla doldurduk. Ama, gelin görün ki, hapishaneleri çete ve suç örgütlerinin yönetimine terk ettik. Devletin kontrolü dışında kalan hapishaneler, koğuşlu sistemleri sayesinde birer okul haline getirildi. Her türlü kanunsuzluğun gırla gittiği hapishanelerde; eğitilmesi ve topluma kazandırılması gereken mahkumlar birer devlet ve millet düşmanı olarak yetiştiriliyor. İçerde mahkumlar, kendi aralarında mahkemeler (!) kurup, kendilerince suçlu gördüklerini rahatlıkla öldürebiliyorlar. Çete başları, içerdekilerle beraber, dışarıdakileri de rahatlıkla haraca bağlayabiliyor. En son marifetlerini geçen gün televizyon ekranında gördük. Yandaşlarını cebri ölüme göndermek için karar alıyor ve bunu, onlarca insanı göz göre göre ölüme itmek pahasına, iki ay süreyle uyguluyorlar. Devlet erkanı, hapishaneleri bu gayya çukuru hallerinden kurtarmak için F tipi cezaevlerinde karar kılıyor ve hızla bunların inşaatlarına başlıyor. Bitirilen birkaç tanesi, Adalet Bakanı’nın nezaretinde basın mensuplarına da gezdiriliyor. Üçer kişilik odalar halinde ve son derece modern ve güvenli olarak inşa edilen F tipi cezaevleri, Batı’dan da tasvip görüyor. Zira kendileri de aynı cezaevlerini kullanıyorlar. Bu arada hükümet, iki yanlışı birbiriyle ilintili kılarak arka arkaya işliyor. Bunlardan birincisi, iki senedir dillerine doladıkları ve neticesinde, Rahşan Ecevit’in bile; ‘Bu benim affım değildir!’ dediği ne hukuki, ne adil ve ne de insani olan bir aftır. İkincisi ise, F tipi cezaevlerini askıya almak ve nasılsa afla boşalacak hapishanelerde, şimdilik kaydıyla mahkumlara yer bulmuş olmak! Halbuki, F tipi cezaevleri hükümetin değil, devletin politikası idi. Ve bunun kararı MGK’da alınmış ve hükümetlere tavsiye edilmişti. Hangi makam ve görevde olursa olsun siyasetçinin, devleti bu denli zaafa uğratmaya hakkı yoktur. Nitekim, bunu sayın Başbakan da anlamış olacak ki; ‘hiçbir devlet bu talepleri karşılayamaz’ demek zorunda kalmıştır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT