BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zor günler geri geliyor

Zor günler geri geliyor

Ekonomide iyi başlayan ama kötü biten bir yılı geride bıraktık. 2000 yılının en önemli olayı hiç şüphe yok ki, enflasyonla mücadele kampanyası.. Ve sonucunda batan bankalar, yaşanan likidite krizi ve IMF'ye verilen ikinci niyet mektubu..



Ekonomide iyi başlayan ama kötü biten bir yılı geride bıraktık. 2000 yılının en önemli olayı hiç şüphe yok ki, enflasyonla mücadele kampanyası.. Ve sonucunda batan bankalar, yaşanan likidite krizi ve IMF'ye verilen ikinci niyet mektubu.. 2001 yılı için kimse artık ümitli konuşmuyor. Tatlı kazanç kapıları kapandı. Zor günler geri geliyor. Özellikle bu ay çok sıkıntılı geçecek. Devlet tahvil satacak. Bankalar yüksek faiz teklifleriyle Hazineyi sıkıştıracak. Dışardan borç bulamayan devlet buna evet demek zorunda kalacak. Ve bütün hesaplar yeniden yapılacak. Esnaf kan ağlıyor Bugüne kadar ekonomik yaşamımızı kredilerle sürdürdük. İyi mi yaptık, kötü mü yaptık? O ayrı bir tartışma konusu ama yeterli üretimi yapmadan borç alarak yaşamak bize çok pahalıya maloldu. Etrafımıza bakıyoruz. İnsanlar çalışmıyor. Çalışmak isteyenler iş bulamıyor. İş bulanlar aldığı para ile geçinmekte zorlanıyor. Milli gelir 3 bin dolar zincirini bir türlü kıramadı. Etrafında dönüp duruyor. İşadamı, tüccar, sanayici, esnaf resmen kan ağlıyor. Bayram ve yılbaşı dolayısıyla belirli sektörlerde biraz canlılık yaşandı, o kadar.. Firmalar düzenledikleri kampanyalarda inanılmaz fiyatlarla halka mal satma yarışına girdi. Otomotiv sektörü resmen kilitlendi. Artan vergilerden çok bankaların kredi musluklarını kapatmaları bu sektörü durdurdu. 2001'in otomotivcilerin kara yılı olacağını şimdiden ilan edebiliriz. Vatandaş santimle harcıyor Piyasadaki durgunluk bugün ortaya çıkan bir sorun değil. Enflasyonun düşmesi ile fiyatlar aşağı ineceğine, vatandaşın para harcamayı durdurması, esnafa sinek avlatmaya başladı. Enflasyon yüksek iken malların fiyatı her ay yüzde 10 artıyordu. Şimdi yüzde 5 artıyor. Bir malın fiyatı çıktığı noktadan aşağı asla inmez. Bir malın fiyatının çıktığı yerde durabilmesi, yani tırmanmaması için enflasyonun sıfır olması lazım. Bu ne ABD, ne İngiltere ne de Almanya becerebildi. İç talepte büyük daralma var Durgunluğun ana sebebi memur maaşlarına yapılan son derece kısıtlı zamdır. 2000 yılında memura yüzde 25 zam verildi. Memur ve ücretli düşük enflasyona göre belirlenmiş olan maaşını harcıyor. Bu yüzden iç talepte müthiş bir daralma var. 2001 yılında ise ilk 6 ay için alacakları zam ise yüzde 10.. Yani bu durum devam edecek. Türkiye'de özel sektörde son yıllarda hızlı bir yatırım ve kapasite artırımı gerçekleşti. Her yatırım işletmeye geçince ürettiği malın hemen satılması bekleniyor. Ama maalesef bu durum gerçekleşmiyor. Mallar fabrika deposunda, toptancıda, perakendecide alıcı bekliyor. Üretimdeki artışa paralel bir iç talep büyümesi yok. İhracat artışı da üretim artışı büyüklüğüne ulaşamıyor. O zaman fabrikasında, deposunda, rafında mal kalan sanaciyi, toptancı ve perakendeci "Mal satamıyorum" diye feryat ediyor, ağlıyor. Varsa yoksa turizm Dış ticarette dünya konjonktürüne bağlı zorluklar yaşanıyor. Rekabet amansız bir şekilde bütün kârları silip süpürüyor. Avrupa pazarında büyük durgunluk var. İhracatçı zaten baskılı kur rejimi dolayısıyla düşük tutulan döviz fiyatları yüzünden ağır bir darbe yemiş durumda. Enflasyon yüzde 40'ı aşmış, dövizdeki artış yüzde 20'de kalmış. Türkiye'nin ana sektörleri tekstil, giyim sanayii, metal sanayii, turizm ve inşaattır. Bunlar arasında bir tek turizm biraz yüzümüzü güldürdü o kadar. Diğerleri acınacak durumda. IMF'ye verilen ikinci niyet mektubuna göre bu yıl mal fiyatları artacak, talep daha da kısılacak. Enflasyonu düşürmeye yönelik bütün tedbirler piyasayı boğacaktır. Paranın maliyeti yükseldi Üretim denilen şey, "Katma değer" meydana getirmektir. Katma değer denilen şey de üretimin her aşamasında mal ve hizmete eklenen değerdir. Sermaye, üretime yaptığı katkının karşılığını faiz ve kira olarak alır. Emek, üretime yaptığı katkının karşılığını ücret olarak alır. Yatırımcı ise üretime yaptığı katkının karşılığını kâr olarak alır. Sermaye öz olsun, kredi olsun mutlaka bir maliyeti vardır. Bir işe konulan paranın kredi olsun, özkaynak olsun maliyeti aynıdır. İş sahibi ve sahipleri özkaynak olarak işe bir para bağladığında alternatif gelirden fedakarlık etmektedir. O parayı işe bağlamayıp, borsada, repoda, mevduatta, dövizde değerlendirmeleri halinde ellerine geçecek olan gelirden mahrum olmaktadırlar. Eğer, özkaynak, alternatif yatırım alanlarından repodan, mevduattan, dövizden yüksek gelir getirmiyorsa, para sahibi parasını o işe bağlamaz. İşte bizim bugün içinde bulunduğumuz durumun özeti. Türkiye'de faizlerin yükseliş potasına girmesi, para maliyeti açısından ağır bir yük teşkil ediyor. Katma değerin büyük bölümünü para maliyeti yutuyor. Sermaye yatırıma bağlanmış ise, iş sahibi o yatırıma ayağından zincirle bağlanmıştır. Yani bir anlamda o yatırımın kölesi olmuştur. Eğer o yatırım devamlı olarak katma değer meydana getirip faizi ödeyemezse yatırım çöker, iş sahibi de altında ezilir gider. Firmalara kilit vurulacak Türkiye'de şu anda üretici kesim, özellikle sanayiciler ve yeni yatırım yapanlar sıkıntı içinde. İç pazar ve ihracat mal çekmiyor. Yurtdışındaki krizin rüzgarları Türkiye'ye ucuz mal göndermeye başladı. Bu durumda müteşebbis, mal satamıyor, malını gerçek maliyeti ile satamıyor. Yani mal fiyatı para maliyetini karşılayamıyor. Sonuçta iş adamı bırakın özkaynağının alternatif getirisini, kredi olarak kullandığı paranın faizini bile ödeyemiyor. Faizini ödeyemediğinden çok sayıda sanayi tesisinin kapısına kilit vurulacak. Korkulan o ki, bu firmalar 3'te 1, 10'da 1 fiyatına dahi alıcı bulamayacak. Zira kimsede bu malları alacak para yok. IMF'ye verilen taahhütler yerine getirilecek mi? 2001 yılı gerçekten zor geçecek. Hükümet can yakıcı kararları peşpeşe açıklayacak. Toplumun sosyal istekleri gözardı edildiğinden "Ne olursa olsun" diyenler çoğunlukta. Zira sıkıntıyı yaşamayanların, tuzu kuru. IMF'ye verilen ek niyet mektubunda öngörülen taahhütlerin yerine getirilmeyeceğini söyleyenlerin sesi yavaş yavaş çıkıyor. Ama kimse onları dinlemiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT