BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sen misin ameliyat olmayan?!.

Sen misin ameliyat olmayan?!.

İlk defa ameliyathane görecektim. Narkoz yerine iğne ile elden uyutulup ameliyat oldum. Ameliyat korkum yersizmiş ama işte bu çocukluk anıları, korkuları bizi etkiledi...



Fatih'ten Rabia Şengil'in gönderdiği faksta, bir insanın çocukken gördüğü ölümlerden nasıl etkilendiğini anlatan ve çocuklara böylesi durumda ne yapılması gerektiği konusunda anneleri uyaran dramı var. "Aman siz siz olun da çocuklarınızı üzücü korkulu olaylardan uzak tutun. Çünkü çocuk ruhu yeni dökülmüş beton gibidir. Her darbe iz bırakır. " Böyle diyor ve hatırasına devam ediyor: "Yedi sekiz yaşlarındayım. Annemle yengem elti değil de kızkardeşinden öte çok iyi geçinirlerdi. Biz çocuklar ise yengemi çok severdik. Evlerimiz karşılıklı birbirini görürdü. Yengemi evinin kapısından çıktığını pencereden görünce hemen dışarı fırlar, yengemi yaka-paça tutup evimize getirirdik. -Bize gel bize gel. -Çocuklar şimdi biraz işim var. Başka zaman geleceğim söz. -Hayır şimdi gel şimdi gel... Bu çocukça ısrarlarımıza dayanamayan yengem birkaç dakikalığına da olsa mutlaka bize uğrardı. Bir gün annem dedi ki: -Hadi kızım yengenlere gidiyoruz. Bu habere çok sevindim desem yalan olur. Çünkü annemin sesi titrek çıkmıştı. Aaa o da ne annem hüngür hüngür ağlıyor. -Anne niye ağlıyorsun? Soruma cevabı hıçkırıkları olmuştu. Neyse yengemin evine geldiğimizde etraf çok kalabalıktı. -Anne yengem nerede? Annemin işaret ettiği yere gidince gördüğüm manzara karşısında dilim tutulmuş gibi kalakalmıştım. Karşımda, tabutta gözleri açık yengem ve yanında kocaman bir bebek ama boğazı yaralı... Çocuk aklımla şok olduğumu biliyorum ama ne olduğunu çözemiyorum. Yıllar sonra büyüyünce anlıyorum ki, nurtopu gibi çocuklar doğuran yengem, son çocuğu olan erkek tosuncuğu doğururken ameliyat masasında ölüyor. Kadere bakın ki, annem de benden iki yaş küçük kızkardeşimin doğumunda hastaneye kaldırılıyor. Herkes korku ve ümitle beklerken, maalesef korkulan oluyor. Annem de yengemin akıbetine uğruyor. Kardeşimin doğumunda hastanede can veriyor. Bu acılardan sonra öyle bir korku yayıldı ki içime, hastanelerden, ameliyatlardan, doğumdan korkup kaçtım... Gerçi yeni doğan çocukları çok sevdim ve severim de. Allaha şükür ne hastane ne neşter yüzü gördüm, ta ki rahatsızlanana kadar. Erkek kardeşimin liseden arkadaşı ve şimdi cerrah olan doktorun safra taşı ile başka bir diğer hastalık teşhisi koyup ameliyat denince neye uğradığımı şaşırdım. Annesini ve kardeşi hastanede kaybeden biri olarak "Benim de kaderim onlara mı benzeyecek?" diye korkuyordum. Bu korkumu bilmeyen doktorun bana verdiği cezaya bakın. Sen misin ameliyattan kaçan?!. En sonunda ameliyat olacağımı doktora bildirdiğimde bakın başıma gelenlere. Ameliyat günü gittiğimde doktorun verdiği cevap enteresandı: -Bugün doğum var. İkinci gün, "Ağır hasta var" dedi. Arayı yine kardeşim yaptı. Arkadaşı olan bu doktor cerrahı ikna edip ameliyatımı yaptırdı. Kaçtığım bu bir ay zarfında kendimi her konuda ameliyata hazırladım. İlk defa ameliyathane görecektim. Narkoz yerine iğne ile elden uyutulup ameliyat oldum. Ameliyat korkum yersizmiş ama işte bu çocukluk anıları, korkuları bizi etkiledi. Hepimize bol sağlıklı günler.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT